Necip Çapraz

IŞİD vahşetinden geriye kalanlar - Mahmur Kampı'ndan notlar

06 Eylül 2014 Cumartesi 10:58

Dün Halepçe katliamı bugün Şengal ve Rojava da ki katliamlar. Kürdlerin Suriye (Rojava), Irak (Başur) da hayatı zindan haline getiren bir bela var, IŞİD.

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) mensuplarının insanlık dışı savaş yöntemleri insanlığı ayaklar altına alacak boyuta ulaştı. Savaş tamtamlarının çalındığı Ortadoğu, kan gölü ve vahşetler diyarı olmuş.

Petrolün karasına kan kırmızısı karışıyor

Ortadoğu’nun bu hareketli zamanında Kürdlerin kazanımlarını, canını, onurunu hedefleyen düşmanca planlar devrede. Emperyalistlerin petrol sevdası, Ortadoğu’da fitne zihniyeti, IŞİD’i doğurdu. Dünyanın en büyük çatışmalarının yaşandığı Ortadoğu dramların en acılarına sahne oldu.

Kürdleri, 100 yıl önce 4 parçaya bölen zihniyet bu gün 8 hatta 16 parçaya bölme düşüncesinde. Oysa Kürdler sadece kendi topraklarını, özgürlüklerini ve onurlarını savunma derdinde, kimsenin toprağında gözü yok.

Kürd silahlı güçleri şu an birlik içinde düşmanla savaşıyor. Ancak siyasi güçler halen bozuk plak gibi çalıyor. Kalemşorların bir kısmı Öcalan’a saldırıyor birileri ise Barzani ve kazanımlarına saldırıyor.

Bu süreçte ulusal birliğinin kurması gereken siyasi güçler, sürecin ruhuna göre davranmalıdır.

Medyası, yazarı, çizeri, işçisi, işadamı, çocuğu ve genci söylem ve davranışları ile sürece pozitif güç katmalı.

Ortadoğu’daki kimliklerin, mezheplerin ve dinlerin ortak yaşama havuzu olan bölgede halklar ortak bir güçle davranmalıdır.

Kürdistan’da huzur sorunu yok

Merkezi hükümet Musul saldırısını çok ciddiye almamıştı. Kerkük’te, Peşmerge güçlerinin güvenliği almasından sonra IŞİD’in Kürdlere saldırısı beklenmiyordu. Şengal’e saldırının ardından yaşanan şok ve hemen ardından Hewler’e yakın bir kasaba olan Mahmur’a saldırılması ile kürdler neye uğradığını şaşırmıştı. Daha sonra YPG, HPG ve Peşmerge güçleri ile oluşturulan ortak savunma ile ilerleyişi durdurulmuştu. Kurdistani ortak savunma güçleri bölgeyi çembere almış durumda. Kürd silahlı güçlerinin Şengal’de IŞİD işgalini yakın zamanda bitirmesi bekleniyor.

IŞİD’in Mahmur bölgesine saldırması ardından Hewler’de panik yaratmış ve birkaç gün içinde hayat olumsuz yönde etkilenmişti. Oluşturulan panik büyük bir korkuya neden olmuştu. Birileri Kürdlerin büyük bir göç dalgasıyla bölgeyi boşlatmasını hedeflemişti gibi…

Kürdistan’da IŞİD’in Mahmur’a saldırısından sonra gerillanın gösterdiği olağan üstü savunma ve ardından saldırıya geçmesi bölgeyi rahatlattı.

Kürdistanın Hewler, Kerkük,Süleymaniye,Musul, Duhok ve Şengal cephelerinde PDK,YNK peşmergeleri, YPG,HPG gerillaları, ve diğer irili ufaklı bir çok Kürd silahlı gücü  ortak savunma adı altında savaşıyor.

İnsanların çatışma sürecinde yaşadığı paniğin etkileri bitmiş durumda. Duran ekonomi ve sosyal hayat eski günlere dönmeye başladı. Bunu Diana, Hewler, Kerkük, Süleymaniye ve Mahmur’a yaptığım gezide gözlemledim. Hayatın normale dönmesi ile ekonomi yavaş yavaş canlanıyor.

İnsanların göç etme psikolojisi, geçmiş dönemlerde yaşanan jenositler, halkın belleklerinde halen silinmemiş. Kürdlerin yoğun yaşadığı bölgeler Kürdistan savunma güçleri tarafından savunulmuş, savunma pozisyonundan saldırı pozisyonuna geçilmiş durumda.

PKK’nin prestiji ülke genelinde ve dünya kamuoyunda arttı

Rojava ve Federal Kürdistan coğrafyasında Kürdlerin yaşadığı her yerden gelen gençler akın akın gerilla saflarına katılıyor. Bu durum gerillanın Kürd özgürlüğü ve değerlerine odaklanmış bir politikası olduğu için yalnız Federal Kürdistan halkında değil Kürdlerin yaşadığı diğer ülkelerde de yıldızının parlamasına vesile olmuştur.

Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani arasında çelişki mi var?

İŞİD’in Kürdistan’a saldırısından sonra Federal Kürdistan Başkanı Mesut Barzani ve Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani’nin söylem ve eylemleri arasında çelişki olduğu dikkatten kaçmıyor.

Mesurt Barzani İŞİD saldırılarından sonra ulusal birlik adına PKK güçlerini ziyaret edip ortak savunma birliği konusunda çağrılar yaparken, Neçirvan Barzani’nin “kaçak güreşme”  gibi bir duruşu halkın gözünden kaçmıyor. Neçirvan Barzani’nin İŞİD konusunda ciddi bir söylemi olmadı, Türkiye’ye yakın durması dikkatlerden kaçmıyor.” Kol kırılır yen içinde kalır” söylemi tam bu günleri anlatıyor. Barzani ailesi iç sorunlarını dışarıya yansıtmadan bir politika sergilemeye çalışsa da aslında bir sorun olduğu dikkatlerden kaçmıyor.

Araplara güven yok..

İŞİD saldırısından sonra Kürd bölgesine giren Araplar didik didik aranıyor, saatlerce bekletiliyor. Aslında bu politikanın çok makul gerekçeleri var. İŞİD’in hedefinde olan bölgelerde içeriye yerleşmiş olan yandaşlar İŞİD’in işini kolaylaştırıp hem lojistik destek sağlıyor hem de psikolojik altyapı oluşturuyorlar.

Mahmur halkının mağduriyeti devam ediyor

 Mahmur Kazası, Kampı ve Mahmur kazasına bağlı olup Musul iline sınır olan köylere kadar olan stratejik bölgede, HPG, YPG ve Peşmerge güçlerinden oluşan ortak bir cephe oluşturulmuş. Öyle ki söz konusu bölgeye giriş noktalarındaki seyterelerde ( kontrol noktası)  HPG ve Peşmergeye bağlı savunma güçleri beraber duruyorlar.

Mahmur kampı sakinleri Birleşmiş Milletler (BM) ve Merkezi hükümetin kendileriyle ilgilenmediğini belirtiyorlar. Özellikle IŞİD’in saldırıları sonucu Kürdistan’ın değişik bölgelerine göç eden Mahmurluların gittikleri yerlerde mağdur oldukları belirtiliyor. Ranya ve diğer yerleşim yerlerinde inşaat alanlarında, cami, okul gibi benzeri mekânlarda toplu kaldıkları bu yüzden mağdur oldukları belirtiliyor. YNK tarafından Mahmurlulara Ranya ilçesinde verilen yerleşim yeri sözünün tutulmadığı belirtiliyor. Mağdur olan insanlar halen IŞİD saldırı ihtimaline rağmen Mahmur Kampına geri dönme kararı aldıkları bu nedenle 2 bin aileden oluşan 12 bin nüfuslu Mahmur kampına yaklaşık 200 ailenin geri döndüğü belirtiliyor. Geri dönüşlerin halen sürdüğü Mahmur’da IŞİD tarafından talan edilen evlerine geri dönenler ise normal bir yaşantıya dönmek için çabalıyor.

Mahmur kasabası ve civar köylerinde yaşayanlar ise, hem Mahmur Kampı Savunma Birlikleri hem de geri dönen Mahmur sakinleri nedeniyle daha güvende his ettiklerini belirtiyorlar.

Mahmur kampı halkından görüştüğümüz insanlar özellikle Şengal’de yaşanan insanlık dramını düşünüyor ve o insanlara yardımcı olunması çağrısında bulunuyorlar.

Gerilla ve Mahmur Kampı halkından oluşan silahlı milisler 24 saat yüksek tepelerde ve kamp çevresinde nöbet tutuyor.

6 Ağustos Günü gerçekleşen IŞİD saldırısı nedeniyle mağduriyet yaşayan Mahmur halkı her şeye rağmen Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani’nin ziyaretini tarihi bir adım olarak niteliyorlar.  Bu ziyaretin Kürd Ulusla Birliği adına, tarihi bir  anı olarak kalacağını söyleyen sakinler, Kürt askeri ve siyasi güçlerinin birlik ve beraberliğinin sürekli olmasını istiyorlar.

Kürdlerin Irak merkezi hükümetine katılım şartları

Kürdistan halkı savaşı sürekli takip ediyor, evlerinde ve iş yerlerinde TV’leri sürekli açık anlık haberler izleniyor, radyolardan savaş haberleri dinliyorlar. İnternet sayfaları her an açık güncel haberler takip ediliyor.

Görüşüne başvurduğumuz resmi ve sivil bazı kişilerin söylemlerine göre Irak’ta kurulacak merkezi hükümette yer almalarının bazı şartlara bağlı olduğunu belirtiyorlar.

Özellikle dinlendirilen şartlar şöyle;

1– Irak Anayasası’nın 140. maddenin uygulanması,

2-Merkezi Hükümetin bütçeden yerel hükümete göndermesi gereken payının düzenli gönderilmesi,

3-Federal Hükümetin merkezi hükümetten bağımsız olarak kendi petrolünü satması ve pazarlaması,

4-Federal hükümetin güvenlik açısından askeri olarak kendini geliştirmesi (Peşmergenin teknik silahlarla donatılması),

5- Kürdistan hava sahasının yerel hükümetin kontrolünde olması.

Kürdler Türkiye’ye kırgın..

IŞİD saldırıları dolaysıyla mağdur olan Kürdistanlılar Türkiye’den ciddi bir destek almadıkları için sitem ediyorlar. Kürdistanlılar dünyanın sayılı büyük devletlerinden açık destek olarak silah, lojistik vb desteler aldı. Kürdler henüz Türkiye’den böyle bir yardım görmedikleri için komşu ve kardeş gördükleri Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiğini düşünüyorlar. Bu iddiaları net olarak yalanlamayan Türklere karşı kırgın olduklarını dile getiriyorlar.

Irak Kürdistanı ile Türkiye Kürdistanı’nın karşılaştırılması

Türkiye Kürdistan’ında barış sürecine rağmen gördüğüm askeri hareketlilik, kalekol, şehir giriş çıkışlarında yapılan poliskollar, Hakkari Yeni Köprü’deki arama noktasında görülen arama eziyetine Irak Kürdistan’ında rastlamadım. Irak Kürdistan’ında savaş haline rağmen bu karda uçak, insansız hava aracı, helikopter, askeri araç, kalekol ve poliskol görülmüyor.

Diğer bazı notlar

*Peşmergenin düzenli bir ordu sistemine geçemediğini, savaş teknik ve stratejileri konusunda eksiklik içinde olduğu eleştiriler var.

*KDP çevresi “Peşmerge kaçtı” söylemlerine çok sinirleniyor. Bu konuda iletişim araçlarında sürekli bu söylemlerin yansımasından rahatsızlar. Bana göre de bunu sürekli dinlendirmek doğru değil ve zamanı değil.

*KDP dışındaki diğer kesimler ise Rudaw Tv’nin Kürdistani güçlerin arasında ayrımcılık yaptığı, gerçekleri çarpıttığını ve kullandığı dilin YPG ve HPG gerillalarının başarılarından-direnişinden hiç bahsetmediğini belirtiyorlar. Kürdıstan yerel hükümetin başkanı Mesut Barzani’nin sorumluluğu olan komutanların hesap vereceği söylemine rağmen ısrarla Peşmergenin Maxmur ve Şengal’den geri çekilmediği tezini savunup PKK’nın Peşmergeleri karaladığını iddia eden yayınlar yaptı. Ulusal birliğin önünü kapatan ve geri çekilmenin üstünü örtmeye yönelik yayınlarla halkı yanıtlığı iddiaları var. Hatta neredeyse Rudaw Tv’nin IŞİD propagandası yaptığını öne sürenler bile var.

* Kürdistan’da Türkiye pasaportlu Kürdlere Peşmerge’nin ilgi ve alakası şimdi daha iyi. Hatta bir arama noktasında Türkiyeli Kürd olduğumu öğrenen Peşmergenin bir yetkilisi bana “Öcalan’da özgür olacak” diye kendince müjde veriyordu. Türkiyeli Kürdlere kendi deyimleri ile “PEK” (PKKlilere KDPliler kısaca PEK diyor) diyorlar.

Bu yazı toplam 14229 defa okunmuştur
süper
 // Nedim Yalçın
Abi yazın süper olmuş
Eline sağlık...
08 Eylül 2014 02:02