Bedri Çallı

Erdoğan’ın Hakkari’den çifte intikamı

04 Ağustos 2016 Perşembe 09:46

Sayın Erdoğan 2005,2008,2013 ve 2015 yıllarında Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak ilimizi ziyaretleri esnasında kepenk ve kontak kapatma, domates ve yumurta atma vb. bir çok protestolarla karşılaşmıştı.

Hatta her ziyaretlerinde karşılayacak vatandaş bulamayınca memur ve aileleri ile öğrencilerin katılımını zorunlu hale getirterek ekranlara bir grup halk olarak gösterebildiler.

Bu tür protesto eylemlerinin örnekleri, gerek ülkemizde ve gerekse Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın gelişen her ülkesinde doğal karşılanır. Söz konusu Kürt halkı olunca her şey değişir.

Evet bu gün Hakkari halkı ne çekiyorsa, yaptıklarının diyetini ödüyor. Ama o gün Hakkari halkının yaptıkları bu eylemlerin benzer bedeli dünyada bu değil. Bunun adı adaletsizlik ve zorbalıktır.

Birinci intikam yolu: asırlardır bir çok medeniyete beşiklik etmiş, nice alim yetiştirmiş, çok derin tarih ve kültür izlerini taşıyan bir ili ilçeye dönüştürmenin adı adalet midir?

1993 yılında köylerinden kovulan ve Hakkari’ye yerleşerek elindeki varını yoğunu bir arsa ve içinde barınacağı bir eve harcayarak, yoksullukla baş etmeye çalışan vatandaşımıza yaşatılan adalet midir?

Bu gün ülkemizde bulunan 81 ilin en az 10 tanesinden coğrafi, kültürel, tarihsel ve ekonomik anlamda daha iyi durumda olan Hakkari’mizden alınan intikam adaletli midir.

Dünyanın ve ülkemizin her yerinde halaylar sağa doğru çekilirken Hakkari’mizde neden sola doğru çekildiğinin anlamını bileniniz elbette var. Ama bilmeyenler için yazıyorum. Çünkü; Hakkari halkı karşılarında dimdik ayakta duran Sümbül dağından ilham alarak eğilip bükülmeyeceğini göstermeye çalışmıştır.

Siz bu ili yargısız, sualsiz ve cevapsız olarak infaz ederek bu kadar mazlum halkın ahını aldınız. Elbette bunun bedeli Allah katında çok ağır olacaktır.

Nice adaletsiz yönetim ve yöneticilerin sonunu okuyanlar bilir ve yakın geçmişimizde şahit olmuşuzdur. Bu nedenle çok rahat olmak ve bu filmin sonunu beklemek gerek.

İkinci intikam yolu ise; tarih kitapları, Kültür, örf, adet, gelenek, geçmişimizi ve ismimizi kimin çalmaya, satmaya yada peş keş çekmeye hakkı var. Ben bir Hakkarili olarak ve beni bu şekilde yurt dışı ve yurt içinde tanıyanlara bundan böyle kendimi nasıl tarif edebilirim.

Güya Hakkari eski ismi bize hediye edilmekte ama bu ismi de asimilasyona tabi tutarak, Türkçeleştirerek sunuluyor. Bu halkın ekmeğini elinden alarak buyurun size eski isminizi veriyoruz. Daha ne istiyorsunuz, denilmekte.

Yine bilenleriniz için değil, bilmeyen okurlarım için söylüyorum. Hakkari’nin ismi hiçbir zaman Çölemerik olmadı. Bu isim Türkçeleştirilerek sunuluyor. Oysa Hakkari’nin eski ismi colemerg’tir. (Co)’nun Kürtçe anlamı ark’tır. Yani su arkı yada kanalı anlamındadır. (le) Kürt dilinde ve anlamındadır. (Merg)’in Türkçe karşılığı ise çayır’dır. Daha sonra bu merg kelimesi de Türkçeleştirilerek (merik) ismine kavuştu. Ama gerçek şu ki Hakkari ismi parantez içerisinde Colemerg  yani her ikiside bu il merkezinin adıdır.

Hakkari’nin il hakkı saklı tutmak üzere Yüksekova ilçemize il hakkı verilmesi isabetli ve bizi sevindiren bir karar olacaktır. Yüksekova Gever veya dêz olarak biliniyor.

Çölemerik’in anlamı ise, yine bilmeyenler için söylüyorum. Kürt dilinde hiçbir zaman yer almayan çöl yakıştırması yapılıyor. Ekolojik,  jeolojik veya dil bilimcileri bilgilere sahip insanların fikirlerine saygı duyarım.  Hakkari coğrafyası veya Kürtçe dili içinde çöl’ün ne kadar yer aldığının açıklanması gerekiyor. Kalan lemerik için de açıklama bekliyorum.

Hal böyle iken hem ilimiz elimizden alındı, hem de Hakkari halkı veya Kürtçe isimleriyle ilgisi bulunmayan bir isimle sahneye çıkarılıyoruz. Bu haksızlık uluslar arası düzeyde yargıya taşınmalıdır.

Buna karşı 'GURURLANMA SULTANIM, SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR' diyorum.

Hakkari halkının bu haklı tepkisini, ihale veya zenginlerin kaybı olarak göstermeye çalışanlara el insaf diyorum. Çünkü zengin insan her yere gidip iş yapabilir. Ancak yoksul insanın daha çok perişan olacağını saklamaya çalışmak ve bu mücadeleyi kırmaya çalışmak bu halka yapılan ihanetin ta kendisidir.

Hakkari halkı için sakın mücadeleden geri kalmayın bugün AKP ve koltuk değneklerinin yaptıkları bu haksızlık kesinlikle bir yerden dönecektir. Haklı tepki ve mücadele sonunda bu halk bir gün hakkını elde edecektir.

Yüksekova halkı ile Hakkari halkını karşı karşıya getirmeye çalışanlar amaçlarına ulaşamayacaktır. Yada bu iki beldede halkı bir birine düşürmeye çalışanlar aynı şekilde amaçlarına ulaşamayacaktır.

Bu huzursuzluğu, bu halka reva gören her kes şunu iyi bilsin ki biz Hakkari sevdalıları olarak, bırakın ilçe konumuna getirilmeyi, köy konumuna da getirseniz, bir yere gitmiyoruz. Boyun eğmiyoruz, sümbül dağı gibi başımız dik ve halaylarımızı tarih boyunca olduğu gibi sola çekmeye devam edeceğiz. Oyumuzu da vicdanımızın sesini dinleyerek vereceğiz.

Bu yazı toplam 12917 defa okunmuştur