Özgür Amed

Seçim Uyanıkları

13 Nisan 2015 Pazartesi 14:03

Demokratik ulusu inşa etmekle görevli 550 aday açıklandı. Gündem hala bu listelerle çalkalanadursun, Amed’te akıl almaz bir olay yaşandı. Adayların açıklanması ile seçime kadar olan süreyi fırsata çevirmek isteyen bir girişimci kıskıvrak yakalandı. Adının açıklanmasını istemeyen Seydîxan Masumyürek, halk tarafından Koşuyolu parkında yargılandı. Annelerin zılgıtları ile başlayan halk mahkemesinde; DTK, il ve ilçe örgütlerinden birer temsilci de hazır bulundu. Seydîxan’ın suçu, üzerinde bulunan yüzlerce broşür, onlarca kitap ve ilginç derlemeler. Bunlardan bazıları şöyle:
“Önderliğin en güzel sözleri”
“Sokrates’ten Hegel’e, oradan da günümüze en güzel seçim sloganları”
“10 adımda başarılı adaylık sürecinin 12 adımı”
“Hükümette yükselmek için mutlaka bilinmesi gereken olaylar,sözler”
“İdeolojik iller haritası”
“Dev hizmet: Savunmaların özeti. 5 cilt artık 100 sayafada”
“Konjoktür, paradigma, quantum, kolonyalizm ve daha yüzlerce en güzel kavramı en etkili kullanma sanatı”
“Eylemlerde okunan radikal açıklamalardan kurtulmanın püf noktaları”, “Heval bize yakışmaz top 10 kınama listesi…"

Liste böyle uzayıp gidiyor. Başka onlarca materyal Seydîxan’a gösterilerek “Bunlar nedir? Amacın nedir? Neden böyle şeyler satıyorsun, kime satıyorsun?” diye sorulması üzerine savunmasını verdi. Savunmaya geçilmeden önce herkese çay dağıtıldı. Çaydan savunmasına başlayan Seydîxan şunları dile getirdi:

“Öncelikle tüm arkadaşları ve yapıyı selamlıyorum. Ez li ber dayîka bejna xwe ditewînim. En son söyleyeceğimi en başta belirteyim. Bu bir protestodur. Tabi bu aralar satışlar çok iyi, keşke geçmiş seçimlerde de bu işe girişseydim diyorum ama neyse, sağlık olsun.
Değerli arkadaşlar, ben kendimi bildim bileli çalışmalardayım. Zor ve güzel günlerin tanığıyım.  Bu hareket ben ve ailem için herşeydir. Her seçim dönemi geldiğinde benim sinirler tavan yapıyor. Aday profillerini gördükçe üzülüyorum çoğu zaman. Yanlış anlaşılmasın, adayların kişilikleri ile bir derdim yok, benim derdim başka. Sanki sistem parrtisine adaymış, seçilecekmiş gibi davranışlar görüyorum. Yani tam da bu noktada bir fark yaratılamıyor. Vallahi, billahi ve de tillahi şimdiye kadar savunmaların hepsini okumuş, Önderlik gerçeğine az da olsa vakif olmuş yani böyle alanlarda içimizi  xoş edecek şekilde ifade eden bir adayımıza denk gelmedim. Serok “siyaset ciddi bir iştir. Biçim özden önce gelir” dedikçe özcülüğü dayatıp durdular. Kişi başına düşen milli gelirden daha fazla yaptıkları tek şey basın açıklamasıdır. Ekranda görünme sayısı başarı kriteri olmuş…
Şimdi sizi daha fazla sıkmak istemiyorum, daha onlarca örnek verilebilir. İşte ben bu duruma  savaş açtım, tabi geçim sıkıntısında olmam da etkili oldu böyle bir işe girişmeye. Haklı da çıktım. Çünkü iki günde satış patlaması oldu. Diğer partilerden de sipariş aldım ama ilkesel olarak satmadım. Özellikle savunmalar ve derlenen görüşme notları ile çözüm sürecinin özeti çok satanlar arasında. Aday arkadaşlar harıl harıl okuyor. Tüm materyalleri bitiren adayımıza sınav da yapıyoruz. Sınav beleştir…”

Ben bu halk mahkemesinin vereceği  her karara razıyım, saygılıyım diyerek sözlerine son veren Seydîxan, duygusal anların yaşanmasına sebep oldu. Divan kararı beraat olarak açıklarken mobese ve telefon kayıtlarına da gerek olmadığını özellikle belirtti. Çerxa Şoreşê marşı ile biten duruşma halk evlerine dağıldı. Seydîxan ise soluğu matbaada aldı. Duruşmayı izleyen bazı belediye başkanlarının da gizliden sipariş vermesi dikkatlerden kaçmadı.

Tüm adaylara başarı ve çalışmalarında kolaylık dileyerekten…

Bu yazı toplam 9839 defa okunmuştur