İbrahim Genç

Barış ya gelecek, ya gelecek...

11 Kasım 2015 Çarşamba 09:55

Paylaşım savaşlarında toprakları dört ülke arasında paylaşılan bir halk var. Bu halka Kürt, dillerine Kürtçe, coğrafyalarına da Kürdistan denir. Nokta!

Coğrafyaları parçalanan, topraklarında paryalaştırılan Kürt halkının büyük bir kesimi Türkiye’de yaşamaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de Türkler dışında uluslar vardır. Nokta!

Kürt ulusu, Türk halkına bırakın düşmanlık yapmayı; Malazgirt’te, Çaldıran’da ve Kurtuluş Savaşı’nda en büyük dayanışmayı göstermiş bir halktır. Nokta!

Kürtlerin bu üç durakta Türklerle birlikte hareket etmesiyle; 1- Türklere bu toprakların kapısı açıldı (Malazgirt) 2- Osmanlı’nın sınırları doğuda ve güneyde genişleyerek Halifelik makamı elde edildi (Çaldıran). 3- Türkiye Cumhuriyeti kuruldu (Kurtuluş Savaşı). Nokta!

Kürtler, 700-800 yıl önceden 1800’ü yıllara kadar Selçuklular ve Osmanlılar döneminde özerklik ve eyalet adı altında otonomi sahibiydiler. Nokta!

Buna rağmen...

Türkiye Cumhuriyeti kurulup da zor günler geçtikten sonra Kürtlerin varlığı inkar edildi, dilleri yasaklandı, köyleri boşaltıldı. Nokta!

Kendilerini en zor dönemlerde yalnız bırakmayan Kürtlerin hakkını gaspettikleri gibi Sadabat ve Bağdat gibi paktlarla diğer ülkelerde de Kürtler bir hak elde etmesin diye çabaladılar. Nokta!

Bu topraklarda Kürtler Enfal’i, Dersim’i, Roboski’yi yaşadı. JİTEM zulmünü gördü, Hizbullah belasını yaşadı. Nokta!

Kürt coğrafyası, 1924’lere kadar İstanbul ve Bursa’dan sonra üçüncü istihdam alanıyken sırf Kürtleri Kürtçeden koparmak için Kürtler fakirleştirildi, coğrafyaları talan edildi. Nokta!

17 bin faili meçhul cinayet, 4000’e yakın yakılan köy, 2 milyon insanın yerinden göçü, on binlerce ölüm, milyar dolarları bulan ekonomik kayıp yaşandı. Nokta!

Buna karşı...

Kürtler direndiler, inkara karşı geldiler, imhaya cevap verdiler, asimilasyonu kabul etmediler. Bunun sonucunda büyük bedeller ödediler. Nokta!

Bir ara...

Kürtlerin talepleri Türkiyeli muhafazakarlarla çakışınca Kürtler, yıllardır iktidar özlemi çeken İslamcılara büyük bir destek verip onları tek başına iktidar yaptı. Nokta!

Tabii Kürtlerin ulusal talepleri, komik cevaplarla geçiştirildi, Kürtlere sürekli “sus payı” verildi. Buna rağmen Kürtlerin her alanda mücadelesi sürmekteydi. Nokta!

Kürt sorununun çözümü için kollarını sıvadıklarını söylediler. Çeşitli adlarla bir şeyler yaptıklarını söylediler. Ama her seferinde Kürtleri oyaladılar. Nokta!

En son 2013 Newroz’unda Kürt sorununun çözümü konusunda büyük bir ilerleme oluyordu. Türkiye toplumu bu süreci %70 oranında destekliyordu. Yani devleti yönetenlerin istemesi halinde Türkiye halkları sorun çıkarmayacaktı. Nokta!

Ama...

Türkiye’de güya Kürt sorununu çözeceğini söyleyenler ne hikmetse Kürtlerin özbeöz kardeşleri, ırkdaşları olan Suriye Kürtleri nefes almasın diye çabaladılar. En barbar tecavüz çetelerine bile müsamaha gösterilirken Rojava Kürtlerinin ulusal mücadelesi tanınmadı. Nokta!

7 Haziran seçimlerinde Kürtler, sosyolojik açıdan uluslaşıp birlik temelinde karar kıldıkları anda “Bize oy vermediniz ha!” denilerek düşman görülmeye başlandı, HDP’ye rekor düzeyde oy çıkan şehirler ablukaya alındı. Nokta!

Şimdi...

Kobanê sürecine benzer ruh halini Kürtlere; Cizre’de, Silvan’da ve Sur’da yaşatmaya devam ediyorlar. Nokta!

Oysa...

Türkiye halkları olarak birliğin ve dayanışmanın yolu barıştan geçiyordu. Ama onurlu bir barış... Demokrasi, özgürlük ve adalet içeren... Nokta!

Bu sebeple de...

İnadına barış diyenler, “Nerdesiniz?”

Ses verin...

Silvan’a, Sur’a, Cizre’ye... Kürtlere...

 

Bu yazı toplam 2532 defa okunmuştur