Bedri Çallı

Bilgisayar oyunları ve yansımaları

Salı

Çağımız insanı bilgi ve teknolojiden sonuna kadar yararlanıyor. Gelişen dünya nimetlerinden yararlanmak her insanın en doğal hakkıdır. Bir çok kez yazdığım yazılarda, gelişen ülkeleri kendimize model olarak koyduğumuzda, onların yararlı yönlerini almanın güzel bir gelişme olduğunu, ancak onların iğrenç yanlarının olduğu ve bu yönlerini almamız halinde toplumda tamiri mümkün olmayan tahribatların olacağını da ifade ettim.

Nitekim birkaç gün önce benim yıllardır yazdıklarıma paralel bir endişeyi sayın Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN dile getirdi.

Evet gelişen dünya nimeti olan Bilgisayar ve İnternet hayatımıza girmekle kalmadı, aynı zamanda hayatımızı esareti altına da aldı. Öğrencilerin ödevlerini araştırmaları ve dünyamızda olup biten her bilgiyi almaları açısından baktığımızda çok önemli bir nimetti.

Fakat öğrencilik yıllarını geride bırakan, yani babaların bir türlü önü alınmıyor, sigara vb kötü alışkanlıklarda gösterdikleri kötü örnek olma özelliklerini Teknolojide de gösteriyorlar. Babalar bunu kendilerine bir hak ve özgür yaşamanın bir parçası olarak görürler.

Babalar çocuklarına düzenli bir parça ekmek temin etmek için her şeyi yaptılar, devletin işine girmek için sınavlara çalıştılar, gece gündüzlerini verdiler. Siyasi parti yöneticilerinin kapılarını aşındırdılar. Devlet yetkililerini, verdikleri dilekçelerle epey meşgul ettiler ve nihayet kadro sahibi oldular.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla, milli servetten maaş aldılar ve aile bireylerinin karınlarını duyurdular. Ama bu parayı helal kılmak için mesaiden yani vermeleri gereken hizmetlerden çalarak, bunun yerine devletin bilgisayarından oyunlar oynayarak zaman israfı gibi bir hırsızlık yapıyorlar.

Daha önceki yazılarımda Erkek personeller Bilgisayar oyunları, Bayan memurlar örgü örerek mesaiden çaldığını yazıyordum. Oysa bu yazımda böyle bir ayırım yapamıyorum, çünkü artık bayanların bilgisayar oyunlarını oynama merakı erkeklerinkiyle eşitlendi artık.

Devletin kurumlarındaki işleriniz için vardığınızda, hemen gözünüze çarpıyor. Memur bir taraftan güya sizinle ilgileniyor, diğer yandan ise bilgisayardaki oyunu takip ediyor. Bilgisayar oyunlarından Knight'ı Türkiye'de yaklaşık 3,5 milyon kişi oynuyormuş. Ağır oynadıklarında karşıdan sert tepki görür, yani seri oynamaya davet edilir. Çok daha ağır oynarsa oyundan atılır. Hal böyle iken kimin umurunda mesai, halkın işi veya devletin verdiği görev.

Gidin dairelere hal hatır sorun, hemen dert yanarlar. Personel azlığından fazla çalışıyoruz, bize haksızlık ediliyor vs…vs… yani bütün bunlara rağmen yine devlet, yine millet, yine siz burçlu kalıyorsunuz.

Babalar kendilerini öylesine Teknolojinin bu nimetine kaptırırlar ki, suluğu direk bilgisayarcının yanında alırlar. Efendim, ben çocuğum için bir bilgisayar alacağım, çocuk derslerinde yararlanmış olur, derler. Biz ve çocuk saf saf inanırız, vay ne iyi baba diye. Oysa kötü alışkanlığı için çocuğu kullanmıştır.

Çocuğun yanında zamanının büyük bir kısmını bilgisayar oyunları ile geçirir. Hatalı olduğundan çocuk oynadığında müdahale edemiyor ve çocuğun derslerinden uzaklaştığını görmez. Okula gidip olumsuzluğun nedenini öğrenmez, ama karne kötü geldiğinde çocuğu eleştirmekten geri kalmaz.

Evet; kesinlikle evlerde bulunan Bilgisayarlar, karı – koca"ların arasına bile girmiştir. Eş"in biri Bilgisayar"a oturduğunda diğeri Bilgisayarı kıskanıyor. Çocuklar kendilerini o kadar sanal dünyaya kaptırdılar ki, büyüklere karşı tahammülleri kalmadı. En kutsal müessese olan ailenin çatısı çıtırdamaya başladı.

Biraz da çocuklar açısından aynaya bakalım. 

Uzmanlar; Bilgisayar"ın çocuklara yasaklanmaması gerektiğini ifade ediyorlar, ama çocuğun “bilgisayarı” ölçülü ve kontrollü kullanmaları gerektiğini ifade ederler. Avrupa ülkelerinde bilgisayarı ölçüsüz bir şekilde kullanan insanları tıbbi bağımlılık arasına aldı. Artık hastane koşullarında tedavi edilmesi gereken hastaların müracaatları alınmaya başlamış ve hatta bazı hastaneler bu tür hastalar için klinik açtılar. Bu kliniği faaliyete sokan ülkelerin başında Hollanda gelir.                                                                   

Bilgisayar oyunları için ekran karşısında çok fazla vakit geçiren çocukların gerçek dünyayı öğrenemediklerini, Sanal dünyanın, çocukların yalancı kişilikler geliştirmesinde de etkili olduğu konuşulmakta. Bu etkinin çocukların aileleri ve arkadaşlarıyla arasındaki paylaşımlara da yansıdığını belirtilmiştir.

Çocuklar ilk zamanlar can sıkıntısı için oynanıyor, daha sonra boş vakitler hatta özel vakitleri  işgal eder, daha sonra bağımlı olunur. Çocuklar bu oyunlar karşısında kendisini boşlukta hissediyor,  sinirler bozuluyor.

Çocuk ve yetişkinler için genelde kazanan sanal dünya olur. Kaçırılan randevular, uyku saatlerinin düzensizliği, ders başarısında – iş performansında düşmeler olur.

Yine çocuk – yetişkin fark etmez, önceleri bilgisayardan ve internet"ten aşırı derecede zevk alma ve mutlu olma, insanlar mutsuzluğa yer olmayan bir sanal dünya kurma gayretine girerler.

Sonraları Bilgisayar kullanılmadığı zamanlarda huzursuzluk, keyifsizlik, moral bozukluğu ve uyku bozukluğuna yer bırakır. Günlük zamanının büyük bir kısmını bilgisayar başında geçirir. Bilgisayar kullanmadıkları zaman kendilerini bir boşlukta his eder. Bilgisayarın en iyi arkadaş olarak görülmesi çocuğun çevreden uzaklaşmasına neden olur. Baş, sırt, bel vb. ağrıların baş göstermesi.

Araştırma sonuçlarına göre bağımlılık yaratan oyunlar, çocukları daha saldırgan, saygısız ve hantal hale getirdiğini ortaya koymuştur.      


Çocuklarımız bilgisayar oyunları karşısında “zaman” kavramını yitiriyorlarsa, bazen bütün günün geçtiğini dahi fark edemiyorlarsa, yemek yemeyi, derslerini ihmal ediyorlarsa ve hele hele şiddet içeren bilgisayar oyunlarında her türlü öldürme, parçalama ve yok etme örneklerinin dolu olduğu göz önüne alındığında, çocuklarımızın ne kadar büyük bir tehlike içinde olduğunu kestirmek çok kolaydır.


Sonuç olarak tekrarlamak gerekirse, çocuklarımızın ve gençlerimizin kesinlikle çağın gereği olan teknolojiden yararlanması sağlanmalıdır. Bilgisayar ve internetin kesinlikle öğrencilerden uzak tutulması, dünyanın en büyük hatası olacaktır. Yasaklama yerine bilinçli ve kontrollü bir şekilde kullanılması halinde sonsuz yararları olacaktır.


Kurumlarda Bilgisayar oyunlarının oynanmasını engelliyerek, bunun yerine halka daha fazla hizmet edilmesinin sağlanması için bir talimat yada emir beklemiyorum. Çünkü İmam ………. da cemaatin  ne duruma geldiği misali.


Kurumlarda hizmete harcanacak zaman yerine bilgisayar oyunları ile zaman geçiren sadece alt tabakadaki personel değil, özellikle onların yetkilileridir.


Bu davranışa karşı olan bir kurum amiri var ise küçük ama son derece ciddi bir proje önerim var. Cevap bekliyorum.  07/02/2008

Bu yazı toplam 11288 defa okunmuştur
ÖĞRENCİ
 // RUKİYE NUR SEKİN
BENCE ÇOK DOĞRU SÖYLÜYOR...
09 Şubat 2012 Perşembe 12:41
Memur
 // Murat
Yazdıklarınızın tamamı doğrudur. Ancak Vatandaşa yardım ettikten, görevini eksiksiz yerine getirdikten sonra sınırlı da olsa oyun oynamasında herhangi bir sakınca görmüyorum. Çünkü İlimizde çalışan memurların neredeyse tamamı gerektiğinde mesai sonrası veya hafta sonu herhangi bir ücret almadan çalışmışlardır. Buna vatandaşlarda şahitlerdir ki memurlarla ilgili şikayette bulunan vatandaş yok.
Sevgiler Bedri Bey...
23 Şubat 2008 Cumartesi 11:11
katılma
 // zafer
bencede ben sayın bedri çallıya katılıyorum çünkü çağımızda öyle olmuşki bilgisayar bırakki iletişim başka şeyler içinde kullanılmaktadır sizce teknolujiksiz bir hayat olurmu bence olur ......
18 Şubat 2008 Pazartesi 19:15