Bedri Çallı

Yine avuç açtırdık (2)

2006-01-20 00:48:06
Ön tarafı; Yine avuç açtırdık (1) de Listelerin incelenmesi için oluşturulacak komisyona Valilik üye vermek istemeyince ben, Belediye Başkan vekili ve Kızılay Başkanından oluşan komisyonumuz, bazen gecenin geç saatine kadar mahalle muhtarları ile birlikte çalışarak listeler üzerinde çalışma yaptık. Ardından – 15’lerde seyir eden soğukta gıda ambarında günlerce devam eden dağıtımda, sağlığımızdan taviz verdik. Verdiğimiz yardım 50 kg. un 5 kg. şeker, 5 yağ, 5 makarna, 5 pirinç ve 5 bulgurdan oluşan bir paketti. Yani aslında küçük bir yardım değildi. Bu güne kadar Hakkari’de dağıtılan yardımların %50’si doğru gidiyordu. %50’si yanlış gidiyordu. Ben doğru dağıtılan bu oranı %95’e çekeceğimi her kese söylüyordum. İnsanların bir kısmının beleşçiliğe alıştırıldığı bir yerde, şehirde tanımadıklarım ve durumunu bilmediklerim olabileceği için maalesef ben %100 sözünü veremedim. Gerçekten açlık sınırında bulunan insanlarımızın bir çoğuna yardım veremedik. Bundan dolayı ben çok üzgünüm. Bu yazı vesilesiyle yukarıda az da olsa durumlarını anlatmaya çalıştığım insanlara kalıcı yardım ve desteklerin yapılması gerektiğini, fakat bu aşamaya gelinceye kadar, her kesin bir şeyler yapması gerektiği konusunda çağrı yapıyorum. Evet bu onurlu insanların, bir an önce yaşadıkları köylerine geri gönderilmesi umudunu taşıyorum. Ancak bunun yapılması için, bu tür yardımlardan ziyade kalıcı yardımların yapılması gerektiğini özellikle belirtmek istiyorum. Örneğin köylerin kurulması için ev ve ahır yapımı, hayvancılık için küçük baş, büyük baş ve arıcılık, tarım için traktör veya çift süren dana, tohumluk, meyve ve orman fidanı ve bir yıllık geçimi için erzak yardımı yapılması , ayrıca köylerde genel hizmet için, yol, okul, elektrik, telefon, sağlık ocağı vb. önemli hizmetlerin ivedilikle götürülmesi ihtiyacı vardır. Bir başka açıdan baktığımızda, maddi durumu iyi fakat zamanla kötü alıştırılmış bazı insanların gıda, giyim ve kömür yardımlarını takip ettiğini ve aldıklarını hepimiz biliyoruz. Bence bu bir utançtır. Hem bu yardımı almaya tenezzül edenler açısından ve hem de bu yardımları verenler açısından utançtır. Gerek engelliler derneği ve gerekse kişisel çabalarım sonucu yaptığım yardımlar için, durumları çok iyi olan insanların gelip beni rahatsız ettiklerini çok yaşadım. Aslında kabahat bunların değil, bunları alıştıranlardadır. Yardıma muhtaç insanların tahkikatlarının çok sağlıklı yapılmadığına inanıyorum. Bir çok zaman bu tahkikatları yapan görevlilerin insanların maddi durumlarını araştırmak yerine insanların siyasi görüşlerine göre tahkikat raporları hazırladıkları söylentileri dolaşıyor. Yapılan bazı tahkikatların incelenmesi sonucu bu tahkikatların masa üzerinde hazırlandığı ve mahalline gidilmediği apaçık ortadadır. Komşusu çok kötü durumda olan ve muhtaç olmadığı halde yardım almaya çalışanlar ne Allahtan korkar ve ne de kuldan utanır. Bu haksızlıkların önü alınmaması durumunda toplum ahlakı düzelmez. Ülkemizin bir çok yerinde olduğu gibi ilimizde de insanların doyarlılığı ile alay edilmektedir, aç ve sefil durumda, yani hiçbir şekilde çalışacak insanı olmayanlar varken, bir çok sapa sağlam insan işsizliği bahane ederek dilencilik yapmaktadır. Bir çok doyarlı insan hayır kazanmak için bu tür insanlara yardım yaparak adeta dilencilik kervanına her gün birilerinin katılımını sağlamaktadır. Oysa bu gün için yiyecek bir şeyin varsa, dinimiz sana dilenciliği yasaklamıştır. Nefsin helaki (açlıktan ölüm ile karşı karşıya) halinde, bu durumdan çıkıldığı ana kadar, dilenmenin dinimizce serbest edildiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Geçen günlerde Kadıköy / İstanbul’da yaşlı bir memur emeklisi, dilencilik yapan bir çocuğa bir ytl. Para yardımı yaptığı bir esnada, zabıtalar tarafından 100 ytl. ceza makbuzu kesildiğini gördük. Çünkü bu tür davranışlar ile biz insanları dilenciliğe teşvik ettiğimizin hiç farkında değiliz. Ceza ödeyen memur emeklisi, ceza nedenini haklı bularak kesilen cezayı ödedi. SON 19/01/2006 Bedri ÇALLI bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 1350 defa okunmuştur