Ümit Yazıcıoğlu

Orgeneral İlker Başbuğ

18 Nisan 2009 Cumartesi

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un dört gün önce Harp Akademileri"nde yaptığı konuşmada Kürt sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunurken “İkincil kültürel kimlikler bireysel seviyede yaşanıp geliştirilebilir ancak yeni üst kimlikler yaratılmasına izin vermeyiz” demişti. 

Org. Başbuğ"un birçok açılım yaptığı muhakkak. Örneğin Asker-sivil, Kürt sorunu, laiklik ve demokrasi konularında önemli açıklamalarda bulunarak her kesime mesajlar verdi. Mesajında “Türkiye halkı ifadesi ve vurgusunun ilk defa yapılmış olması çok olumlu, anlamlı ve önemlidir. Çünkü bu değerlendirme altkimliklerin bir zenginlik olduğunu, üstkimlikte birleşilmesi gerektiğini açıkca ifade ediyor. Her şeyden önce, ortaya sunulan bu değerlendirme ta 1923"ten günümüze kadar Genelkurmay Başkanlığı"nın yaptığı bu konudaki ilk açıklama olmasıyla da Genelkurmayın Kürd meselesine önemli bir bakış ve yaklaşım değişikliğini gösteriyor. Zira çok açık ve net bir şekilde belirtmek gerekir ki, başta asker olmak üzere herkes 'Nerede hata yaptık?' sorusunu kendisine sormalı ve kendi ezberini bozma yürekliliğini göstermelidir. Bu bağlamda Org. Başbuğ'un ezberleri bozan bu açılımlarını değerlendirirken, kendilerinin Kürd kimliğinin anayasal güvenceye alınması zaruridir, kanaatlerinde oldukları, düşüncesindeyim.

Org. Başbuğ"un konuşması dikkatle okunursa, “Türk milleti” yerine “Türkiye halkı” sözleriyle açılım yaptı, “Türk” yerine “Türkiyelilik” ifadesini tercih ederek yeni bir tanımı Genelkurmay Başkanı olarak kullandı. Bu daha önce benim akademik değerlendirmelerimde dillendirdiğim doğru bir yaklaşım. İnsan hak ve özgürlüklerine, hukukun üstünlüğüne bağlı, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı, laik ve demokratik bir ülkede duyulması gereken terimler.

Ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ"un konuşmasında, siyasilerden "PKK"nin dağ kadrosunun örgütten koparılması için mevcut yasaların daha iyi işlemesini sağlayacak değişiklikler" istemesi, “Laf ile peynir gemisinin yürümediğini" akan bu kanın durdurulabilmesinin, PKK"nin dağ kadrosunun dağdan indirilebilmesinin, ançak siyasi açılımların yapılması ve hatta dağdakiler için bir genelaffın çıkarılmasının ğerçekleşmesiye mümkün olabileceği değerlendirmesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek hemen Başbuğ"un açıklamasını değerlendirmek için kendisiyle görüşmek gerektiğini söyledi. Bu bağlamda açıkca belirtmek ğerekir, bu konunun çözümü toplumun sağduyusuna bırakılmalı. Yapılması ğereken yasaların  ruhu özgürlük ve eşitlik üzerine dayanırsa sorunlarımız  demokrasi içerisinde çözülebilir.

Sonuç:

  1. Org. Başbuğ sorunun çözümü için son sözün siyasetçiye ait olduğunu belirtmiştir. Türkiye'nin başını ağrıtan ve yıllardır kanayan bir yara olarak adeta konuşulması bile yasaklanan iki temel sorun hakkındaki fikirlerini net bir şekilde ortaya koymuştur. Yıllardır dile getirdiğim yazıp çizdiğim üst kimlik-alt kimlik ayırımının, Başbakan Erdoğan"dan sonra Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ tarafından da dile getirilmesinden çok memnun oldum.
  2. Kürd meselesinde Kimlik sorununun çözümü anayasal düzenlemelerle mümkündür. Anayasa, ideal anlamıyla toplum sözleşmesinin yazıya dökülmüş halidir. Toplumun genel değerlerini, vazgeçilmezlerini içinde barındıran, kuralları altında yaşayacak yurttaşların emeğiyle katılımıyla meydana getirdiği, vicdanlarda ve yüreklerde duyulan toplumsal hislerin somutlaştığı siyasi belgedir. Görmeyenlerin gözü, işitmeyenlerin kulağı, zayıfların koruyucusu, yoksulların sığınağı, toplum vicdanının sesidir. Eğer ele alınan mesele toplumun tümünü ilgilendiren kurallar bütünüyse; anayasa koyucu bu ilke ve idealleri gözeterek Kürd sorununu en yakın bir süre içerisinde DTP'nin önerilerinide ciddiye alarak çözmelidir.
Bu yazı toplam 10351 defa okunmuştur
Konuşmada, iki konu çok önemliydi
 // Yurtsever
Hocam, Başbuğun Konuşmasında, iki konu çok önemliydi;
ilki Kürtlerin ismini getirdi. Kürtlerin
Türkiye’deki varlığına değindi ve bunu
Kürtlerin ikinci kimliği olarak gösterdi. PKK
için de şunları söyledi: “Sonuç olarak onlar
da insandır ve onların aileleri ve yakınları
var. Onların ailelerini ve yakınlarını düşünmek
durumundayız” Başbuğ şunu da söyledi:
“ Onları dağdan indirecek yasayı gözden
geçirmeliyiz” Bu ikisi Kürtler konusunda
konuşmada geçen iki yeni gelişmeydi. Kürtler
bunu dikkate almalı ve bundan istifade
etmelidir. Çünkü bu, iki yeni ve olumlu noktaydı....
25 Nisan 2009 Cumartesi 19:03
Yine kandirmaca !!!
 // Mehemede Paloye
Valla ne derse desin, Bir sefer insan Ilkel bir Basbug olduysa zor medeni olur.......
23 Nisan 2009 Perşembe 11:41
?
 // Uğur
yorum yapan arkadaşa katılıyorum.. bekle gör....
19 Nisan 2009 Pazar 12:58