Bedri Çallı

Hakkari Barosu Göreve

02 Aralık 2009 Çarşamba 00:58

Bundan önce ilk öğretim çağlarında iken öğrenci grubu olarak gittiğim Hakkari Kalesinin bende bıraktığı izi ve o tarihlerden bu yana çıkılması yasaklandığından dolayı rahatsızlığımı sitedeki köşeme yansıtmıştım.

Güvenlik güçleri tarafından, kalenin kullanımından bu yana hemen hemen her Belediye Başkanı Hakkari halkına tercüman olmuş ve Kale’nin işgalinden dolayı rahatsızlığını dile getirmiştir. Ancak bu mücadele bu güne kadar hep cılız kalmıştır.

Dört tarafı yüksek tepelerle çevrili bulunan Hakkari il merkezinin her bir tepesinde çok sayıda gözetleme kulesi ve mevzileri bulunmasına rağmen şehrin göbeğinde bulunan ve halka ait Hakkari kalesi işgal altına alınmıştır.

1998 yılında Hakkari Kalesinin eteğinde bir vatandaş tarafından bina yapımı için açılan Temel kazısında çıkarılmış ve şu anda Van Müzesinde sergilenen stellerden bu kalenin MÖ. Binlerce yıl önce bir çok medeniyete beşiklik ettiği görülüyor. Bu stellerdeki figürler arkeologları düşündürmüş ve heyecanlandırmıştır.

Ben bir çok zaman büyüklerimden Hakkari Kalesinin arkasında çarşı olduğunu ve hatta yan yana bir çok ekmek fırının olduğu yönünde daha önce kalıntı bulunduğunu doymuştum. Bu kalede hüküm sürmüş bir çok medeniyetin araştırılması yerine tarih, turizm ve kültür açısından canlı duran bir hazine niteliğindeki bu servetin gereksiz bir güvenlik furyasına peşkeş bırakılması utanılacak bir durumdur.

Hakkari kalesinin işgal altında olmasından doyduğum rahatsızlığı yıllardır defalarca dile getirmeme rağmen gerek resmi ve gerekse halk nezdinde ciddi anlamda bir konsensüs sağlanamadığı beni rahatsız etmeğe devam ediyor.

Yaptığım araştırmaya göre buranın bağımsız bir parsel olarak Hazine-i Maliye adına tapu edilmiş ve daha sonra Belediye’nin dava açması ile birlikte buranın mahkeme kararı ile mülkiyetinin hazinede kalması şartıyla kullanım hakkı Hakkari Belediyesine bırakılmıştır.  

Yine araştırmama göre 1990’lı yıllarda buranın Dağ ve Komando Tugay Komutanlığına kira kontratı karşılığı verildiği ve sonraki aşamalarda Belediyeye kira ödenmediği gibi daha sonra özel Harekata bırakıldığı ve işgal durumu devam etmiştir.

Hakkari halkını bu kaleden mahrum bırakarak burayı kullananlar kadar zamanın Belediye yönetimi de halkı bu durumdan haberdar etmediği için bir bu kadar sorumsuz davranmıştır.

Siz bana Kale’lere sahip olan 81 il ve yüzlerce ilçenin herhangi birinde Kale ile ilgili Hakkari’nin karşı karşıya olduğu muamelenin bir benzerini gösterin ben bunu anlayacağım.

Bir taraftan ülkemizde konuşulmakta olan açılım, demokratikleşme, barış umutları ve diğer taraftan halkın gönlünde taht kurmuş bir vali’nin karar merciinde bulunmasını ben yıllardır süregelen bir hatanın düzeltilmesi adına şans olarak görüyorum.

Tarih boyunca bir çok medeniyete beşiklik etmiş Kalesinin işgal altında bulunduğu bir ilin, siz tarihi, Kültür ve Turizmi üzerine yapacağınız her girişimin dört ayağından biri eksik anlamını taşımaktadır.

Hakkari Barosu Göreve  

Evet bütün bu kadar açıklama ve hatırlatmadan sonra Hakkari halkının örgütlenebilmesi ve mücadelesini vermesi açısından bir öncüye ihtiyaç doyduğunu çok iyi biliyorum. Görüştüğüm her Hakkâri’li vatandaş en az benin kadar süregelen bu durumdan rahatsızlığını ifade etmiştir.

Tek bir eksik var, oda halkın örgütlemesine öncülük sıfatıdır. Emin olun şartlarım izin verseydi, ben bunu seve seve yapardım. Ayrıca aslında benden ziyade Hakkari halkının  bir hukuk mücadelesinin Hukukçular tarafından savunulması daha doğru olacağı düşüncesindeyim.

Bundan önce bir çok avukatımıza bu durumu anlatmama rağmen harekete geçirme konusunda başarılı olamadım. Umarım bu çağrım üzerine Hakkari Barosu ve bağlı Avukatlarımız bu mücadeleyi tıpkı vatandaşlarımızın zarar ziyan davalarında olduğu gibi başarıyla savunmaya başlarlar.

Bu ülkenin bir vatandaşı ve tüm yaşamını bu ilde geçiren bir Hakkari sevdalısı olarak kendi Kale’me çıkmamın yasak olması benim ağrıma gidiyor. Ya sizin?

Sizde benim gibi düşünüyorsanız herkesin yapabileceği bir şey var demektir.

Bu yazı toplam 8148 defa okunmuştur
:))) Bence
 // çAKIL tAŞI
Sayın ÇALLI çok güzel gündeme getirmeniz.kaleminize sağlık. Peki bu yazan kaleminiz kale için bir proje de geliştirdi mi? Yoksa sadece hassas bir konu olduğu için mi yazdı.Malum zaman zaman yazarlarda konu bulmakta kısır bir döngüye girer. Bence bununla beraber sizin makalenizin bir de projesi olmalıydı. Yoksa herşeye itiraz eden bazı politikacılar gibi olmaktan öte gitmez makaleniz. Kültür Bakanı Berçelan şenliklerinde yanınızdaydı.Bahsettiniz mi kalenin tarihi bir yer olması özelliğinden dolayı boşaltılması için yardım istediniz mi? Terör zihniyeti bitmedikçe ve karşılıklı güvensizlik yaşandığı müddetçe ekonomik turistik yönden gelişme olmayacaktır.Bu konuda halkı bilinçlendirmek de bana değil size düşüyor . Kalın sağlıcakla......
05 Aralık 2009 Cumartesi 13:36
Ah o katlar
 // Vatandş
Keşke köy davalarını da başarabilseler.1 yılı aşkın bir süredir karara bağlanan ve ödenmeyen tazminatların yasal faizleri ile birlikte tahsili için va 2. dönem zararların tazmini için neden girişimlerde bulunmuyorlar.Bu konuda sayın AVUKATLAR'dan açıklama bekliyoruz....
03 Aralık 2009 Perşembe 18:48
hakkari kalesi işkalden kurtulmalı
 // REFİK
Bedri çallı mühüm bir mevzu olan fakat kimse tarafından dile getirilmeyen ve hakkarinin tarihini yansıtacak olan bu gerçiği göndeme aldığın için tşk. Cesaretli ve medeni avukatların hakkari halkının örgütlenmesine öncelik etmeleri gerekir...Hakkari halkının tarihine sahip çıkması dileğiyle.....
03 Aralık 2009 Perşembe 15:49