Özgür Amed

10 madde ile seçim sonucu

09 Kasım 2015 Pazartesi 23:03

1 Kasım seçimleri geçti. Bu seçime dair bir iki not ile özetle bazı başlıklar açmak istiyorum.

1 )  Önce en güzel haberi Stefan Zweig'tan vereyim. Diyor ki "Bir iktidar insanını, arzu ve isteklerinin sürekli gerçekleşmesi kadar hiç bir şey zayıflatmaz." Erdoğan şahsında bu tespite sıkı sarılın ve bırakmayın.

2 )  Kürtlere karşı Kürdistan'ın tüm sokaklarında hala devam ettirilen ve HDP üzerinden de tüm ülkeye ateşten bir çember hediye eden 24 Temmuz tarihli çirkin savaşın seçim ile ilişkisi malum. Kişisel kanaatim başından beri şu: Bu savaş esasta Türk kamuoyuna açıldı. Gerçek hedef Batı idi. Nasıl ki Suruç üzerinden "Kürtlerden uzak durun" mesajı verildiyse ve devamı da sistematik bir şekilde getirildiyse, savaşı HDP-PKK ikilemi üzerinden algıya çekmekte bu gerçeklikle ilgili idi. Batıyı sindirdiklerini seçim sonucunda net gördük.

3 )  Sayılar üzerinden siyasetin doğasına odaklanmak, okumak, kanuımca tehlikeli.ş Bu anket şirketlerinden ve son birkaç seçimdir bu kadar ön planda tutulmalarından hep "qıcıx" oldum. Çünkü Leibnizci bir anlayış ve Newtoncu mutlaklığın kaderci girdabına sokuyor. Zorunluluk dayatıyor. Toplumu algılama ve anlamlandırma noktasında duyguya, sezgiye,ü öngörüye yer bıraktırmıyor. Sürekli sayı-anket ile mekanikleştirilen  bir yaklaşımı egemen kıldılar. Seçim süresince tüm veriler mekanikleşti. Bu bağlamda AKP'yi başarılı falan görmüyorum. Foucault'un uyardığı üzere iktidarın sadece siyasi ağına gömülüp kalmak çok yanlıştır. 

4 )  Toplumlar tarihinin, insanlık direniş kültürünün öğrettiği ve her dönem güncellenen bir miras var. O da şudur: Toplumlar kendisini sürekli hor gören, baskılayan, öteleyen, korkutanları asla unutmaz ve affetmez. Sadece uygun günü bekler. Önemli olan kollektif benliği harekete geçirmektir. 

5 )  Maximilien Robespierre denen bir siyasi gerçeklik var. Sıradan bir avukat, kötü bir şair olan bu adam Fransa'nın en güçlü adamı oldu. Olduğu gün de bitti. "Kendi doğrularına hayran, kendi katı sertliği ile büyülenmiş, kendisininki  gibi olmayan her düşünceyi ihanet olarak gören ve engizisyon yargıcını devreye sokarak farklı tüm düşünceleri giyotine gönderen, ruhlarıyla ona köle olanların dışında kimseye katlanamayan" Robespierre, gücünün en doruğunda iken ertesi gün giyotine gitti. İşte buna siyaset diyorlar.

6 )  1 Kasım seçimleri gösterdi ki Türkiye'de siyaset ve onun felsefesi bayağı düz. Aristo'nun düzü değil, bildiğin Bismil ovasının düzü. Siyaseten geçerli tek bir kuram varmış, o da "Dunning-Kruger" kuramı imiş. David Dunning ve Justin Kruger, seçmen davranışlarını inceliyorlar. Vardıkları sonuçlar özetle şöyle : İyi bir lider veya parti programına değil,  kendine benzeyen adama yani kendi düzeylerine yakın olana karşılık oy verirler. Daha da önemlisi, konuşan kişinin konuya vakıf olması değil, önemli olan bu kişinin yalan da olsa saçma da olsa sergilediği özgüvendir. Erdoğan, AKP, Davutoğlu! Hepsinin bizi hayrete düşüren aleni yalanlarının bu kadar karşılık bulmasının sebebi işte bu!

7 ) Erdoğan'ın ilk seçim sonrası icraatı Huber Köşkü önünde bir genci ölüme göndermek oldu. Bu kadar hızlı olacağını kimse beklemiyordu. 24 saat geçmeden, daha sandıklar sıcakken Gever ve Farqin'de kan döktü. Yasaklar tekrar başladı ve kontralar evleri, insanları ateşlemeye başladı. TSK bomba yağdırdı aynı saatlerde. Cemaat operasyon yedi, Nokta dergisi tekrar baskın yedi. Kürt illerinde gözaltı-tutuklama furyası devam etti. Bunların hepsi ve daha fazlası bir günde oldu. Hepsi şükür namazı sonrası başladı. Kısacası hazretleri dedi ki, mücadeleyi yükseltin

8 ) 23 Yıldır zindanda bulunan Heval Avni Uçar, seçim sonrası tartışmamızda güzel bir noktaya değindi. Dedi ki " Yaw, her şey bir tarafa,ü en çok zoruma giden ;bunlar ( AKP) toplumda ütopya isteğini öldürdü. Ütopyalar konuşulmaz oldu." Neyse ki ütopya sahibi olanlar daha baraj üstünde. Boğulmadık,yüzüyoruz...

9 ) Lütfen birinci madde, yani " i " maddesine tekrar bakın ve bir daha okuyun. Şimdiden teşekkür ettim.

10 )  Son sözü, notu Şehit Armanç Kerboran (Hüseyin Akdoğan) söylesin: Yalan, haksızlık ve çaresizlikten ibaret, derme çatma yasalarınızla hapislere doldurup, tank ve panzerlerinizle üzerimize yürüyerek boydan boya kurşuna dizseniz de kitlelerimizi, biz yolumuzu bulduk, geleceğimizi gördük ve şimdi, okun yaydan fırladığı noktadayız, yürüyoruz.... 

Bizi durduramazsınız.

Bu yazı toplam 11487 defa okunmuştur