Bedri Çallı

Hakkari il kaldı, dokunamadılar

21 Ağustos 2016 Pazar 10:39

Bilindiği gibi Hakkâri ilinin ilçeye dönüştürüleceği söylentisinin ortaya atıldığı 8 ay boyunca, gerek kamu ve gerekse vatandaş yatırımları durdu, halk büyük bir tedirginliğe ve endişeye sevk edildi. Bu süre zarfı, halkımızın büyük bir ekonomik kayba uğratılmasına mal oldu.

Fakat bu halk uğradığı bu ekonomik kayıpların çok fazlasını şöyle kazandı:

Halkımız; yaşadığı ili daha çok tanıma fırsatı buldu.

Bunun yanında yaşadığı ilin ne kadar kadim, asil ve önemli olduğunu öğrenmiş oldu.

Birlikte mücadele etmenin önemi ve sonuçlarını görme fırsatı yakaladı.

Yaşadığı sorun karşısında, muhatabına karşı ne tür mantıklı ve etkili eylemlerle ortaya çıkacağını öğrenmiş oldu.

Dar günler için sevenini ve sevmeyenini tanıma fırsatı yakaladı.

Avantaj ve dezavantajlarımız vardı.

Birincisi kim ne dese desin domatesin gücü karşısında epey zorlandık. İlk defa domateslerin beslenme, vitamin, ilaç sanayinin dışında, neye yaradığını gördük. Bundan böyle İstanbul, Ankara ve benzeri büyük illerimiz düşünsün. Hele hele taksim meydanında maazallah bir eylemde domates kullanılırsa, İstanbul, Kocaeli’nin ilçesi olur.

Şırnak ile birkaç tane farkımız vardı.

Bunlardan bir tanesi il olmaya aday Cizre ilçesinin kendilerine verdiği destekti. Ne yazık ki bizim böyle bir desteğimiz olmadı. Cizrelilerin il olmaktan memnuniyet duydukları gibi Şırnak’ın ilçeye dönüştürülmesine razı olmadılar. Yani başkasının ağzındaki ekmeği alıp bizim ağzımıza bırakamazsınız dediler. Cizre’yi il yapın, amma Şırnak’ı ilden düşüremezsiniz, denildi.

Şırnak’a göre şanslı olduğumuz bir yönü geçmiş tarihimizdi, diğer bir şansımız ise Hakkari toplumunun daha dinamik ve yetenekli oluşuydu.

Yüksekova ilçemiz halkının il statüsüne kavuşturulmasına sevinmesi çok doğal ve haklı bir davranıştır. Yüksekova halkı arasında çok büyük bir kesim ilçelerinin il olmasına sevindiği gibi, Hakkari’nin ilden düşürülmesine üzülmüştür. Ancak bu üzüntülerini, Hakkari ile dayanışma veya destek olarak ortaya koyamamışlardır. Bu bir tercih, gönülden gelme veya beceri işidir.

Bu noktada mantıklı davranamayan Yüksekova halkının çok küçük bir parçasının yaptığı hataları Yüksekova’ya mal etmek doğru değildir. Bunu yazmamdaki neden, şu aşamada Hakkari halkının büyük bir kısmının kırgınlığını bilmemdir.

Evet sevgili okurlar; ilk başlarda ilimiz insanının büyük bir kısmı uzun bir süre şok etkisinde kaldı. Hakkari’nin ilçeye dönüştürülmesine inanmadılar, yada inanmak istemediler. Uzun bir süre bir elin parmakları kadar Hakkari sevdalıları yılmadan, usanmadan, işlerini ve sosyal hayatlarını bir kenara koyarak mücadele etti. Bu epey uzun sürdü.

Ta ki TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu kararına kadar. Bu karardan sonra ilde yaşayan ve il dışında ikamet eden mangal yürekli Hakkâri halkı yek vücut olarak ayağa kalktı.

Evet şu destek verdi, bu destek verdi diyoruz. Bunların hepsi doğrudur. Allah hepsinden razı olsun. olması gereken buydu zaten. Ama bu gelişme kendiliğinden olmadı. Hakkari halkı bu şekilde ayağa kalkmasaydı, acaba bu destekler olacak mıydı.

Gerek ilimizde, aylarca toplantı üzerine toplantı yaparak, bu birlikteliği bu noktaya taşıyan insanlar, gerek Hakkari halkı ve gerekse dışarıda halkımıza destek olan kurum, kuruluş, STK veya ferdi olarak destek sunanların isimlerini zikrederek teşekkür etmekten kaçınıyorum. Nedeni ise, büyük emeği olan birilerini unutarak böyle bir haksızlığa meydan vermek istemiyorum.  Bu nedenle ayırım yapmaksızın emeği geçen herkese bir Hakkari sevdalısı olarak teşekkürlerimi borç bilirim.

Bende bir çok dostumun söylediği gibi 19 AĞUSTOS 2016 günü Hakkari için bir milat olma yerini almıştır. Şundan eminim ki bugün mücadele eden insanların çocukları babalarının Hakkari’nin nasıl yıkılmaktan kurtarıldığını anlatacaklar. Lütfen birileri bu olayı küçümsemeye çalışmasın.

Neticede bu zaferi kazanan tüm Hakkari halkıdır. Bu sonuç kesinlikle altın tepside, kaşımıza ve gözümüze aşık oldukları için sunmadılar. Biz ter döktük, zaman verdik, harcadık, karşımızdakilere hakkımız olduğunu ve haksızlığa uğradığımıza ikna ettik, öyle kazandık. 

İlimiz tekrar tüm halkımıza hayırlı olsun, ne mutlu ona ki, bu yemekte az bi tuzu olana. Üzülmeyin, her zaman her toplumda beleş yaşayanlar var ve olmaya devam edecektir. En çok konuşan, eleştiren, iftira eden de onlar oluyor maalesef.

İnsanlar yürürken, geride kalan bizler ancak koşarak yetişebiliriz, bunu da sevgili gençlerimize söylüyorum. Bu nedenle kafa yormanız, irdelemeniz ve emek sarf etmeniz gerek.

Yüksekovalı kardeşlerimiz, Yüksekova’nın il yapılması için çaba sarf etmeli, bu onların çok önceden hak ettikleri bir haktır. Elimizden geldiği ölçüde, Hakkari’de onlara destek olacak çok insan var. Ben de bunlardan biriyim.

Bu yazı toplam 5749 defa okunmuştur