Bedri Çallı

Bor Madeni - 1

18 Ocak 2008 Cuma

Bor Madenlerinin bulunması, Tarihi ve Gelişimi

 

En yaygın bilinen türevi olan “boraks”, Araplarca “tinkal olarak da adlandırılırdı. 16. yüzyılda kullanıldığı biliniyor. Yaygın uygulama alanı bulunan boriks asit ilk kez 1702"de Homberg tarafından hazırlanmıştır. 1856"da Wöhler ve Sainte – Claire Deyille tarafından kristalin modifikasyonunda kullanılmıştır.

 

1850 yılında, Fransız mühendis Camile Desmazures"e İstanbul"da alçı taşından yapılmış bir heykel hediye edilmiştir. Fransız mühendis, heykel üzerinde yaptırdığı bir analiz sonucunda, heykelin yüksek oranda Boraks içerdiği anlaşılmıştır. Bu şekilde, Anadolu"da Bor madenin varlığı anlaşılmıştır. 

 

Heykelin yapıldığı maddenin geldiği yöre ise, Balıkesir"in Susurluk ilçesinin Sultan Çayırı"dır. Desmazures sayesinde böylece Anadolu"da Pandermit adı verilen bor madenine ulaşılmış oldu. Desmazures ve ortağı Groppler bu madeni 20 yıl süreyle Avrupa ülkelerine satmışlar. Daha sonraları yine uzun yıllar boyunca Boraks madeninin Avrupa ülkelerine taşınması devam etmiştir.

 

Bor madeninin bulunması ile ilgili bir başka söylem vardır. Muharrem Girgin"in oğlu Selahattin Girgin, Hüsamettin Yakal"ın kardeşi Alaettin Paşa"nın yanında emir eri olarak bulunuyormuş. Paşa bir gün; “oğlum Selahattin, baban ne iş yapıyor?” demiş. Selahattin Paşa"ya “babam maden arayıcısı, heybe heybe, dağdan dereden taş topluyor.” Cevabını vermiş. Paşa bunun üzerine; “Benim kardeşim kimyager, bulduklarını getir de ona gösterelim.” demiş.

 

Alınan numunelerden Bor madeni olduğu anlaşılınca Hüsamettin Yakal bölgeye gelir ve 1950 yılında ilk Bor Maden Ocağı"nı açarlar.

 

Dünya"da Bor madeninin bulunduğu ülkeler aşağıdaki gibidir.

 

ABD, Şili, Arjantin, Peru, Bolivya, İtalya, Rusya, Çin, Sırbistan ve Türkiye"de Yüksek miktarda bor maden rezervleri bulunmaktadır.

 

Ülkemizde Bor madeni yataklarının bulunduğu maden ocakları şunlardır.

 

Balıkesir-Bigadiç, Sultançayır  ve Susurluk, Bursa-Kestebek, Mustafa Kemalpaşa  Eskişehir-Kırka-Seyitgazi, Kütahya-Emet ocaklarıdır.  

 

ABD"de 20000 ton Bor rezervi kaldığı söylenmektedir. Bu durumda önümüzdeki birkaç yılda ABD"nin artık ithalata gideceği ve dolayısıyla Türkiye"den bu ihtiyacı karşılayabileceği belirtilmektedir. ABD"nin açıkgözlülüğü ve zorbalığı göz önüne alındığında bu madeni bi şekilde beleş duruma getirme çabalarına bundan sonra şahit olacağımız şimdiden görülmektedir.

 

Petrolün 30-40 yıllık ömrünün kaldığı konuşulduğuna bakılırsa geleceğin en önemli enerji kaynağının Bor madeni olduğu görülmektedir. Her ne kadar Dünya Bor madeninin %72"si Türkiye de bulunduğu ortaya atılmış ise de ABD"nin uzaydan yaptığı tespitlere göre bu gün Bor"un %94.7 si Türkiye de bulunmaktadır.

 

Petrolün ömrünün tamamlanmak üzere olduğu bu dönemde en geç 2020 yılında Bor madeninin enerjide, ulaşımda ve daha bir çok alanda kullanılacağı ve bu çerçevede Türkiye"nin yıldızının parlayacağı bilinmektedir.

 

ABD Jeoloji Kurumu ise dünya genelinde ispatlanmış bor rezervi 3.5 milyar ton olarak hesaplanırken bunun %80"inin ise Türkiye sınırları içerisinde bulunduğunu belirtmektedir. Bu nedenle yazımın başında Türkiye de bulunan Bor madeni miktarının dünya Bor madeni karşısında %72 ila % 94.7 olduğunu ifade ettim. 

 

Türkiye 2012"den sonra pazarın tek hakimi olacakken, bu gün 400 milyon dolar seviyelerinde seyr eden hammadde ihracatından elde edeceği gelir ise 2 milyar doların üzerine çıkacak ve her yıl önemli miktarda artış söz konusu olacaktır.

 

Dünya bor pazarında bor madeni için her hangi bir borsa yoktur. Uluslar arası arenada bor fiyatlarını belirlemede  US Broks ve eti Holdink belirleyici durumundadır. 1978 yılına kadar bu pazarın tek hakimi US Broks firmasıydı, ancak 1978 yılında Eti Holdink"in kurulması ile bu pay ikiye bölünmüş oldu. Hatta bu tarihe kadar Bor madeni fiyatını belirlemede en önemli faktör US Broks firmasıydı. Bu nedenle Broks fiyatları 50-60 bin dolar civarlarındaydı.  Eti Holdink"in kurulması ile bu fiyat 300 bin dolara fırlamıştır.

 

US Broks firmasının yeniden dünya çapında Bor madeni üzerindeki hakimiyetini eline geçirebilmek için IMF"nin desteğini almış görünüyor. Çünkü Eti Holdink"i özelleştirme kapsamına aldırmadaki ısrarı bunu göstermiştir. Gerçi hemen hemen bir çok alanda ülkemizde özelleştirmeye gidilmişken Eti Holdink"in de bu çerçevede özelleştirilmesine de normal denilebilir. Ancak dünyanın dikkatle izlediği bu madeni daha işlemeden başkalarına kaptırılma oyunları karşısında uyanık olunması gerektiğini düşünüyorum.

 

Not: Devamı, Bor Madeni-2"de...

Bu yazı toplam 18833 defa okunmuştur
bor madeni ve bor yakıt
 // furkan akın
allah razı olsun üstat bizi aydınlattın
bir de bor milliyetciliği yapabilsek sokaklara dökülsek tekel işçileri gibi eylem yapsak
türkiyenin kurtuluşu yeraltı zenginliklerinde ama yedirmiyorlar. geçmişimiz bize bu günleri yaşatıyor allah yardımcımız olsun...
05 Şubat 2010 Cuma 10:45