Bedri Çallı

Toprak Su özlemi

2006-03-29 19:52:47
1985 Yılından bu yana Köy Hizmetlerinden bir çok sanat yapısı, içme suyu, sulama kanalı, yada göleti, vb. diğer yapılardan iş aldım ve bitirdim. Bu esnada sürekli olarak Toprak su kökenli teknik elemanların özlemine şahit olma şansım oldu. Onların arzu ettiğim ölçülerde idealist olduklarını yıllardır izliyorum. Farklı zamanlarda bu korumda çalışmış insanlarla yaptığım sohbetlerde, ah o günler, diyerek söze başlıyorlar. Topraksu zamanında yaptıkları hizmetleri, toprak ile kurdukları dostluğa köylülerimizle olan dostluğu nasıl pekiştirdiklerini anlatırken, halen onların gözlerindeki hizmet aşkını görmek mümkündür. Bunu bir çok zaman Hakkari köy Hizmetlerinde Sait ÖZER, Adil KAYACAN ve İbrahim CEYHAN’ın o özlem dolu sözlerinde dinledim. Türkiye’nin farklı illerinde yaptığım seyahatlerde bir çok zaman bu kurumda çalışmış insanları da dinledim. Hemen hemen hepsinin aynı özlemine şahit oldum. Evet bu gün mevcut farklı kurumlara baktığımda, böyle bir idealistliği görmediğimi söylemek istiyorum. İnsanlarımızın büyük bir kısmında gün geçirip ücretini alacağı günün hesabında. Böyle bir ortama karşılık, benim bunları yakından tanıdığım şu 21 yıllık süreçte, bu insanların gerçekten toprak ve hizmet aşkıyla dopdolu olduklarını görünce heyecanlanıyorum. Geçen yıl yasalaşan Toprak yasası, toprağı kurumaya yönelik bir çok olumlu katkılar getirmiştir. Bunlardan bir tanesi de 81 Vali’nin başkanlığında oluşturulan Toprak Kuruma Kurullarıdır. Hakkari’de kurulan bu kurula Tema Vakfı’nı temsilen görev almış durumdayım. Bu çerçevede 25 – 26 Mart 2006 tarihlerinde TMMO’ ve ZMO tarafından Ankara ilinde yapılan seminerekatıldım. Toprak su kökenli personellerin o bilindik özlemi bu seminere de hiç şüphesiz damgasını vurmuştur. 21 yıl önce Topraksu kökenli ve Köy Hizmetleri Hakkari il Müdürlüğünde Ziraat mühendisi ve Sulama Şubesi Müdürü görevinde iken, bu toplantıya Tekirdağ ZMO adına katılan Niyazi METE’yle yeniden görüşme ve o günleri yad etme olanağı bulduk. 21 yıl önce bende inşaat müteahhitliği nedeniyle Niyazi METE ile çalışma olanağı bulmuştum. Hakkari derelerinde fıstık aşılamaları, arazi ıslah çalışmaları ve köylülerle yaptıkları toprak ve sulama suyu ile ilgili çalışmaları anlatırken adeta gözleri doluyordu. Erziki de halen hizmet veren Alabalık tesisini ve tabiatı koruyup geliştirme yönündeki hizmetleri anlatırken ha keza. Toplantıya katılan yaşlı Ziraat Mühendisleri konuşurlarken heyecandan gözleri doluyordu. Yaptıkları heyecanlı konuşmalarla, yüksek, gür ve titrek sesleri ile adeta salonu inletiyorlardı. “Şu toplantıya bir bakın yaş ortalaması nedir”, diye soruyorlardı. “Salondaki yaş ortalamasının 45 olması bizi ürkütüyor”, diyorlardı. “Nerede genç toprakçı mühendisler”, şeklinde soruyorlardı. Bu çok samimi bir aşktı ve bu aşk bana da heyecan veriyordu. Yüksek sesle yaptıkları bu konuşmalarda, Türkiye’de kaç tane toprakçının varlığını soruyorlardı. Türkiye genelinde tümü birbirlerini tanıyorlar. Toplam mevcutlarının 40 olduğunu söylüyorlar. Bunların büyük bir kısmı emekli olmuş, birkaç yıl sonra bunların tamamı emekli olacak, köşelerine çekilecekler ve hizmet dışı kalacaklar. Üniversitelerin büyük bir kısmı tamamen toprak ile alakalı bu bölümü kapatmışlar. Bunların sözleri dinlenmiyor ve üvey evlat muamelesi gördüklerini düşünüyorlar. Fakat uzun yıllar boyunca gösterilen bu ilgisizlik, bunların şevkini kırmada başarılı olamamış. Halen heyecan dolu oldukları ve kendilerine görev verilmeyi beklemeleri sevindiricidir. Düşünün insanlar gün geçirme peşindeyken, bunlar hizmet aşkı ile yaşıyorlar. Ne kadar güzel. Toprak su Genel Müdürlüğü 1984 yılında lav edilerek, o zamanlar YSE olan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Şemsiyesi altında, Sulama Şubesi haline getirilmişti. Topraksu’cular bir türlü bunu içlerine sindirememişti. Köy Hizmetleri ile geçen 22 yıllık birliktelik bir türlü bunları birleştiremedi, yani özlem devam ediyordu. Uzun yıllar boyunca onlarla yaptığımız sohbetlerde, yakında biz tekrar köy hizmetlerinden ayrılarak genel Müdürlüğümüzü kuracağız ve Topraksu personeli olarak tekrar toprağa ve köye geri döneceğiz diyorlardı. Uzun yıllar boyunca bu insanlar beklentilerini adeta saplantı haline getirdiler. Umutlarını hiç yitirmediler. Ta ki mahalli idareler yasası çıkıncaya dek, bu umudu taşıdılar. Fakat mahalli idareler yasası bunların sonunu getirdi. Bunlar köy hizmetlerinden ayrılmayı beklerken, köy hizmetleri de yok oldu ve tarihe karıştı. Şimdi yine üzgünler ve soruyorlar. Özel idare, topraktan ne anlar be kardeşim diyorlar. Biz toprağı etüt ederdik, tahlil ederdik, nerede ne tür toprak bulunduğunu ve ne işe yaradığını tamamen profesyonel bir şekilde yapardık. “Bu gün bunu anlayan kaç kişi var bu ülkede” diye soruyorlar. Aslında onların çalışmaları ve geçmişleri ile ilgili çok şey yazılabilir. Ancak bunları bir yazıda anlatmak olanaksızdır. Bu gün Özel İdarede, DSİ’de, bayındırlıkta, askeriyede vb. bir çok kurumun elindeki harita ve diğer dokümanların bir çoğu Toprak suy'un 1960’larda yaptığı çalışmaların ürünüdür, derler. Uzun yıllar haberdar olduğum bu çığlığa birilerinin ses vermesi gerek, diyorum. Bu insanlar hayatta iken birileri bunları dinlemeli, çünkü bunların bir bildiği var ki, bu kadar yüksek sesle, ağlayarak çığlık veriyorlar. Bana göre bu davanın öncülerinin önderliğinde, ülkede bilgisi ve tecrübesi olan bu insanlar bir araya getirilmeli ve onların arzuları dinlenmelidir. 29.03.2006 Bedri ÇALLI bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 7565 defa okunmuştur