Bedri Çallı

Suni gündemler beyhude

2007-08-01 00:52:10
Son birkaç ay, ülkemiz açısından olağanüstü bir hızla farklı alanlarda çok sıcak ve heyecanlı günler geçti. Bu zaman diliminde her ne kadar bazı alanlarda sonuç alınmış ise de ne yazık ki halen bir çok konuda heyecan ve belirginsizlik devam ediyor. Ne yazık ki Türkiye’de istikrar ve belirginlik bazı kesimler için pek hoş karşılanmıyor. Bu nedenle ülkemizde sıcak atmosfer her zaman canlılığını kurumaktadır. Önce uzun bir süre Cumhurbaşkanlığı seçimi gündemde tutuldu ve tartışıldı. Aslında ülkeyi yönetme gibi ciddi bir konunun belli bir süre gündemde tutulması ve tartışılması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak bunu farklı yönlere çekmek yada görevi olmadığı halde, işin birinci derece yetkilisiymiş gibi demeçleri ve fiili davranışları ile müdahale etmeye çalışmak doğru değildir. Bu süreçte yürüyüşler düzenlenmesi, halkı galeyana getirmeye çalışılması doğru bir davranış olmamıştır. Hatta bu yürüyüşler için tüyü bitmemiş yetimin hakkından paraların kullanıldığı şaibeleri bile dilden dile dolaşıp durdu. Kısa süre önce yapılan genel seçimlerde halk buna en doğru cevabı vermiştir. Seçim sonucu, gerginlik yaratanların halk tarafından tasvip görmediğini göstermiştir. Ülkenin en ciddi makamlarından olan Başbakanlık, Dış İşleri Bakanlığı vb. çok ciddi makamlarda eşleri başörtülü olan insanların her ne hikmetse Cumhurbaşkanlığı makamında tehlike olarak görüldüler. Oysa yurt içi ve yurt dışında ülkenin en ciddi kuruluşları bu makamlara bağlıdır. Bir zamanlar bu ülkede nevruz sözcüğünde korkulduğu ve nevruz kutlamalarında çok ciddi problemler yaşanmaktaydı. Devletin nevruz kutlamalarına sahip çıkması ve kutlanması için izin vermesinden sonra ciddi problemler olmamıştır. İnsanların yasaklar karşısında karşı duruş gösterdikleri ve direnç sergiledikleri nevruz örneğinde saklıdır. Bir Mayıs Bahar Bayramı ve baş örtüsü yasağı tıpkı nevruz örneği benzeridir. Dünya ülkeleri 1 Mayıs’ı işçi bayramı olarak kutladığı halde, yine ülkemizde bir çok zaman kan ve göz yaşına sahne olmuştur. Bu ülkede bir çok zaman kendi vatandaşından endişe edilmiş ve güvenilmemiştir. Enteresan tutumuyla meşhur ülkemizde insanlar çıplak dolaşsa bunun adı çağdaşlık iken, sırf inancından dolayı örtünme yasağı neredeyse cumhuriyet tarihi boyunca tartışılmıştır. Hani biraz önce insanların yasaklara karşı olan tepkisinden söz ettik ya, aynı manzara. Bir taraftan Cumhuriyetle yönetilen ülkede özgürlüklerden söz ediliyor, diğer yandan baş örtüsü suç sayılıyor. Ciddi gündemler oluşturma kudretine sahip olmayanlar, kargaşa ve huzursuzluklar olduğunda varlık gösterenler, dikkatleri farklı yönlere çekmek amacıyla sürekli gündem oluşturmaya çalışmıştır. Bunu sürekli farklı gündemlerle yapanlar olmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçimindeki kriz, apar topar genel seçime gidilmesine zorlanılması, baş örtüsü sorunu ve Sınır ötesi operasyonların gündemde tutulması ve kim bilir daha nice gündemler oluşturulur. Bunlar hepsi zaman kaybıdır. Geride bıraktığımız seçimde büyük - küçük tüm partiler basit siyaseti seçtiler. Ülkemizi ekonomisiyle, ticaretiyle, teknolojisiyle, caydırıcı gücüyle vb. önemli alanlarda gelişen dünya ülkelerinin seviyesine nasıl çıkarılması gerektiğini meydanlarda işleyeceklerine ne yazık ki basit söylemlerle oy avcılığı yaptılar. Yapılan genel seçimlerde %10 barajının çok fazla olduğu ve bu nedenle seçmenlerin büyük bir bölümü siyasi arenada temsil edilmediği sürekli dilden dile dolaştı, ama nafile bu haksızlık ortadan kaldırılmadı. Bırakılan bu kapanı geçmek adına bazı partiler Bağımsız olarak seçime katılma kararı aldı. Ama o zamanlarda insanların bu konuda çok fazla bilgisi olmadığından Gümrük kapılarında kullanılan oyları kimse hesaba katmamıştı. Ta ki Hakkari başta olmak üzere bazı illerde adayların bu engele takılana kadar. Artık her kesin bildiği ama benimde tekrarlamakta yarar gördüğüm, şu gümrük kapılarında kullanılan oylar için önümüzdeki seçimlerde başka sürprizlerin yaşanmaması için şimdiden tedbir alınmalıdır. Gümrük kapılarında oy kullanacak insanların istediği ildeki parti veya bağımsız aday lehine oy kullanması gerekir. Hakkari ile hiç ilgisi olmayan insanların sürpriz yapmaya hakkı yoktur. Ayrıca seçim gecesi tüm sonuçlar belli olmasına rağmen gümrük kapılarındaki oyların seçimden üç gün sonra gelmesi çokta normal bir davranış değildir. YSK. Bu tedbiri de almalıdır. Bu gecikmeden dolayı bazı adaylar tebrikleri kabul etti ve kutlamalar yapıldı. Oysa gümrük kapılarındaki oylar aynı gece gelseydi, sonuç hemen belli olacağı için birileri bu kadar kırılmayacak, üzülmeyecek ve böylesine kötü bir gündem oluşmayacaktı. Bu vesileyle seçilen üç Milletvekilimizi tebrik ediyorum. 31.07.2007 Bedri ÇALLI bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 11625 defa okunmuştur
Kendim gibi yaşıyorum
 // Bedri ÇALLI
Sahte kimliklerin arkasına sığınarak insanları kötülemek küçük insanların işidir. Her türlü eleştiriye açık bir insanım, ancak iftira beni üzüyor. Yorumlara cevap olarak uzun bir şeyler yazmam mümkün olmadığı gibi, polemik yaratmakta benim tarzım değil. İftiralara ve haksız eleştirilere cevap verecek zemin yada karşımda gerçek kimlikle birilerini bulamayınca üzülüyorum. Tüm Hakkari’de insanlar farklı partiler için açık bir şekilde çalışırken ben bunu yapmadım. Oysa bir partiye mensup biri olsaydım, her kes gibi bunu yapmam için hiçbir engel yoktu. Lütfen ön yargılar veya kinle birilerine çamur atmanın hiç kimseye fayda vermeyeceğini öğrenelim. ...
Gerçek yazılar.
 // Hakkari'li
Sayın Bedri Bey; İktidar Parti yanlı tavırlarınızdan dolayı artık kimse yazılarınıza yorum bile yazmak istemiyorum. Bu nedenden dolayı sizde diğer yazarlar gibi gerçekleri yazmalısınız. Saygılar...