Ümit Yazıcıoğlu

Newroz’da siyasi vicdan

20 Mart 2015 Cuma 10:53

Barışın gelip kirli savaşların bitmesi gerekir, hep böyle düşündüm böyle yaşadım bundan sonra da böyle olmaya devam edeceğim. Dindarların dinini rahatça yaşayabilmeleri, yobazların safsatadan kurtulabilmeleri için, din üzerinden siyaset yapılmasını istemiyorum. Rahmetli Şehid Şeyh Saidi Efendiyi severiz, sayarız, biliriz, ama bu tavrımız aklımızı Kürt olarak kiraya vermeyi gerektirmez Seni ne ilgilendirir yazma, açıklama, yazıyorsun da neyi değiştiriyorsun, artık anla, güç ve kudret sahipleriyle baş edemezsin; çekil kenara hayatını yaşa,  diyor içimde bir ezgi. Tam ıssızlığa çekilmeyi düşünürken, öyle şeyler oluyor ki, yazmamak için vicdansız olmak gerekiyor.

1.) Atatürk’ün CHP’sinin bugünkü hali

Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıydı ve Osmanlıyı yıktı. 3 Mart 1924 'te de kabul edilen bir yasayla, halifelik kaldırdı, ileride saltanat ve halifelik iddiasında bulunmamaları için hanedan üyelerinin de yurt dışına çıkarılmalarını mecliste kabul ettirtti. Demek istediğim bir insanın geçmişteki kimliği gelecekteki eylemlerinin teminatı değildir.

Mustafa Kemal’in kurduğu CHP’nin şimdiki genel müdürü Kemal Kılıçdaroğlu, Elazığ’ın Palo ilçesinde Ali Septi türbesi ve Alirıza Septioğlu'nun kabrini ziyaret etmiş. Türbeler varsa ziyaretçileri de olacaktır. Bu ziyaretçiler acaba hangi amaçla buraları ziyaret etmektedir? Bunları kesin olarak bilemeyiz ama genellikle halk arasında iş ve eş bulma, sınav kazanma ve sınıf geçme gibi dünyevi amaçlar için yapıldığı kanaati hakimdir. Şeyh Ali Septi türbenin içinde kan ağlıyor. Mustafa Kemalin ismini alan Kemal Kılıçdaroğlu’da Palo’daki bu mezarlardan umut bekliyor.

Hey gidi dünya ne diyelim, Kılıçdaroğlu siyasi çıkarını Septioğlu türbesinden beklediği için, hem CHP ye zarar veriyor ve hem de sefihdir. Atatürk görse ne diyecek acaba?, sorusunun cevabını CHP’liler verse iyi olur düşüncesindeyim.

CHP’nin küçük marjinal sol partilerle ve Türbelerle ittifakı seçim sonucuna etki etmez. CHP seçimleri şimdiden kaybetmiş görünüyor. Ne diyeyim türbe üzerinden siyaset yapılmasını istemiyorum.

2.) HDP'in Erzurum’daki durumu ve Demirtaş’ın güzafı

2011 Genel seçimlerinde BDP Bağımsız Adayı Sebahattin YILMAZ Erzurum genelinde 33.300 oy aldı, vekil olabilmek için yeterli oy alamadı. HDP'in Erzurum oyları takriben bu an için 35.000 civarında olsa bile, 2015 seçimlerinde HDP Erzurum'dan 56.000 civarında oy almadığı sürece meclise giremez.  HDP Erzurum'da listenin birinci sırasını halkın makul görebileceği bir arkadaşa vermelidir, aksi HDP'in karşısına Erzurum’da bağımsızdan Kürdi aday çıkar. Ummadık taş baş yarar atasözü vardır, bu atasözünden Demirtaş kendisine dersler çıkarmalıdır.

İnsanlara karşı asla ön yargılı olunmamalıdır. İnsanları küçük görmeden onları aşağılamadan onlarında başarılı olabileceklerini göz ardı etmemek gerekir.

Fakat ne yapıyor bizim Demirtaş? Kendisini sevimsiz yapıyor. Cumhurbaşkanı’na “Seni Başkan yaptırmayacağız” diyor. Arzu Erdoğral ise bugünkü yazısında Demirtaş’ın bu sözünü irdeliyor,  ona hitaben diyorki;

’’Tek cümle ile sevdiğin kelimesin Demirtaş!

Yeni ergenliğe girmiş çocuklar gibi özgüven patlaması yaşayan bir Demirtaş ile karşı karşıyayız…

“Kürt halkının tamamını temsil ediyoruz” iddiasından yüksek bir sıçrayışla kendini milletin yerine koyan bir had bilmezlik örneği olarak sahnelere çok hızlı bir çıkış yapan Demirtaş, şan eğitimi almadığı için nasıl böğürdüğünün farkına bile varmadı.

Üst akıl tarafından eline sıkıştırılan tek cümlelik metnin dublaj sanatçılığına soyunarak bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na “Seni Başkan yaptırmayacağız” diyen Demirtaş’ın müsamere çocuğu tavırları da tam anlamıyla komediydi.

Biz biliyoruz ki Selahattin Demirtaş’a bu cümleyi söyleten dış güçler ittifakı Erdoğan-Davutoğlu liderliğindeki Yeni Türkiye’den oldukça rahatsızlar.’’

Şimdi Demirtaş Arzu Erdoğral’a onun  yukardaki bu cümlelerinden dolayı cevap vere bilirimi, bence çok zor.

Hele birde buna işi bittikten sonra şirketlerindeki basına yansıyan yolsuzluk iddiaları nedeniyle Tayyip Erdoğan'ın kullanıp attığı Mir Dengir Fırat'la yapılan flörtü ’de eklersek, bizimde açıklayarak sormamız gereken çok soru var?

3.) Velhasıl bizler kısır mikrofon siyasetçiliğini alkışlayacak köle ruhlu insan değiliz.

Bir Partiyi ihya edecek geniş görüşlülük, biz bir aileyiz vizyonudur. Bir partiyi mahvedecek vizyon ise biz kaç kişiyiz vizyonudur.

Dünya var olduğundan bu yana, hiçbir otorite kendisinin eleştiri konusu yapılmasına istekli görünmemiştir. Dünyada olan olayların sonucunun ne olduğunu anladığımızda, ülkemizdeki tüm siyasi gelişmelerin nedenini daha iyi anlarız. Dolaysıyla Kürt sorununun çözümü bağlamında genel olarak duruşumuz dengeli ve bütüncül olmak zorundadır.

Demirtaş ise böyle davranmıyor, Sayın Abdullah Öcalan'dan giderek uzaklaşıyor ve Öcalan karşıtı cephenin idolü haline dönüşüyor.

Bu yazı toplam 5925 defa okunmuştur