Bedri Çallı

Geriye dön tam gaz

Salı

Bu yazımı Hakkari Ticaret ve Sanayi Odası seçimi üzerine yazmaya karar verdim. Çünkü bu bölgede her seçimde olduğu gibi, yine tek alternatif geri geri gitmek olarak görülüyor.


Kuzu"ların emzirilmesi için otlatma yerinden getirtilen binlerce koyunlar bir birine karışınca eski deyimle (ata sözü) her kuzu gider annesini emer.


İşte ömrüm boyunca karşı olduğum ve bunu gerici bir zihniyet olarak gördüğüm için böylesine oluşumlardan sürekli uzak durmaya çalıştım. Yanlış yapanların karşısına başka bir yanlışla çıkmak benim tarzım değildir.


Böylesine bir ilde yaşayan insanlar farklı milliyetlerden, başımızın belası olan farklı aşiretlerden, farklı siyasi, farklı din ve mezhepten meydana gelebilir. Bütün bunlar aynı ilde yaşıyor ise, acaba bunlar birlikte yaşamak zorunda değiller mi?

 

Evet birlikte yaşama zorunluluğu var ise, o halde neden birlikte hareket olanağı olmasın. Bana göre pekala bu mümkündür. Ama böylesine bir projenin iyi niyet, azim, fedakarlık ve güvene ihtiyacı vardır.


Bilgili ve bilinçli insanlar, yaptıkları ve yapacakları projelerle ortaya çıkarlar. Zayıf  ve yeteneksiz insanlar ise bu bölgede aşiretsel, feodal, dost – ahbap ve siyasi olanakları kullanırlar.


Oysa köylerinin büyük bir kısmı boşalmış ve köylerinde üretici durumdayken, bugün aş evleri ve yardım kuyruklarında yardım bekleyen büyük bir kitlenin yaşadığı bir ilde yaşıyoruz. İşsizliğin Türkiye ortalamasını birkaç kat katladığı bir ilde yaşıyoruz.


İki tane ülkeye sınır bakımından avantajlı gibi görünen ilimizde hemen hemen sınır kapılarını hiç kullanamıyor. Halkımız Esendere sınır kapısından yararlanamıyor. Çukurca ve Şemdinli"de yıllardır kapıların açılacağı bekleniyor.


Yasal yollardan ticaret yapamayan bu insanlar günlük ekmeğini çıkarabilmesi için bir arabanın deposunda getirdiği akaryakıt yakalanıyor ve milyarlarca değeri olan araçları gümrüğe atılıyor. Bu gün ilimizde hemen hemen bu nedenle mahkemelik olmayan insan kalmadı.


Ticaret yapan insanları bir araya getirip onların birlikteliklerini sağlayabilecek bir oda veya yönetim olmadığı için her ihale %50 kırımlarla gidiyor. Bu şekilde taahhüt işi yapan insanlar perişan olduğu gibi, onlara hizmet eden işçi, nakliyeci, tüccar yani kısacası tüm Hakkari zarar ediyor ve kan ağlıyor.


Şimdi soruyorum? daha örneklerini sayısızca çoğaltabileceğimiz bu sorunların neresinde mevcut Ticaret odası başkanı yada yöneticiler var.


Evet, dört yılda bir kardeş gibi geçinen bu halkın arasına aşiretsel yapı gibi nifak tohumlarını ekerek yönetimi ellerine geçirdikten sonra ortadan kaybolurlar. Ellerine geçirdikleri yetkileri Ankara da yada Hakkari"de kendileri veya yandaşları lehine kullanırlar.


Her bir seçimde çeşitli entrikalar ve oyunlarla karşımıza çıkarlar. Ciddi ölçülerde savunacak hizmetleri olmadığı için aşiretsel yapıyı kullanırlar.


Peki şimdi yine soruyorum. Bütün bu vb. yanlışlara rağmen neden seçimleri kazanıyorlar? 


1)      Yönetimlerine, bir gün başlarına bela olacak kadar bilgili ve birikimli insanları almazlar. Ya yeteneksiz veya kendi işlerinde yoğun insanları alırlar.


2)      Onların iktidarını yıkmak için yola çıkan insanlar, hataya hatayla cevap verdikleri için yeniden kazanıyorlar.


Biri (A) aşiretini savunurken, bir diğeri (B) aşiretini savunmakla yola çıkıyor. Hal böyle olunca, insanlar eski iktidar bana olumlu bir hizmet yapmasa bile, hiç olmazsa bana zarar vermeyecek yada kötüde olsa benim kötümdür düşüncesiyle iktidardaki insanlar bu meydanda cirit atmaya devam ediyor.


Ama taktir edersiniz ki (A) ve (B) aşiretleri yerine A, B ve diğer tüm aşiretleri ve renkleri içine alan bir oluşumun ortaya çıkması halinde başarılı olmaması için bir neden yoktur.


Böyle bir projenin hayata geçmesi için dört gün boyunca mücadele ettim. Tüm gruplarla görüştüm. Ben kesinlikle bu oluşumun hiçbir yerinde olmayacağım ama sizler bir araya gelirseniz, sizleri desteklerim. Şeklindeki mücadelemde başarılı olamadım.


Şimdi bakıyorum hangi oluşum en az hatayla ortaya çıkarsa onu desteklerim, böyle bir oluşum olmadığı taktirde hiç kimsenin hatasının ortağı olmayacağım.  


Bana kalırsa Hakkari Ticaret ve Sanayi Odasının kesinlikle yeni bir kan ve yeni bir heyecana kavuşturulması şarttır. Cumhuriyet tarihi boyunca yılların ihmali ve unutulmuşluğuna maruz bırakılmış bir ilde hizmet için yola çıkan insanların koşması gerek. Yürüyerek iller arasındaki büyüme dengesizliği karşısında mesafe almak mümkün değildir.


Yaşanabilir bir Hakkari için, üyeleri sahipsiz olmayan bir Ticaret Odası, yeri geldiğinde üyesinin derdini yasal yollarla savunma kabiliyetine sahip bir oda yönetimine sahip olmak için, gerek banka kredileri ile ve gerekse AB projeleriyle üyesine imkan sunan bir odaya sahip olabilmek için her kesin mevcut gidişata dur demesi gerek.


Bu gidişata dur demek için oyunu kullanmayan veya mevcut sistemin devamı yönünde oy kullanan bir insanın seçim sonrası dert yanması ve şikayetçi olması onursuzluktur.

 

Ama şuna eminim ki yarından sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.


Ne acıdır insanlar beyinlerle uğraşırken, biz halen aşiret ve feodal zihniyetin arkasına takılıp tam gaz geri geri gidiyoruz. Allah sunumuzu hayır getirsin.

Bu yazı toplam 16796 defa okunmuştur
HAYIRLI OLSUN
 // DELİ EMİN
BEN DELI EMIN AHMET BEY HAYIRLI OLASUN...
20 Ocak 2009 Salı 14:41
ORAYA BASKASI DÜŞÜNÜLEMEZ
 // AHMET BEY
SAYIN AHMET BEY HAYIRLI OLSUN HAYIRLARA VESILE OLSUN INSALLAH SIZDEN BASKASININ OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZDİ ZATEN AHMET BEY TEKRAR HAYIRLI OLSUN SIZI TUM HAKKARI HALKI SEVIYORU ...
19 Ocak 2009 Pazartesi 13:33
HAYIRLI OLSUN
 // yenı baskan
yenı donemın yenı baskanı yıne AHMET ŞEN oldu zaten olması gerekende buydu olduda hemde farkla aldı bundan sonra herkez olması gereken yerı bılır ınsallah ÖLENE KADAR AHMET ŞEN CIYIZ ALLAH ONUN YOLUNU HER ZAMAN ACIK ETSIN...
19 Ocak 2009 Pazartesi 13:11