Bedri Çallı

Türkiye - İsrail Düelloları

13 Ocak 2010 Çarşamba 23:29

İlişkilerde yumuşak karın yada başka bir deyimle, tepede asılı çorap ipliğine bağlı değirmen taşı olunca onurdan, ekonomiden ve daha bir çok değerden ne yazık ki taviz verilme kaçınılmaz olur.

 

Öncelikle belirtmeliyim ki bir Kürt ve Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak İsrail Dış İşleri Bakan Yardımcısının Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisine yaptığı saygısızlık her Türkiye vatandaşı gibi beni de derinden üzmüştür.

 

Burada önce İsrail ve sonrada Türkiye’nin yumuşak karınlarından söz etmek istiyorum.

 

1) İsrail’in Filistin, Lübnan ve Suriye gerginliği ve saldırıları. Bu sorunlar karşısında dünya kamuoyunun tepkilerinin büyüme endişesi

 

2) ürettiği silah, Tarım ürünleri ve daha bir çok üretim kalemlerinin ticaret pazarı kaybetme telaşı. Yani İsrail devletinin çıkarları.

 

İsrail daha yarım asır önce güçsüz ve küçük bir ülke iken, kısa bir sürede çeşitli entrika ve  zorbalıkla toprağını büyütmüş, teknoloji olarak büyümüş ABD’nin de desteğiyle adeta etrafındaki ülkelere kan kusturacak duruma gelmiştir.

 

Ama ABD’nin sonsuz desteğine rağmen halen dünya kamuoyunun kendilerine karşı birleşmesinden endişe doymaktadır.

 

İşte bu çerçevede Türkiye gibi büyük bir ülkenin karşı tarafta yer alması hem dünya kamuoyunun sesinin gür çıkmasına ve hem de 72 milyonluk bir pazarın kaybedilme riski mevcuttur.  Ayrıca Arap ve İslam ülkeleri ile yaşadığı bir çok sorununu Türkiye’yi kullanarak çözmesinden her zaman yararlanmıştır.

 

Bakıyorum Türkiye’nin Kürt meselesi dışında aslında çok fazla yumuşak karnı yoktur.

 

İşte meşhur dış oyunlar burada kendisini gösteriyor. Türkiye veya PKK, neticede her ikisi de çatışarak silah üreten ülkelere iyi bir Pazar durumundadır.

 

Bu gün bu şartlarda Türkiye’nin uzun vadede İsrail’den ilişkilerini askıya alabilmesi mümkün değildir. Türkiye PKK çatışmalarında kullanmak üzere İsrail’den Heron uçakları başta olmak üzere çeşitli silahlar almak için sabırsızlıkla bekliyor.

 

Düşünün ki Kürt meselesi ortadan kalktığı ve Türkiye’de huzur ortamı sağlandığı taktirde daha güçlü bir ülke durumuna geleceği muhakkaktır. Böyle bir durumda Türkiye’nin daha sert bir şekilde İsrail’e rest çekmesi ve belki bir çok barbarlığının önüne geçmesi mümkün olacaktır.

 

Bu durumda, her iki ülke sert beyanlardan sonra bazen geri adım atıp özür dileyecekler  ve böyle durumlarda bazen ağabey ABD aralarını bulup, belki kriz atlatılır ama Türkiye – İsrail ilişkileri Kürt meselesi çözülmedikçe hep bıçak sırtında olacaktır.

 

25 yıldır Kürt meselesinden dolayı ABD. İsrail ve daha bir çok ülkeye, ülkemiz kaynakları akıtılıyor. Bunu sürdürmek ve bu ülkelerin ekonomilerine katkı sunmak yerine Kürt meselesi ivedilikle çözülmelidir.

 

Bunun çözümü 25 yıl boyunca olduğu gibi baskı, gözaltı ve tutuklamalar değildir. Yada muhatapsız emrivaki verilecek haklar değildir. Her zaman belirttiğim gibi sorunun çözümünde samimiyseniz düşmanınız bile olsa barış için onurunu kurumak zorundasınız.

Bu yazı toplam 5340 defa okunmuştur
DOĞRU TESBİT
 // ABDULLAH BEBİLLİ (bıban/ancuz)
Yazarın tesbitine katılıyorum.Biz anadolu coğrafyasının insanları olarak ülkemizi,bayrağımızı,milli hassasiyetlerimize çok değer veriyoruz.Bir ............. yahudinin bizim elçiyi küçük düşürme oyunun nefretle kınıyoruz....
19 Ocak 2010 Salı 22:48
kawe samsuri,ye cevap afyon....
 // musa
Turkıye cumhurıyetı mafya cumhurıyetı degıldır.. senın gıbı kendını bılmez ınsanların uydurdugu bırseydır soyledıklerın .. ısraıl turkıye saldıracakmıs az yapmısmıs dostum sen olmeyı bayılmak zannedıyorsun galıba sıkıysa bır tane dunya ulkesı saldırsında gorelım bakalım daha bır karıs toragına gırmeden kac yuzbın askerı oluyor bızı ancak kurt vatandaslarımızı ve turk vatandaslarını bırbırıne dusunerek parcalayabılırler tabı mumkunse... ? veya savasaı kaybetımızı dusun sen oturdugun topraklarda rahat yasayabılecekmısın eger rahat durabılseydı bız zayıfken senın ataların bu memleket icin kurtuluş savasında canlarını vermezlerdı kendılerıne bı devlet kurup ısın ıcınden cıkabılırlerdı kıme hızmet ettıgını bılmıosun ......
17 Ocak 2010 Pazar 16:08
roj bas
 // kawe samsuri
Böyle sorumsuzca ve de cok ucuzca hazirlanan bir yaziyi gazetemize layik göremiyorum....
17 Ocak 2010 Pazar 11:35