Necip Çapraz

Yüreklere taş düştü

10 Şubat 2010 Çarşamba 23:24

Türkiye’nin Türkiye’ye en uzak noktası olan "Dağların Kenti"’nde yine hüzün var.

Bu kente has bir ölüm daha gerçekleşti yine…

Yine gökten yüreklerimize taş düştü, yine bir baba öldü, yine derinden üzüldük.

Türkiye’de ölüm sebeplerinin en bol olduğu ilde tekrardan yaşanan bir sahne...

Yıllardır Zap Suyu vadisinde, dağların eteklerinden kıvrıla kıvrıla giden yola Cilo ve Zagrosların doruklarından taşlar iniyor. Bu yoldan geçen insanların yüzlercesi dağlardan inen taşların sebep olduğu ölümlerle karşı karşıya kalıyor.

Hakkari-Van, Yüksekova-Hakkari karayolunda yol kusurundan kaynaklanan kazalar gün geçtikçe artıyor. Yollardan kaynaklanan insan ölümlerini film seyreder gibi duruyoruz.

Ayakkabı tamirciliği yaparak geçimini sağlayan, 8 çocuk babası Ferzinde Yeşil 57 yaşındaydı. Sevecen, hoşgörülü olan Yeşil, annesini ve iki kardeşini alarak Hakkari Kapalı Cezaevi’nde bulunan kardeşini ziyaret etmeye gitmişti. Cezaevindeki kardeşleri ile görüştükten sonra Yüksekova’da bulunan evlerine dönüyorlar. Öğle saatlerinde tünel mevkiinde araçlarının üzerine dağdan kopan bir kaya kütlesinin düşmesi sonucu Ferzinde, hayatını kaybederken, biri ağır 2 kardeşi ve annesinin yaralandığı kaza meydana geliyor.

36883Rahmetli H. Ferzinde’nin cenazesini toprağa vermek için hastane bahçesinde beklerken 60 yaşlarındaki bir amca, “Yeni köprü–tünel mevkinin taş düşen 2–3 km’lik mevkiden geçerken sürekli Fatiha ve kulhuvallah duası okuyoruz” diyordu. Gerçekten bu mevkiden geçen herkes ecel terleri döküyor.

Merhumu Yüksekova Devlet Hastanesi’nden alarak Yüksekova Bajirge (Akalın) mezarlığında acı çığlıkların yükseldiği bir ortamda toprağa verdik.

21. Yüzyılda hükümetin yurdun dört bir yanında duble yollarla "hava attığı" süreçte bu kaza Ak Parti hükümetinin Hakkari için yaptıklarının bir göstergesi olarak tarihe geçiyor.

20 Aralık 2007 tarihinde yazdığım “Ölüm'den 'Emin' Yol!” adlı yazımda böyle bir acıyı dile getirmiş ve yetkilileri uyarmıştım. Yazımda, “Batıda "duble yol” çalışmaları varken Hakkari"deki çalışmalar "yol rütüşü" şeklinde devam etmektedir.”demiştim. Şimdi de aynı mantık, aynı şekilde devam ediyor.

Yine 20 Ağustos 2007’de yazdığım  “Hakkari’de Yollar ve Yıllar” adlı makalemde “İnsanın en büyük savaşı doğa iledir. Yol vermez dağları, uzun çetin kışları, acımasız çığları, bıçak gibi taşları, kaldırımlardaki buzlarıdır yaşamı zor kılan. Ama memleketidir insanın, kanına işlemiştir, sevecektir, sevmelidir, seviyor da. Görev yeridir, geçim yeridir, ekmek kapısıdır kalacaktır, kalmalıdır, kalıyor da. Sevmekte, kalmak da, ölmek de, ekmek de, görev de hep yol sayesindedir. Yol hayattır, sevdadır, eceldir, ölümdür, aşktır. Güçlü olmak zorundadır insanı, yaşayanı sabırlı olmak zorundadır. Güçlü olmayı, sabırlı olmayı öğretir ona doğa, ana baba gibi. Yıllar bu yolların düzelmediğini gösterdi, yollar birçok insanın eceli oldu. Ama yıllar eskidi, yollar düzelmedi.”demiştim.

Bu yollardan sorumlu vekiller, vali ve kaymakam, karayolları genel müdürü aynı noktadan her zaman geçiyor.

Ölüm kokan bu yolun uluslar arası yol olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle ihracat ve ithalatta kullanılan uzun araçların (Tır) geçişlerinde dar olduğu görülüyor.

Yaz aylarında bile toprak kayması ve taş düşmelerinin yoğun olduğu noktanın bir an evvel yapılması gerekiyor.

Evet, karayolları cinayet işlemeye devam ediyor. Ölümlü kaza nedeniyle karayolları mutlaka büyük bir tazminat öder- ödeyecek elbet, giden geri gelmeyecek ama bu acı umarım yaşanan son acı olur.

Karayollarının Hakkari yollarında yaptığı “yol rütüşleri” çözüm değil. Çözüm yolların baştan sona ele alınması ve “adam gibi” duble yolların yapılması gerekiyor. Bunun için AKP Hakkari Milletvekilleri siz de yatmayın artık, biraz vicdanlı olun. Batıdaki milletvekilleri yollarını nasıl yaptırıyorsa siz de öyle yapın.  

Hakkari-Van, Hakkari-Yüksekova, Hakkari-Çukurca, Hakkari-Şırnak, Yüksekova-Şemdinli, Yüksekova-İran yollarının hali içler acısı. Hale dağlardan düşen taşlardan insanlar ölüyor.

İnsan hayatının sudan ucuz olduğu bir ilde yaşamaya ve ölmeye devam ediyoruz.

Yetkililer de, halk da susmaya devam ediyor.

Ters giden Hakkarililerin talihi yoluna devam ediyor. Cumhuriyetle yaşıt bir ilin kaderinde değişen bir şey yok. Yetkililerin insafı kurusun artık ne diyelim…

Her zaman köşe başında uğrayıp muhabbet ettiğim emekçi dostum Ferzinde’ye Allah’tan rahmet kederli ailesine sabır diliyorum.

Bu yazı toplam 12380 defa okunmuştur
DAL KURD
 // NAZIM SAGIN
ONCELIKLE YAPTIGINIZ VE SERGILEDIGINIZ PERFORMASINIZ SUPER SIZI IZLEMEK MUHTESEM YUKSEK OVA HABER AILESINE COK TESEKKURLER BIZI YALAN DEYIL GERCEK HABERLERLE BILGILENDIRDIGINIZ ICIN BASARILARINIZIN DEVAMINI DILERIM AYRICA ISVEC BIRINCI LIGINE CIKAN DAL KURI TEBRI EDIYORUM VE YUKSEK OVA HABER CALISANLARINA SESLENIYORUM BU KONUYUDA HABER YAPARSANIZ COK SEVINIRIM SAYGILAR...
21 Şubat 2010 Pazar 09:12
yiyiciler hesap versin
 // serdar
başkasında suç aramayalım. TEK sorumlu MİLLETVEKİLLERİMİZDİR. hem de hepsi. 50 yıldır meclise giden her vekilin bu kanda , kıyımda etkisi vardır. yazıklar olsun bir yolu bile yaptıramayan ve ne yazıkki bu halkı temsil eden vekillere. artık hesap sormalı ve eski yeni ne kadar dosya varsa açmalı....
13 Şubat 2010 Cumartesi 16:12
Kimse Yokmu
 // hakkarican
Sevgili Necip Bey, Sizin bu duyarlı davranışlarınız beni çok duygulandırıyor.hep severek beğenerek takip ediyorum Yüksekova haberi.Hakkari ve İlçeleri sahipsiz bir yerdir bizler bunu biliyoruz artık.Seçim zamanı bazıları gelip nutuk atıp giderler hepsi bu.ama yemezler halk eski halk değil.hakkarilinin ölmesi kimin umurunda.batı ihya oldu biz tv seyrediyoruz sadece.Allah akbul etmesin.O iki muhteşem Milletvekili yüzleri tutup buraya gelebiliyorlar hala.insanda biraz yüz olmalı.çok üzgünüm çok, kim duyacak sesismizi ?? kimse duymuyor duymayacaklarda.....
12 Şubat 2010 Cuma 17:08