Bedri Çallı

Kayyum ve Ülke Barışı

15 Eylül 2016 Perşembe 11:39

Bugüne kadar yaşadığımız tüm olumsuzlukların sonucu KAYYUM müessesesi olduğu gibi, bundan sonra yaşayacağımız olumsuzlukların baş mimarı ve habercisi yine kayyum müessesesi olacaktır.

Bunu bugünden görmek veya anlamak için illaki medyum olmak mı gerek? Bir kere bu kadar uzun yıllar canımız ve malımız ile bedel vermiş ve halen bu kadar büyük bir baskının sonucunu tahmin etmeyen ve anlamayanlar var ise kimse kusura bakmasın buna aptallık değil de ne denir?

Şunu herkes çok iyi bilsin ki yıllarca bu halk hiç ayırım gözetmeksizin diyorum ki on binlerce can kaybı, sayısızca dul, yetim, öksüz,evlat acısı yaşadı. İki tane daha Türkiye’nin bütçesi kaybedildi. Bu halk yıllardır silah satan ülkeleri besliyor.  Aç kaldı, yoksul kaldı, evsiz barksız kaldı. Neden, niçin diye soran yok. Çok acıdır proje üreten, fikir üreten, çözüm arayışına girenler vatan haini ilan edildi.

Ama ben buna cevap verebilirim. Bugün bu ülkede halkın huzuru, geleceği, refahı, kardeşliği, sulh ve barış içinde yaşamayı dillendirmek kimseyi bir yere getirmeye yaramıyor. Para etmiyor. Para etseydi, her gün 'artık yeter', 'edi bese,' 'barış, barış' çığlıkları atanların sesi duyulacaktı.

Bu ülkede ırkçılık yapmak, halkı kin ve nefrete itmek, ancak değer görebiliyor. Çok basit bir örnekle bizi yönetenlerin saldırganlığının sokağa yansıdığını siz trafik akışında görebiliyorsunuz. Bir çok sürücünün önündeki araca korna çalmasını, kafasını pencereden çıkarıp bağırmasını vb. şiddet içeren davranışlar bizi yönetenlerin sokağa yansıyan türüdür.

Hayatın bana kazandırdığı tecrübeye dayanarak söylüyorum ki, mevki ve makamlar sadece olumsuz davranışlarla kazanılmaz. Tam tersine kardeşliğin tesisi de sizi makamda tutmaya yetecektir.  Hatta daha kalıcı, daha mutlu ve uzun süreli olabiliyor.

Bugüne kadar olduğu gibi bugünd e, şu mazlum kardeş halkları bir birine kırdırmaya neden olanlar ömür boyu saadete kavuşamaz. Çok maceralı, fırtınalı, tsunamili, derin dalgalar arasında kötü sonuçlarla anılacaklar. Sadece kendileri değil, kendilerinden sonrakilere de bu mirası bırakırlar.

Uyarıyorum, rica ediyorum, yalvarıyorum. Yeter artık, edi bese diyorum.

Bu ülkede halkların birbirleri ile problemi yok. Sadece problem bizi yönetenlerin arzuları, talepleri, öfke, kin ve nefretlerindedir. O halde asla ve asla sizin böyle bir hakkınız yok diye düşünüyorum.  Hatta halk olarak yasal çerçevede karşı dururum.

Cumhurbaşkanımızın çok değer verdiğim bir sözü var ki, dünyaca takdir görmüştür. “Halkın gücünün üzerinde hiçbir güç yoktur. Seçimle gelen, ancak seçimle gider” diyordu. O halde bugün yaşadığımız olumsuzluğun anlamı nedir. Seçtiğim irademe zulüm etmeni asla hoş görmem.

Allah’ın adıyla yemin ederim ki, hiçbir baskı ve hiçbir zulüm insanı hedefine kavuşturamaz, ancak yarasa yarasa insanı hedefe oturtmaya yarayacaktır. 

Siz merkezi hükümet bu hataları yaparken acaba yereldeki idarecilerin bilgisini alıyor musunuz diye merak ediyorum. Çünkü eminim ki kayyumluğa atadığınız zat bile isteğiyle bu göreve gelmek istemez.

Şunu herkes çok iyi bilsin ki, kayyum atanma meselesi belediye başkanlarının çalışmaması sonucu değildir. Tamamen mesele siyasidir. Herkes bunu böyle bilsin.

Kayyum süresince belediyenin daha fazla çalışacağı ve güzel hizmetler yapacağını şimdiden söylemek istiyorum. Nedeni ise valilik, Özel idare ve diğer kurumların desteği sunulacaktır.  O zaman da, bundan önce bu destekleri neden sunmadınız, diye sorarlar.

Belediye başkanlıklarına, belediye meclis üyeliklerine, başkan yardımcılığına vb. görevlere atananlara çağrı yapıyorum. Burada zulüm var, haksızlık var, hukuksuzluk var, halkın iradesine ipotek koymak ve tecavüz var. Bütün bunlar var iken bu görevleri kabul etmeyin. Hak etmediğiniz ekmek boğazınızda kalır diye size üzülüyorum.

Halkımıza çağrım ise şudur. Bu haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı dik duracağınızdan şüphem yoktur.

Kayyumları ziyaret etmek, onları kabul etmek ve onlara yardımcı olmak demek kendi özgür iradesine karşı gelmek demektir.

Çok endişeliyim, kayyumlarla ülke barışı darbe almış olacaktır. Bu tırmanma yerine  bir çözüm ve formül üzerinde kafa yorun diye çağrı yapıyorum. Dikkat edin gemi batarsa, birlikte batarız. 

Bu yazı toplam 5428 defa okunmuştur