Ümit Yazıcıoğlu

Seçim sistemi için önerilerim

2006-09-11 14:03:57

Hepimizin bildiği ğibi Partiler özgür-demokratik sistemin anayasal temel parçasıdır. Halk tarafından kurulan partiler siyasi iradenin oluşumuna katkıda bulunurlar ve TBMM´inde temsil edilmek isterler. Bundan dolayı siyasi hedeflerinin ciddi olması, bunun için garanti vermeleri ve iç düzenlerinin demokratik ilkelere uygun olması şarttır.

Türkiye’nin sıkıntılarının çoğunda siyaset, dolayısıyla seçim sisteminin yattığı ve siyaset sisteminde liyakat sisteminin olmadığı herkesçe kabul ediliyor.

Bu sıkıntılardan çıkmanın yolu TBMM'inde, "âdil temsil"in güvence altına alınması açısından, demoktarik siyasi partilerin engelsiz temsil edilebilmeleri için yürürlükte olan % 10'luk seçim barajının açilen %5’e düşürülmesi, zaruriyeti bulunmaktadır.
Avrupa Birliğine üye olan hiçbir ülkede %10’luk bir seçim barajı yoktur. Avrupa Konseyi'ne üye devletlerin bir kısmında seçim barajı % 5 olarak mevcut.

Türkiye´de hali hazırda uygulanan % 10’luk seçim barajının, yasama organının seçiminde halkın hür iradesinin yasama organına  yansıtılmasında engel teşkil ettiği yönündeki şikâyetler  bulunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2. Dairesi tarafindan  bu  yönündeki şikâyetlerin doğruluğu 9 Mayis 2006 tarihinde
oybirliği ile kabul edilmiştir.

Bilindiği gibi 12 Eylül 1980 cuntasından sonra yapılan bütün seçimlerde,
 parlamentonun halkı temsil ettiği şaibelidir. Çünkü mevcut sistemde kabaca seçmenler lideri seçmekte, lider meclisin geri kalanını belirleyebilmektedir. Dolayısiyle şu anki parlamentonun halkı temsil ettiği şaibelidir.

Temsilde daha adil bir seçim sisteminin uygulanabilmesi için, mutlaka tercih sistemi olmalıdır. Anayasadaki "yönetimde istikrar, seçimde adalet" ilkesinin uygulnabilmesi için,  parlamentu seçimlerinde seçmenin üçtane oy kullanması  bence zaruridir.

Birinci oyla yani direkt oyla,  seçmen tarafından, seçim bölgesindeki aday seçilir (çoğunluk seçim sistemi). Örneğin Hakkari ilimizden dört Milletvekili TBMM´ine seçile biliyorsa, Hakkari’de ikitane yani Hakkari ili birinci ve ikinci Milletvekili seçim bölgesi TBMM için bulunuyor demektir. Böyle bir durumda Hakkari ili birinci seçim bölgesi Milletvekilliği için beş parti veya milletvekili adayı yarışıyorsa, en çok birinci oyu alan Milletvekili adayı Hakkari ili birinci seçim bölgesinin Milletvekilli olmuş olur. Bu durumda Hakkari ili ikinci   seçim bölgesindeki Milletvekilli adayları arasında en çok birinci oyu alan Milletvekili adayıda Hakkari ili ikinci seçim bölgesi Milletvekilliğini kazanmış olur.

Halk da buşekilde, partiden ziyade kendisine daha çok hizmetedebilecek adayalar arasında, demokratik tercihini birinci oyuyla seçim bölğesinin bölğe direkt milletvekilini  seçerek kullanmış olur.

İkinci oyla
seçmen seçime katılan partinin listesini seçmelidir (nispi seçim sistemi). İkinci oy bu durumda partiler ve liderler için önemlidir. Zira bunağöre partilerin aldıkları ikinci oylar,  partilerin parlamentodaki temsil oranlarını belirlerler. Örneğin eğer bir parti Türkiye genelinde genel seçimlerde yüzde beşin üzerinde oy almışsa (yüzde beşlik seçim barajını aşmışsa), ozaman Hakari ilimizde secilmesi gereken dört milletvekilinin diğer ikisi partilerin Hakkari genelinde almış oldukları  ikinci oyun parti listelerindeki dagılımına göre, milletvekili adaylar arasından seçilir.

Üçüncü oy ise seçmenin Listedeki partli adaylarının sıralamasında yapacağı tercihinin belirleyiçiliğini sağlamalıdır. Budurumda seçmen isterse partinin listesindeki adaylardan herhangi birisi için tercih oyu kullanabilir.
Dolayısiyle  Milletvekilini partilerin belirlediği ilk sıradaki aday değil, halk belirler. Yani doğrudan istediği kişiyi seçebilir. Bu sayede azınlık görüşüde dillendirilecek, herkes kendini meşru zeminde ifade edecek ve verilen oylar boşa gitmeyecektir. Bununla hem çoğulculuk hem seçimde adalet prensibi en iyi şekilde sağlanmış olur.

Daha doğru bir sistem için, öncelikle halkin tercihinin  TBMM´ine adil yansıyabilmesi için en az üç seçim bölgesini direkt, yani birinci oylarla kazanmış Partiler Türkiye genelinde yüzde beş baraşını aşmasalar bile, üç direk bölğe seçimini kazandıkları için, bu durumda olan partilerin Türkiye genelinde almış olduklar oylar, partilerin illerde almiş oldukları oylara orantılı olarak TBMM´ine yansımalıdır.

Örneğin A Partisi Hakkari ilimizdeki birinci ve ikinci secim bölgeleriyle birlikte Diyarbakırda´da herhangi bir direk secim bölgesini kazanmışsa yüzde beş olması gereken Türkiye barajını aşmasa bile TBMM´ine ilk etapda üç direkmilletvekili gönderir.

Bunun yanında A partisinin Türkiye genelinde almış olduğu oy oranı, örnegin %3 oy almış olsa, alınan bu %3´lük oyun, il bölğelerine dağılımıyla orantılı olarak TBMM´ine A Partisi´nin lehinde yansıması gerekir. Yani 550 Milletvekilinin TBMM´ine girebilmesi için bu Milletvekillerinden 225´inin direk bölge Milletvekili olarak seçilmesi, geri kalan 225 Milletvekilininde partiler arasında partilerin almış oldukları ikinci oylara göre dagılması gerekir.

Buna göre örneğin A Partisi Türkiye genelinde %3 oy almişsa 550x%3:100=16 Milletvekiliyle A Partisi TBMM´inde temsil hakkına sahip olur. Barajı aşamadıgı için Tüzüğe göre TBMM´inde Fraksion statisüne sahip olamaz, ama TBMM´inde Grup kurabilir. Ayrıca secmenin birinci oyları sayesinde kazandığı direk diğer secim bölğelerinin Milletvekillerini TBMM´ine gönderir.

Sonuç olarak belirtmek gerekirki. Demokratik ülkelerde uygulanan seçim sistemleri iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Bunlardan birincisi Nispi Temsil, diğeri de çoğunluk sistemidir.

Eğer bir parti seçimlerde yüzde beşin üzerinde oy almışsa (yüzde beşlik seçim barajı) veya en az üç seçim bölgesini direkt oylarla kazanmışsa,  parlamentoda temsil hakkına sahip olmalıdır, yani TBMM´inde Grup kurabilmelidir. Seçmenler tercih oyları kullanarak, listelerde istedikleri adayın milletvekili olmasını daha rahat sağlayabilirler. Seçim yasasında ve Tüzükde  yapılaçak düzeltmeler, Avrupa Birliğine girmek isteyen Türkiye için, yukarda belirtiğim doğrultuda olmalıdır,
çünkü Türkiye´nin çoğulcu bir demokrasiye ihtiyacı var. www.yazicioglu.de

Bu yazı toplam 7162 defa okunmuştur