M. Latif Yıldız

M. Latif Yıldız

Hawar'a çamur atanlara cevap

Değerli okuyucularım, “Hawar Hasankeyf"in Çığlığı” kitabımın piyasaya çıkışı, yazılıp çizilmesi ve satışa sunulması bir seneyi geçti. Başta Batman Çağdaş, Diyarbakır Olay, Yüksekova Haber, Batmandaki diğer mahalli görsel ve yazılı ve de ulusal (yaygın) medyayı takip edenler bunu bilirler. En azından bu kitap için yaptığım “mlatifyildiz.com” sitesine girenler de bunu görürler.

 

Ancak son bir aydır sanki kitabım yeni çıkmış gibi şahsıma ve kitabıma hangi adresten ve kimlerden geldiğini çok iyi bildiğim hoş olmayan saldırılar yapılmaktadır.

 

Köşemi okuyan değerli okuyucular ve saygıdeğer Doğu ve Güneydoğu halkı ve de özellikle Kürt halkına söyleyeceğim tek söz bize bizden fazla zarar veren ikinci bir unsur yok. Bu kitabı yazdıktan sonra bunu daha açık gördüm, bu günlerde bu gerçeği bire bir yaşıyorum.

 

Değerli okuyucular 22 Haziran 2009 Pazartesi köşemde yazdığım “Hawar Hasankeyf İçin Diyarbakır"dayım” başlıklı yazımdan sonra çirkin ve yakışıksız mailler almaya başladım.

 

Söz konusu yazımın bir yerinde İstanbul"daki Batmanlılar Deneğinde kitabıma karşı yapılanlar ve Ömer Akat"ın Dernek Başkanı İlhan Müjdeci için attığı maile yer verdikten sonra çirkin maillerin yaygınlaşması bana çok da yabancı ve manidar gelmiyor.

 

Bu yazımda bazı gerçekleri dile getirdim diye, bir aydır hakaret eden, demagoji yapan, ya da aslı astarı olmayan iftirada bulunanlar oldu. Hiç birine cevap vermedim, vermeyeceğim de. Ama açıkça mailini ve kimliğini yazan bir kardeşimin bana ithamı ve bir de önerisi var. Onun şahsında kamuoyuna sütunlarım aracılığı ile bir öneride bulunacağım.

 

Kimliğini saklamadan [email protected] kullanıcısı kardeşim, bana attığı mesajda diyor ki “Ben Hasankeyf köylerinden Emre. Sanki Hasankeyf"i senin kitabın kurtarmış. Eğer çok seviyorsan o zaman fakir insanlara yardım yap da seni takdir edeyim. Bol keseden atma.”

 

Bana mesaj atan değerli okuyucuma ve Hasankeyf konusunda bana iftira, hakaret eden ve de mangalda kül bırakmayan herkese açık ve net olarak yazmak istiyorum ki “AB ülkelerinin kredi vermemesini yalnız kitabım başardı” şeklinde asla yazmadım. Bu iftiradır.

 

Tabii ki kendime paye çıkarma hakkım saklıdır. Çünkü kimse orta yerde yokken 1968 yılından beri bir gazeteci ve yazar olarak bu konuyu en eski işleyen kişi benim. Bu arada sivil toplum kuruluşları, çevreciler, Batman Çağdaş, Diyarbakır olay, Yüksekova Haber, Konya Yeni Meram, aydınlar, sanatçılar, halk yani hepimiz başardık. Yani bu başarı birey, kurum, dernek vs. kimsenin tek başına değil hepimizin ortak paydası, birlik ve beraberlik içinde yaptıklarımızın sonucudur.

 

Bunu ifade ettikten sonra kendini bilmeyen çevrelere de hodri meydan diyorum.

 

Bir önerim, iki yöntemle insanlarıma yardım için kamuoyu önünde teklifim olacak.

 

Önerim şu, “Hawar” kitabının matbaadan âdetinin çıkış maliyeti 15 TL. (On beş Türk Lirası) Ben 100 adet alana maliyetinden 15 TL"den, 200 ve üzerinden alanlara 10 TL, yani üçte bir zararına kitabımı isteyen belediyeye, kişiye, şahsa, sivil toplum kuruluşu ya da her hangi bir derneğe, kuruma satmaya hazırım.

 

Peki, bu satıştan elde edeceğim parayı ne mi yapacağım?

 

Aslında ikinci baskı için hazırlık yapacaktım. Ancak yukarıda bana mail atan ve beni inandırıcı bulmayan okuyucumun şahsında bu parayı iki yöntem ile kitap alacak Belediyelerin sınırları içindeki yoksul ailelere devretmeye hazırım.

 

Nasıl mı?

 

Birinci tercihim, insanları hazır yiyiciliğe teşvik etmekten nefret ederim. Kişinin çaba harcayarak, emek vererek para kazanması birinci önceliğim. Sivil Toplum Kuruluşları, Akil adamlar, Dernek veya Belediyelerin iştiraki ile bir komisyon oluşturulsun. Kitaptan elde edilecek gelire elim değmeden durumu iyi olmayan aile reisi ya da kadınlardan bazılarına bir iş, bir kazanç yolu yapmaları için öz sermaye olarak bağışlamaya hazırım.

 

Eğer, söz konusu elde edilecek gelir iş kurmaya yeterli değil denilecek ise bu parayı Belediye Başkanları ve ileri gelenlerin tespit edeceği yardıma muhtaç ailelere kitabımın ve şahsımın sadakası, zekâtı olarak bağışlamaya da hazırım.

 

Kimse yalan, yanlış, hesapsız, kitapsız bol keseden atmasın. Ben buradayım ve işte size hem de bir okuyucumun bana attığı mail üzerine yaptığım önerim de ortada.

 

Şunu da söyleyeyim. Söz konusu kitaplar gerçek muhataplarına ulaştırılmak koşulu ile böyle bir çözüme evet diyeceğim.

 

Örnek verecek olursam:

 

Latif Yıldız"ı değil, her gün başta Batman ve Hasankeyf Belediyeleri ile diğer doğu ve Güneydoğu belediyelerini onlarca yabancı devlet adamı, sanatçı, aydın, kurum, kuruluş, sivil toplum, medya, siyasiler ziyaret etmekte. Bu kitap onların aracılığı ile bu kişilere armağan edilerek gerçekten neden Ilısu karşıtı olduğumuz, Hasankeyf"i savunduğumuz “Hawar” gibi belgesel bir başvuru ve kaynak kitabı verilerek bilgilendirilebilir ve ikna edilebilirler.

 

BÖLGEDEKİ BELEDİYE BAŞKANLARINA ÇAĞRIMDIR

 

Değerli okuyucularım, aslında haberiniz olmayan bir icraatım daha oldu. Bölgedeki bütün Belediye Başkanlarına “Hawar” kitabımı bir mektupla imzalayarak hediye olarak ilettim. Şu anda hepsinde bu kitabım var. Kargo ile gönderdiğim kitabımın kimin elinde olduğunu söz konusu Başkanlar çok iyi biliyorlar.

 

Bu amaç ve hedef doğrultusunda “Hawar” kitabının satın alınması konusunda akla yatkın ve gözüken bir kaç adres vardır. Bunların başında Belediyeler geliyor. Tabii Güneydoğudaki bütün Belediyeler Hasankeyf konusunda samimiler ise.

 

Bildiğim kadarıyla bölgedeki hiç bir Belediye"nin böylesi kültürel bir yapıtı yok. Çünkü Hasankeyf için şu ana kadar yazılmış tek eser, benim “Hawar” kitabımdır. Böylesine önemli bir yapıta Doğu ve Güneydoğu"nun yeni Belediye Başkanları sahip çıkarak Hasankeyf için samimi konumda olduklarını ortaya koyabilirler. Hem yoksul ailelere bir gelir kapısı açmış olurlar, hem de yorulmadan onları ziyaret eden devlet adamları, siyasiler, kurum, kuruluş, aydın ve sanatçılara da “Neden Hasankeyf taraftarıyız, Ilısu karşıtıyız” gereklerini anlatan bir kitabı çok fazla dil dökmeden vererek anlatmış olurlar.

 

Ya da birileri Belediyeleri destekleyici olarak “Hawar” kitabını dediğim koşullarla satın alabilir. Hem kitabı ilgili yerlere ulaştırmak, hem de fakir ailelere bir katkı sunabilirler.  Dediğim koşullar ve parasının dediğim yere gitmesi adına Belediye, Valilik, sivil Toplum Kuruluşları, Dernek ve Çevreciler adına da böyle bir organizeye girişebilir.

 

Hedef, yani amaç “Hawar” kitabının ehil ve bir katkısı olanların eline geçmesidir. Bu kitaptan elde edilen paranın da ehil ya da yardıma muhtaç kişi ya da kişileri ulaşmasıdır.

 

Değerli okuyucum ve de bu konuda beni samimi bulmayan art düşünceli, peşin hükümlülere kamuoyu önünde açıkça beyan ediyor ve duyuruyorum. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Ben buradayım. Bakalım Hasankeyf için mangalda kül bırakmayanlar, tarih ve kültür için çırpındıklarını söyleyenler nerede olacaklar. Hep birlikte bekleyip göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum