M. Latif Yıldız

M. Latif Yıldız

AKP'nin Planını HDP bozdu

AKP seçim planında büyük yanılgı içine düştü. AKP’nin yaptığı anketler ve kelli felli danışmanlarının önerileri “seçim” ve “başkanlık” planlarını bozdu. AKP’ye en büyük sürpriz HDP’nin parti olarak seçime girebileceği ihtimalini vermemesiydi. HDP’nin atılımı AKP’nin seçim planını alt üst etti.

AKP’nin ikinci büyük hatası 2013 Newroz’undan beri üzerinde çalıştığı PKK’nin silahsızlanma planını yasal ve anayasal adım atmadan yapabileceği yanılgısına düşmesiydi. Öcalan üzerinden kurguladığı planı boşa çıkınca Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışlarda “400” vekil projesini devreye kondu. Amacı vermeden geçmiş 13 yıl gibi almaktı, ama olmadı.

Plan çöktü çünkü Öcalan’ın 10 maddesinde HDP’nin diretmesi, Dolmabahçe’de ortak açıklama yapılması HDP’yi AKP karşısında öne geçirdi. AKP’nin seçim sonrası proje ortaya koymaması, Ağrı olayı, seçim bildirgesinde “barış süreci” sayfaları matbaaya giderken düştü demesi bir kez daha Erdoğan ve AKP niyetinin “barışa ve sürece” bakışını ortaya koyuyordu.

HDP eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Meclis tarihinde bir ilke imza atarak 3 dakikalık “seni başkan yaptırtmayacağız” çıkışı nereden bakarsanız HDP’nin parti olarak seçime girmesi için büyük adımdı. Halkın da desteği gelince AKP seçim planı ve aklı çöktü.

HDP’nin bağımsız seçime girmesi Erdoğan’ın pupa yelken 400 vekil rüzgârını kesti. Araştırma şirketlerinin anketlerinde hala HDP’nin yüzde 9,8 ile 10,5 aralığında seyretmesi bir gerçek olarak yansıtılsa da; son anda hafif bir rüzgarla barajını aşacağı olgusu karşısında AKP’nin yüreği sürekli ağzında. Ne yapabiliriz arayışları içinde yanlış üstüne yanlış yapıyor.

Reel politik açısından çok ilginç, ilginç olduğu kadar son 30 yılın en heyecanlı seçim sürecini yaşadığımız gerçeğini tarih yazacaktır.  HDP Meclis’e girerse, AKP 330 ve üzeri sandalyeye ulaşamayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 400 milletvekili ve  “başkanlık” hayalleri, hatta halkoyunun bile uçup gidecek gibi gözüküyor. 

Hayatın gerçeği bir kez daha karşımıza çıkıyor. Hiçbir şey ila nihai değil ve AKP’nin 13 yıllık iktidar yorgunluğu er ya da geç bu sonucu getireceği kaçınılmazdı. Ancak ilginç olan bu tablonun Ana Muhalefet CHP tarafından değil de meclisin en küçük, yüzde onu geçmesine kuşku ile bakılan HDP tarafından gerçekleştirme ihtimali her halde büyük siyasi çıkış olacak.

AKP iktidarı bu gelişmeler olurken gücün ve paranın verdiği rehavet; danışmanların yanlış ve öngörüsüz bilgilendirmeleri sonucu ciddi önlemler alacaklarına Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile halk gözünde yükselen Selahattin Demirtaş’a savaş açarak gözden düşürme planı ters tepti. AKP Selahattin Demirtaş’ı siyaseten vurmaya kalkıştıkça Demirtaş’ın çıtası giderek yükselmekte ve güçlenmektedir.

Erdoğan ve AKP seçim sürecinde savaşı çağrıştıran tavır içine girince Demirtaş ve HDP yükselişe geçti. Geçti çünkü HDP ilk kez bu seçimlerde Kürd siyasi hareketi gerçeğine karşın, seçimlerde sadece Kürd siyasi hareketi olmadığını ortaya koyması ile çıtayı yükseltti.

AKP’nin gözden kaçırdığı, HDP’nin Türkiye’nin bütün farklı siyasi yelpazesini kendi bünyesine alarak demokratik çözüm, birliktelik ve barış içinde yaşamayı öne çıkarması oldu. Emek, kadın, sendikal hareketi gözeten bir program yapması; barajı takıntı haline getirmemesi önemli bir güç verdi. Demirtaş’ın 9,9 alsak da, meclis grubumuz olmasa bile 4. Büyük parti olarak yola devam edeceğiz özgüveni kararsız seçmenler üzerinde önemli bir etki uyandırdı.

Yine Demirtaş’ın “HDP’nin seçim sonrası Türkiye’yi kaotik bir durumda bırakmak gibi bir amacı olamaz/olamaz. İstikrarsızlık oluşturmak için seçime gitmiyoruz. 8 Haziran’da esnaf dükkân açmalı, memur maaşını almalı” demesi AKP’yi kontrpiyede bıraktı. Ve seçmen üzerinde olumlu bir etki yaratmaktan öte yüzde on barajı için önemli bir çıkış elde etti.

Gelinen noktada AKP’nin ve Erdoğan’ın başkanlık seçeneğine karşı dik duran HDP “tek adamlık” gidişe duvar örmesi 7 Haziran seçimlerine doğru sağlıklı yürüyor. HDP’nin seçim süresince milyonların talebini, amacını, hayalini, beklentisini beyannamede açıkça dile getirmesi; vaatlerini, gelecek için vizyonlarını ortaya koyması oy açısından karşılık buldu.

ÖZEL NOT: Batman’da bir hafta sonra nişanı yapılacak bir gencin öldürülmesi sebep ne olursa olsun vahşi duyguların insan bedenine yönelmiş kabul edilemez bir durumdur. Kürdistandan özellikle Batman’dan bu tür haberler aldığımda üzülüyor, kahroluyorum. Neziroğlu ailesine baş sağlığı dileklerimi iletiyorum. Kanı kanla yummadan, cinayetin barışa dönüşmesini temenni ederek yaşanan büyük acıya rağmen her kese itidal tavsiye ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.