İhsan Çölemerikli

İhsan Çölemerikli

Urartu Tanrıları

Dünyanın ilk örgütlü siyasal oluşumları olarak kabul edilen Sümer kent devletlerini rahipler kurdu. Zamanla anlarla Lugal olarak adlandırılan savaşçılar arasında iktidar kavgası başladı ve süreçle birlikte tüm coğrafyaya yayıldı.

Mezopotamya tarihi yüzyıllarca bu iki elit grup arasındaki kanlı hesaplaşmaya tanıklık etti. Bu kavga ayrıca bölgedeki halkların kavmiyetçi kılıçlarının ancak bir inanç kınıyla korunabileceğini bölgenin adeta bir değişmez yasası olarak hayata geçirilmesine de öncülük etti.

İlkçağda verimli Mezopotamya düzlüklerini ele geçirmek için güneyli SAMİ boylarıyla, HURRÎ kökenli dağlı boylar arasında bitmek bilmeyen savaşlarda tanrılara önemli roller verilmişti. 1000 yıl İsa öncesinde Zagros ve Mezopotamya’da yerleşik olup güçlü devlet yapılanmalarına sahi Asur ve Urartu halkları; tanrılarının da ordularının önünde savaşa katıldıkları, düşmana silah çektiklerine inanıyorlardı.

Asur kralları savaş yıllıklarında “Tanrım Assur’un gücüne ve yüceliğine inanarak onlarla savaştım”[1] derken; Urartu Kralı Argisti de Hate Ülkesi’ne karşı düzenlediği seferde “Tanrı Haldi silahları ile sefere çıktı ve Hate Ülkesi’ni ve Kral Hilaruda’nın Ülkesi’ni ele geçirdi”[2] diyordu. Bugünkü makalemizde bölgenin en büyük askeri gücüne sahip olan Asur’a karşı 300 yıl direnme başarısını gösteren Urartu Aşiret Konfedere Devleti’nin ünlü tanrılarını tanıtacağız.

Urartular 79 Tanrı ve Tanrıça’nın varlığına inanıyorlardı. İ.Ö. 830-810 yılları arasında yönetimde olan kral İŞPUİNİ; Van’da bugün Akköprü olarak bilinen mahallenin, Rusahinili (Toprakkale) kentinin güneybatı yamaçlarıyla bütünleşen yerde anıtsal öneme sahip bir taş kapı (Haldi Kapısı) yaptırarak; 79 Tanrı’nın isimlerini protokol sırasına göre işlemiş ve her Tanrının isminin karşısına da kendi için sunulacak kurbanların sayısını vermiştir.

53815

HALDİ KAPISI

Haldi Kapısı’ndaki yazıt şu satırlarla başlıyor: “Sarduri oğlu İşpuini ve İşpuini oğlu Menua Tanrı Haldi için bu kapıyı yaptırdılar.”[3] Baş Tanrı, Savaş Tanrısı ve aynı zamanda Ulusal Tanrı olan HALDİ (XALDİ) ilk sırada; Hava Tanrısı TEİŞEBA ikinci sırada; Güneş Tanrısı ŞİUİNİ de Tanrılar panteonunun üçüncü sırasında yer alıyor. Listede 63. sıradan itibaren adları sıralanan 16 Tanrıça’nın içinde de ilk sırada Tanrıça ARUBANİ yer almıştır. Yani her 5 Urartu Tanrısından biri Tanrıça. Tanrıçaların varlığı günümüzden 3000 yıl önce Van kadınına verilen değerin bir göstergesidir. Haldi Kapısı’ndaki yazıtta bir çok yerel tanrının adlarına da yer verilmiştir. Bu da Urartu Aşiret Konfedere Devleti’nin inanç alanındaki hoşgörüsünü yansıtıyor. Başkent Tuşba’nın (Van) yakınında buluna YUKARI ANZAF kalesi çevresinde yapılan kazılarda bronzdan yapılmış bir adak kalkanı bulundu. 78 cm. uzunluğunda, 18 cm. genişliğinde olan bu adak kalkanının üzerine, tanrıların da yer aldığı bir savaş sahnesi işlenmiştir. Tanrı Haldi önde diğer Tanrılar, arkasında silahlarıyla Asur ordusuna saldırıyorlar.

53816 

TANRILAR SAVAŞTA

Çevik, atılgan bir dağlı savaşçı biçiminde betimlenen Ulusal Tanrı Haldi’nin sağ elinde kutsal silahı olan mızrağı var. Hem vücudundan, hem de mızrağından çıkan alevler, Tanrı Haldi’nin ışık saçan tanrısal özelliğini yansıtıyor. Urartu krallarının savaşla ilgili yazıtlarında “Tanrı Haldi güçlüdür, onun mızrağı da güçlüdür”[4] övgüsüne sıkça yer verilmiştir.

 Urartu Kralları onun büyüklüğü sayesinde kudretli olduklarına inanıyorlardı. “Haldi’nin büyüklüğü sayesinde, Sardur, Kudretli Kral, Büyük Kral, Bianili Ülkesi Kralı, Tuşba kentinin efendisidir.”[5]

53817

ULUSAL TANRI HALDİ

Tanrılar panteonunun ikinci sırasında yer alan Hava Tanrısı Teişeba aslan üzerinde ayakta betimlenmiş. İki elinde çiçek demetini tutmuş gibi şimşek demetleri var. Teişeba’nın doğaüstü özelliklerini elindeki şimşek demetlerinden rahatlıkla okunuyor.

53818

HAVA TANRISI TEİŞEBA

Boğa sırtında ayakta duran Güneş Tanrısı Şiuini, Teişeba’nın hemen arkasında yer alıyor. Sırtında kanatlı güneş diski işlenmiş, belinde kılıcı var. Onun da kutsal hayvanı boğadır.

53819

GÜNEŞ TANRISI ŞİUİNİ

Ayrıca bir adak levhasının üzerinde Baş Tanrı Haldi ile Tanrıça Arubani bir arada görünüyor. Tanrı Haldi bir Hurri geleneği olan aslanın üzerinde ayaktadır. Uzun giysiler içindeki Tanrıça Arubani’nin elleri dirseklere kadar çıplaktır. Yüzü açık ve bakımlıdır. Bileklerinde bilezik var. Hem başörtüsü, hem de uzun giysisi desenlidir. Aslanla Arubani arasında Tanrıça’nın sembolü olan bir keçi figürü işlenmiş. Kalkan üzerindeki savaş sahnesinde diğer bazı Tanrılarla ilgili figürlere de yer verilmiştir.

53820

BAŞ TANRI HALDİ İLE TANRIÇA ARUBANİ

Hem çok tanrılı , hem de tek tanrılı dönemlerde tanrısal güce büyük önem verilmiş, Tanrı veya Tanrıların kavimler arası savaşlarda etkili rol oynadıklarına inanılmıştır. Bu güçlü inanç geleneği günümüzde de sürdürülmektedir. Dinsel ve mezhepsel şemsiyelerle egemen ulusların kimlikleri, dilleri, kültürleri koruma altına alınmış, yalnız Kürt halkı siyasal nitelikli bu inanç zırhından yokun bırakılarak eritilmek istenmiştir. Kürtleri sömürgeleştiren halkların da aynı dine mensup olmaları; bir egemenlik silahına dönüştürülen inanç kılıcının Kürtlerden alınmasında etkili olmuştur. Tüm Kürt isyanlarının batırılmasında başarılı olamayan Türk, Arap, Fars egemenlik sistemi, son çare olarak din silahını devreye sokarak başarılı olmuştur. Bugün de bu silahın bazı siyasi parti ve kuruluşlar vasıtasıyla devreye sokulduğu biliniyor. Kısacası bir Mezopotamya geleneği olan kavmiyetçilik kılıcının inanç kınıyla korunması; Araplar, Türkler ve Farslar için mübah; aynı Tanrıya inanan Kürtler için günahtır. Hiçbir serhıldanda Kürt’ün ibadetgahı kabul görmemiş, hatta zaman zaman aynı dine mensup insanlar tarafından yakılmış, yıkılmıştır.

Kaynakça:

  1. Atlan Çilingiroğlu,Urartu Krallığı Tarihi ve Sanatı,s:40
  2. Atlan Çilingiroğlu,Urartu Krallığı Tarihi ve Sanatı,s:36
  3. Oktay Belli,Anzaf Kaleleri ve Urartu Tanrıları,s:30
  4. Margaret R. Payne,Urartu Çivi Yazılı Belgeler Katalogu,s:35
  5. Prof. Dr. Afif Erzen,Doğu Anadolu ve Urartular,s:35

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
14 Yorum