Ümit Yazıcıoğlu

DTP'yi kapatma davası

22 Kasım 2007 Perşembe

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Demokratik Toplum Partisi (DTP) hakkında kapatma davası açtı. Gerekçede, DTP'nin, "devletin bağımsızlığı, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemlerin odağı haline geldiği" belirtildi.

 

Aslında Anayasa Mahkemesi, kurulduğu 1963 yılından bu yana 24 siyasi partiyi Türkiye"de kapattı. Anayasa Mahkemesi´nin kuruluşundan önce kapatılan 2 partiyle birlikte Türk siyasi hayatında 26 parti kapatıldı. Binaenaleyh bizdeki parti kapatma davalarının enflasyon haline geldiğini belirtebiliriz. Dolayısıyla DTP'ye yönelik kapatma girişimi tüm siyasiler tarafından ciddi bir eleştiriye tâbi tutulmalıdır.

 

Batı demokrasilerinde de siyasi parti kapatmaları bulunuyor, ancak bu yola sık başvurulmuyor.

 

Zira demokrasinin en vazgeçilmez unsurlarından olan ve halkı yetkilendirme araçları arasında yer alan partilerin, yargı yoluyla değil halkın oyuyla kapatılması gerekliliğine inanılıyor.

 

Demokratik Toplum Partisi (DTP) hakkında açılan bu kapatma davası aslında bir yönüyle Kürt sorununun çözümüne yönelik geliştirilmek istenen legal siyasi imkânların frenlenmesini ve budanmasını ifade ediyor.

 

Bilinmesi gerekir ki  DTP yi kapatmakla problemler çözülmez.

 

Dolayısıyla siyasi parti kapatma davalarının kesin bir çözüm olmadığını hepimiz biliyoruz. Binaen bugünkü yasal düzenlemelerle siyasi parti kapatma davalarından sonuç almak bile mümkün değildir.

 

Ayrıca DTP'yi bu kez kapatmak ise eskisi kadar kolay olmayacaktır. Çünkü AB normlarına göre, siyasi nedenlerle hiçbir şekilde siyasi partilerin kapatılmaması gerekiyor. Yani, düşüncelerinden, savundukları fikirlerden ve yaklaşımlarından ötürü ne siyasi partiler ne de insanlar kapatılmamalı...

 

Cezalandırılmamalı...

 

Siyasetçilerin söylediklerinden ve savunduklarından ötürü cezalandırılması yine Avrupa insan hakları normlarına aykırı... 

 

 Türkiye 21'inci yüzyılda en azından, ifade, inanç, basın ve örgütlenme özgürlüklerinin önündeki yasakları kaldırarak, yargı sisteminde reform yapmalıdır.

 

DTP'yi kapatmakla Kürt sorunu ve bu sorunun getirdiği problemler çözülmez.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 20.11.2007 günü grup toplantısında yaptığı konuşmada şöyle diyordu;

 

“Bizim yaklaşımımız, demokrasiyi içine sindiren ve anayasal düzene uygun hareket eden herkesin demokratik sistem içinde tutulmasıdır. Bunu başarmak da bizim, siyasilerin görevidir. Demokrasi, her türlü farklılığı içinde barındıran ve tolere eden bir sistemdir. Hukuka uygun olmak kaydıyla, tüm farklı görüşmelere tahammül göstermek gerekir. Demokrasimizin ulaştığı olgunluk seviyesi geçmişle kıyaslanamayacak bir noktaya ulaşmıştır. Demokrasimiz, siyasal sistemimiz, anayasal düzenimiz kendisini koruyabilecek, sarsıntılara göğüs gerebilecek bir güce sahiptir…”

 

Bu düşünceye İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın; “Demokrasiyi teröre feda etmeden yol almak”sözleri de eklenirse AK Parti iktidarının yakında bir genel af çıkaracağına işarettir.

Bu yazı toplam 9728 defa okunmuştur
bir zamanlar
 // Ali ÖZ
1989 yılında Deniz BAYKAL ın baskısıyla SHP den ihraç edilen milletvekillerinin 1990 yılında fehmi IŞIKLAR önderliğinde kurduğu HEP o yıllarda tüm Türkiyeyi geziyordu. Babamla da biz SHP parti lokalini işletiyorduk. O günleri hiç unutmam HEP liler bizim ilimizede girmişler ve lokalin önünden büyük bir coşkuyla tüm partililerce alkışlanarak geçmişlerdi. Nereden nereye ... Bir iç anadolu şehrinden geçerken büyük bir destek görmüşlerdi. O zamanlar HEP lilere TÜRK lerde sempatiyle yaklaşıyorlardı. Bu sempatinin kaybolmasında sanırım onlarında kusuru var... Barış için geç değil. Herkes üzerine düşeni yapmalı... Artık sorumluluk alma zamanı geldi....
26 Kasım 2007 Pazartesi 11:17
Yazılarınızı hayranlıkla takip ediyorum
 // Ethem Özdemir
Sayın Prof.Dr.Dr. Ümit Yazıcıoğlu yazılarınızı büyük bir hayranlıkla takip ediyorum.herkesin bol keseden bilip bilmeden atıp tuttuğu bu zamanda, sizin gibi demokratların, özgür kalemlerin, düşüncelerimizin tercümanı olması bizleri sevindiriyor....
24 Kasım 2007 Cumartesi 15:59