Bedri Çallı

Ertuğrul Günay'a açık mektup

20 Haziran 2009 Cumartesi

Sayın Ertuğrul Günay'a Açık Mektup

 

Konu: Yaklaşık 20 yıldır, Hakkâri halkının mahrum kaldığı ve adeta işgal altındaki Hakkâri Kalesidir.

 

Her ne kadar bulunduğu mevki nedeniyle bu mektup Kültür Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY'a hitaben tarafımdan kaleme alınmış ise de, asıl muhatap Sayın Bakan ile birlikte kabinesinde yer aldığı hükümet ve bu kabinenin Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'dır.

 

Benim tarihimde çok önemli bir yeri olan Hakkâri Kalesi, her Hakkarili gibi benimde öz be öz malımdır. Benim için bu denli önemli olan bir yere çıkmamın yasaklanmış olması ile İsrail'in Golan Tepesini, Ermenistan'ın Karabağ'ı işgal altında tutması arasında pek fark yoktur.

 

Hakkâri tarihi diye söze başlanan her bir asrında veya medeniyet hâkimiyetinde aklınıza ilk gelen Hakkâri Kalesi olacaktır. Tarih boyunca hep böyle devam ede gelmiştir. Ta ki 1990'lı yılların başına kadar.

 

O zamanlara kadar Hakkâri Belediyesi Kale'deki çay evi ve diğer işletmeleri işletiyordu. Hakkâri halkı mesai sonrası ve tatil günleri ve diğer zamanlarında fırsat buldukça özgürce buraya çıkardı.  İl merkezinde kadastro çalışmaları başladığı bu dönemde zamanın Belediye yönetiminin beceriksizliğinden olacak ki burası bağımsız bir parsel olarak Hazine-i Maliye adına tapu edilmiştir.

 

Daha sonra Hakkâri Belediyesi dava açmış ve dava sonucunda mülkiyetinin hazinede kaldığı ancak intifa hakkı (kullanım hakkı) Belediyeye bırakılmıştır. Burada ekonomik değerden dolayı bir hukuki hak söz konusudur.  Bu davadan önce yani 1990'lı yılların başlarında Hakkari Belediyesi ve Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı arasında kira kontratı düzenlendiği, ancak bu davadan sonra ise her hangi bir kira söz konusu olmadığı gibi mahkeme kararı da göz ardı edilmiş ve işgal altında tutulmasına devam edilmiştir.

 

Şu an bildiğim kadarıyla Hakkâri Kalesi, Özel Harekât Dairesi tarafından kullanılmaktadır.

 

O zamanlar her ne kadar ülke savunması ve il güvenliği nedeniyle Kale"nin güvenlik güçleri tarafından kullanılması gerektiği yönünde bir düşünce var ise de bu durum bana inandırıcı ve gerekli gelmemiştir.

 

Bunun nedeni ise Hakkâri şehir merkezinin yerleşim durumudur. Şehir merkezinin dört tarafı tepelerle çevrili olup yerleşik alan ise derin bir çukurda kalınmış gibidir. Yani etrafındaki tepelerden il merkezinin gözetlenmesi ve güvenliğin sağlanması gayet mümkündür.

 

Burada hoş olmayan ve rahatsızlık yaratan durum ise çifte standarttır. İnternet nimeti vesilesiyle ülkenin tüm illerini ve bir kısım ilçesini araştırma olanağı nedeniyle durumdan vakıf olmak mümkündür. Yani karşınıza çıkan her beldenin kalesi, oranın belediyesi için bir gelir kaynağı durumunda, orada turizm ile uğraşanlar için önemli bir gelir kaynağı ve o halkın zaman geçirme açısından ciddi bir mekânı olduğu görülüyor.

 

Bu arada her alanda ilimizin çehresini değiştireceği umudunu taşıdığımız çiçeği burnunda Hakkâri Üniversitesi için bir önerim vardır. Bu öneriyi yapma cesaretini göstermemin nedeni ise Hakkâri Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu'nun üniversite öğretim üyeliğinden gelmiş olmasıdır.

 

Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim BELENLİ'nin ilimize gönüllü gelmiş olması ve Hakkâri için çok ciddi projeler düşündüğünü biliyorum.

 

Bu çerçevede bakıldığında Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY ve Hakkâri Valisi Muammer TÜRKER'in Hakkâri Kalesi'nin mahkeme kararında olduğu gibi Hakkâri Belediyesi'ne bırakılması yönünde çabalarına ihtiyaç vardır.

 

İkinci aşama ise Hakkâri Belediyesi'nin bu Kale'yi Hakkâri Üniversitesi'ne tahsis edilmesini ve Hakkâri Üniversitesi'nin ise bu Kale'nin Gençlik Eğitim Merkezi vb. faaliyetler ile gençlerimize kazandırılmasını arzulamaktayım.

 

İlimize teşrif edecek olan Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul GÜNAY'a Hakkâri halkı adına bu açık mektup ile yeniden Hakkâri Kale"sinin Hakkâri halkının hizmetine sokulması yönündeki talebi sesli bir şekilde dile getirmek istiyorum.

 

Tarih boyunca tüm medeniyetlerine beşiklik etmiş Kalesinin işgal altında bulunduğu bir ilin, siz tarihi ve Kültürü üzerine yapacağınız her yorumun dört ayağından biri eksik anlamındadır.

 

Benzeri bir durumda Bay Kalesi ve Mülkiyeti Hakkari Belediyesi'ne ait bulunan Gopsi mevkiinde 108 dekar arazinin de özel Harekat tarafından kullanılan alanlarda da mevcuttur.

 

Şu aşamada destek alınmaması durumunda, başta Hakkari halkı, Belediyesi, sivil toplum örgütleri olmak üzere imza kampanyası vb. eylemlerle bu mücadele gündeme getirilecektir.

 

Arz ederim.

 

Bu yazı toplam 6237 defa okunmuştur
maalesef
 // aka-anat
dünya ülkeleri yada gelişmiş ülkeler daha da yakınlaştırırsak türkiyenin batısında tarihihi yüceltmek için ellerinden geleni yapıyorlar. söz konusu doğu illeri olunca maalesef bir asimilasyon yürütülmektedir. doğu(kürtler) söz konusu olunca tarih incelemek bir tarafa tarihi yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.kalelerimiz bize ait tüm kültürel kalıntılarımız adeta yok edilmek için çabalanıyor.diyarbakır surları,hasan keyf bunlar maalesef örnek olarak gösterebileceğimiz yerlerden sadece ikisi.madem bu ülkede bir şeyler yapılmak isteniyor o zaman önce kültürel faliyetlerle başlansın....
16 Temmuz 2009 Perşembe 23:39
NA DANE KURD AN
 // AWCI
BEDRİ BEY SİZE ÇOK TEŞEKKÜR BÖYLE BİR KONUYA DEĞİNDİİNİZ İÇİN GERÇEKTEN O KALEYE SADECE BAKMAKLA YETİNİYORUZ HİÇ GİTMEDİM GİREMEDİM GÖNÜL İSTERKİ O KALEYE ÇIKIP HAKKARİ NİN O DEVASA MANZARASINI SEYREDEYİM SAYIN VALİ VE İLGİLİ MAKAMLARIN BU KONUDA DUYARLI OLMASINI İSTERİM TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM...
29 Haziran 2009 Pazartesi 22:08
GEÇ BİLE KALINMIŞ
 // MUSTAFA GEWER
bedri bey hakkari için çok iyi bir konuya yer edinmişsiniz kesinlikle o kalenin halka açık bir yer olması gerekiyor millet imize güzelim memleketimizi dar etmesinler yaşamak herkesin hakkı ilgili makamların bu sorunu bitirmeleri gerek düşünceniz için teşekkürler...
21 Haziran 2009 Pazar 20:49