Bedri Çallı

Hakkari'de Neler Oluyor

2005-11-12 12:38:07
Aslında Hakkari’de neler oluyor sorusu yerine, Türkiye’de neler oluyor sorusu sorulmalı. Ancak ne Şemdinli, ne Hakkari, nede Türkiye hiçbir zaman bu kadar şanslı olmamıştır. Şemdinli ve Hakkari’nin şanslı olmasının nedeni, öteden beri bu halkın bölücülük yaptığı ve tüm bu tür olayların müsebbibi şeklinde lanse edilmesinin hiçbir haklı tarafı olmadığını bu olay ortaya koymuştur.

Türkiye’nin şanslı olmasının nedeni, Hakkari bu olayların başlama noktasıydı, adım adım Türkiye’ye yayılacaktı ve tehlikenin halen devam ettiği apaçık ortadadır. Bu suç örgütünün faaliyetlerine son vermesi, ancak devlet kurumlarının kararlı, halka şefkatli ve samimi davranmasının yanında, halkın birliği ve devlet kurumları ile samimi çalışmasına bağlıdır. Yani ancak ülke insanının birliği ve beraberliği bu tür oyunları bertaraf edebilir.

Şemdinli halkı iki şehit vermiştir, ancak Şemdinli halkı hem Hakkari genelinde yaşayan 270 bin insana ve dahası ülkemizde yaşayan 70 milyon insana çok önemli bir vatani görev yapmıştır. Şemdinli halkının bu kahramanlığını taktir etmemek mümkün değildir.

Gözleri önünde masum iki insanın, atılan el bombaları ile öldürülmesi olayı Şemdinli’de değil de, Türkiye’nin neresinde yapılsaydı, halktan aynı tepki gelirdi. bu nedenle, bu halkın protestoları ve yürüyüşleri demokratik ölçüler çerçevesinde değerlendirilmeli, saygı gösterilmeli ve desteklenmelidir.

Evet yıllarca Devlet güçleri ile PKK . arasında yaşanan çatışmalar ve eylemler oldu. biz ülke insanı top yekun maddi, manevi ve hayati kayıpları hep verdik. Silah tüccarları ve bir avuç çıkarcının dışında bu ülke hep kaybetti. Ancak o zamanlar bile bu kadar kalleşçe, profesyonelce ve ustaca bir senaryo ile karşı karşıya kalınmamıştı.

Bu tür bir haksızlığa maruz kalan bir toplumun en doğal haklarından biride demokratik hakkı olan yürüyüş ve protestodur. Güvenlik güçleri halkın bu tür bir tepkisini anlayışla karşılaması gerekir. 11.11.2005 tarihinde Hakkari merkezinde bu olayı kınayan basın açıklamasının hemen başında sert müdahalenin yapılması doğru değildi.

Ancak daha sonra, yaklaşık 3 saat boyunca yapılan yürüyüş ve arada bir, halk ile güvenlik güçlerinin karşı karşıya gelmeleri esnasında, insanların dağılmaları için yapılan tedbirlerde, güvenlik güçlerinin sağ duyulu davrandığını ve ikinci bir olaya mahal verilmemesi konusunda son derece duyarlı davrandığını düşünüyorum.

Güvenlik güçlerinin bu yürüyüşle ilgili sağduyulu davranmasının nedenini, ben Sayın Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN ve Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah GÜL’ün kararlı ve doğru tepkilerine bağlıyorum. Bu konuda yapılan bu iki açıklama ilk başlarda halkın yüreğine su serpmiştir, ancak bunun devamı gelmelidir.

Olayın hemen başında, Şemdinli halkına ve bu olayın aydınlanması çabalarına destek sunan Hakkari Milletvekili Sayın Esat CANAN’ın çok değerli katkılarını göz ardı etmekte mümkün değildir.

Eğer kısa sürede bu olay aydınlanmazsa, daha sonra aydınlanması mümkün değildir. Birileri bu olayı örtbas etmeye çalışacaktır. Bu durumda ne yazık ki tüm Türkiye kaybedecektir. Umarım böyle olmaz ve ülkemiz insanın kaybetmez. Hakkari halkının kaygılarının başında bu gelmektedir. Çünkü aynı gemide yol alıyoruz.

Evet bir kez daha tüm Türkiye şahit oldu ki, Hakkari insanı uzun yıllar karşı karşıya kaldığı bu tür zulümler karşısında hep mazlum durumundadır. Bu tür olaylar, bu halkın inisiyatifi dışında gelişmektedir.

Huzur, barış, sevgi ve saygıya dayalı bir yaşamın ülkemizde tesisi dileğiyle, hoşça kalın derken, masum iki insanımızın şehit edilmesinden dolayı hepimizin başı sağ olsun. Ailelerine sabır diliyorum. 12.11.2005


Bedri ÇALLI
bedricalli@mynet.com
bedricalli@hotmail.com


Bu yazı toplam 1676 defa okunmuştur