Bedri Çallı

İki Yüzlülüğün Daniskası

03 Haziran 2016 Cuma 09:06

Düşüncesine uygun tv kanalları veya gazetelerin dışında olan muhalif basını, yayını izlemeyen, dünyada ve ülkemizdeki gelişmeleri irdelemeyen, sorgulamayan, şakşakçılar aşağıda konu edindiğim açıklamaları bari el insaf diyerek eğri oturup doğru algılayın.

Daha dün Cumhurbaşkanı Recep Tayip ERDOĞAN’ın Müslüman kadınlara olan çağrısını özetle hatırlattıktan sonra bu konuyu üç açıdan kısaca ele almak istiyorum.

Kadınlar günü kutlamasına katılan bir grup kafatasçı kadına hitaben yaptığı konuşmada, hiçbir Müslüman aile doğum kontrolü, aile planlaması gibi bir anlayış içerisinde olamaz der. Bu konuşmada, zürriyetimizi çoğaltacağız, neslimizi çoğaltacağız. Rabbim ve sevgili peygamberim ne diyorsa o, der.

Erdoğan’ın bu ikiyüzlü sözleri ne yazık ki bu toplantıya katılan şuursuz kargalar tarafından alkışlanıyor.  Önce en az üç çocuk, ardından en az dört çocuk ve şimdi ise çıtayı daha da yükselterek sınırsız çocuk yapma görüşünü kendileri uygulamayacakları halde alkışlıyorlar.

Hataya hata ile cevap vermek gerekirse, ben de ey Kürt kadınları siz bu mesaja karşı sessiz mi kalacaksınız, derim. Bunu Hıristiyanlar, Yahudile, Ermeniler  vb. takip edebilir.

Açı yêk = siyasete atıldığı veya Belediye Başkanlığı döneminde tamamen AB’ye karşı olan sözleri biliniyor. Son yıllarda ise bir taraftan AB’ye girmek istediğini göstermeye çalışıyor, diğer yandan açıklamalarıyla aslında böyle bir arzusu olmadığı su yüzüne çıkıyor. AB’ye Hıristiyan kulübü benzetmesi bunun en bariz örneğidir.

AB ülkeleri ve Hıristiyan dünyası, Cumhurbaşkanı R. Tayyip ERDOĞAN’IN son açıklamasını doyduktan sonra tedirginliği kat be kat yükseldi. İslamiyet adına katliam yapan DAİŞ, BOKO HARAM, EL KAİDE, TALİBAN HİZBULLAH ve daha benzeri birçok örgütün yaptığı katliamları ve bıraktığı izlenimi göz önüne alarak Türkiye’nin AB’ye katılmasına mesafeli yaklaşıyor.

Hele hele Müslüman kadınlara yaptığı doğum kontrolü ve aile planlaması yapmayın şeklindeki sözleri aslında Hıristiyan âlemi ve Kürt halkına karşı yapılmış bir çağrı olarak algılanıyor.

Bu çağrıdan sonra Türkiye’nin AB’ye alınması, vize muafiyeti gibi beklentiler zora girdi.

Açı dö = bu gün İstanbul başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde tinerci, ballici ve sokak çocuklarının fazlalığı akıl almaz bir seviyeye çıkmıştır.

Çocuk esirgeme kurumlarında bulunan çocuk sayısının çokluğu ve gördükleri kötü muamele rahatsız edici düzeydedir.

Ülkede fuhuş ve ahlaksızlık almış başını gidiyor. Son zamanlarda bu problemlerin en büyük muhatapları dindar kesim ve eğitimcileri olmuştur.

Bu ülkede işsizlik, yoksulluk açlık seviyesindeki vatandaş sayısı dev boyutlarda iken buna çözüm bulmak yerine ülkeyi kan gölü haline getirenlerin bu çağrısı ne kadar doğrudur.

Bu ülkede tarım ve hayvancılıkla uğraşanların pahalı girdilere karşı aldıkları yetersiz desteklemeler nedeniyle arazisinde ve köyünde fakirlikle baş başa bırakılmış iken bu açıklama ne derece doğru.

Bu ve benzeri birçok olumsuzluğu çözemeyenlerin doğum kontrolü ve aile planlamasına karşı olması enteresan değil mi?

Açı sê = işte ikiyüzlülüğün en bariz örnekleri burada. Sözü ettikleri tanrı ve sevgili peygamber devre dışıdır.

1- Cumhurbaşkanı eşi, kızı ve gelini doğum kontrolü ve aile planlaması uygulamamışsa neden 12’şer çocuk yapmıyor.

2-Milletvekilleri, genel müdürleri, müsteşarları vali ve kaymakamları vs. eşlerinin doğurduğu çocuk sayılarına bakıldığında bu ülkede yüzüne tükürülecek epey insan var diye düşünüyorum.

3- Ülkenin doğusunda, yani Kürt halkına sonuna kadar nüfus planlamasını önerenlerin aslında Müslümanlara değil Türklere bu mesajı yollamaları anlaşılıyor.

Bunlar hepsi aynı beyin, sağlık bakanı Recep AKDAĞ Cumhurbaşkanının bu açıklamasına “Nüfus planlaması ya da doğum kontrolü lafı tarihe karışmış laflardır” der ve ardından TTB bazı başkanlarının bu konudaki açıklamalarını “cehalet söyletir” gibi talihsiz bir açıklama yapmıştır.

Bu olay karşısında sessiz kalmayan bazı kadın örgütleri gereken tepkiyi ortaya koydular. Aile planlaması kişinin kendi öz iradesidir ve anayasal haktır denildi. Toplum bunların gerçek yüzlerini bilir ve bu açıklamalara ilgi göstermez. 

Bu yazı toplam 13467 defa okunmuştur