Bedri Çallı

Hakkari Kalesi cinayeti

03 Mart 2016 Perşembe 12:48

Hakkari Kalesi’nin mülkiyeti, Hakkari halkı adına Hakkari Belediyesinin ise de, bu gün Hakkari halkının rızası olmadan geçici olarak işgal edip kullanan güçler, en azında Kale’nin ıslahı ve bakımını üstlenmelidir. Aksi taktirde emanete ihanet söz konusudur. Tarih er geç bu kalenin gerçek sahiplerine geçeceğine şahit olacaktır.

Asırlar önce bu kale’nin ıslahı için yapılan duvarlar artık tehlike saçmaktadır. Ayrıca doğal olarak kalede bulunan küçük kayaların aşınması ve bakımsız olması da tehlike saçmakta. Bunun yanında kale’nin tepesinde sayılarını bilmediğim çok sayıda görevlinin kaza, şaka veya kasıtlı olarak atacakları bir taş insan ölümlerine neden olabiliyor.

Bir ilin en işlek ana caddesinde hiç tartışmasız tüm Hakkari halkı, Hakkari de görev yapan ve dışarıdan gelen misafirlerin istisnasız geçmek zorunda oldukları tek cadde olduğu bilinen bir gerçektir.

Bu kapsamda bundan 15 gün önce akşam saatlerinde çarşıdan evlerine gitmekte olan iki genç, sözü edilen bu ana caddenin kale altına vardıklarında, kaleden düşen taşlarla ağır yaralanırlar. Bu iki gençten Yunus Baygo (20 yaşlarda) kafasından aldığı darbe nedeniyle 15 günden bu yana Hakkari yuğun bakım ünitesinde tedavi gördü.

Hayati tehlikesi bulunan Yunus Baygo bu gün bir ambulansla Van iline götürüldü. Yunus ile birlikte yaralanan diğer arkadaşı da ağır yaralanmıştır.

Bu tür kazalarda devlet hastanesinde bulunan güvenlik güçleri görevlileri gerekli soruşturmayı yaptıkları muhakkaktır. Bu nedenle,  ili yöneten Vali ve yine bu kaleyi kullanmaları nedeniyle Vali ve bu kaleyi kullanan güvenlik güçleri müdür ve komutanlarının bu olaydan habersiz olmaları imkansızdır. Bahse konu yetkililerin bu yaralılarla ne kadar ilgilendiklerini merak ediyorum.

Yaralıları ne kadar ziyaret ettikleri yada tedavileri ile ne kadar ilgilendiklerini merak ediyorum.

Sözünü ettiğim idareciler, İlerde bu tür başka bir olayın yaşanmaması için acaba ne tür tedbirlere başvurduklarını  da merak ediyorum.

Böyle bir olayın Hakkari’de yaşandığını eğer benim bu yazımdan fark etmişlerse kalıplarına yazıklar olsun demekten başka hiçbir şey söylemeyeceğim.

Bu makamlarda bulunanların büyük bir vebal altında olduklarını ve günü geldiğinde hesap vereceklerini Hz Ömer bir çok defa buyurmuş ve bunu bilmeyen idareci yoktur.

Evet her iki gencimize acil şifaları Allah’tan niyaz ediyorum. Hele hele ömrünün baharında bu gün yoğun bakım ünitelerinde ölümle pençeleşen Yunus kardeşimize bir kez daha şifa diliyorum.

Ama merakımı bağışlayın, Allah etmesin bu genç kardeşimize bir şey olursa, görevini ihmal ettiğini düşünüp vicdan azabından kurtulmak isteyen onurlu idarecilerimiz olacak mı acaba diye merak ediyorum. Yani demek istediğim tıpkı Japonya ve  Kore’de olduğu gibi istifa söz konusu olacakmı?

Tabi bu idarecilerimiz derken Sayın Vali ve bu kaleyi kullanan güvenlik güçleri müdür ve komutanlarından söz ediyorum. 

Bu yazı toplam 4799 defa okunmuştur