1. YAZARLAR

  2. Erkan Çapraz

  3. Silah dipçiği ve güç
Erkan Çapraz

Erkan Çapraz

Yazarın Tüm Yazıları >

Silah dipçiği ve güç

A+A-

"Güçlü olmak, elinde güç olduğu halde ona hâkim olup kullanmamaktır." yanlış hatırlamıyorsam Shindler'in Listesi filminde geçiyordu bu söz.  

Hakkâri merkezde yaşanan olaylarda, bir polisin "elindeki gücü" bir "çocuğun" üzerinde "denemesini" seyrederken aklıma bu cümle geldi.

Hangisi daha güçlüydü? Çığlık atan çocuk mu, “dünyanın en güzel eserini inşa ediyormuş havasında” onu döven polis mi?

Elindeki gücü bütün zayıflığını ifşa edercesine, bir çocuğun üzerinde deneyen bir polis ve bu mantığı destekleyenler güçlü olduklarını iddia edebilirler  miydi?

Hayır!

Bütün “dünya çocukları adına” hayır!

Elindeki silahın dipçiği ile pervasızca, bir savunmasızı öldüresiye dövmek olsa olsa kendine hâkim olamayan güçsüz bir bünyenin “zülmü” olabilir….

İçinde “tahammül” duygusuna dair bir zerre bile bulundurmamak olabilir.

Tahammül…

Yani müdahale etme gücün olsa bile "bu hakkı" kendinde görmemek ve kendini sınırlandırmak.

İşte Türkiye'nin yıllardır yapamadığı şey bu, "gücüm varsa hakkım da vardır" diyenlerin uyguladığı şiddetin sadece küçücük bir fotoğrafı defalardır şahit olduğumuz bu "dövülen çocuk manzaraları"...

Çözümü dövmekte bulanların güçsüzlüklerinin ilanı...

Bu görüntüleri defalarca izlemek "zorunda" kaldık…

Bu görüntüler bazılarınca defalarca alkışlandı…

"Helal olsun, hak etmişlerdi p.ç kuruları" dendi belki...

Bunları alkışlayacak, görüntüleri izlerken bu küfürleri edecek insanlar "maalesef" hala var.

Peki, kim insanlıktan bu kadar uzak bir tepkiyi verebilir?

Bir insanı, bir çocuğu öldüresiye dövmek, insanlık onurunu unutturacak "özel bir eğitimden" geçmeyi gerektirir, sanırım bu eğitim aynı zamanda güçsüz duruma düşmeyi, bir nesnenin koruyuculuğunu onun kölesi olmakla karıştırmayı da getiriyor beraberinde.

Ancak böylesine bir eğitim alanlar böylesine bir tepki verebilir...

Bayramları "sembolizmden" öte bir şey olarak görmeyenler böylesine bir vahşet geliştirip, sonra da çok güzel bir şey üretmiş gibi "alkışlayabilirler".

Eğer 23 Nisan "resmiyetin" değil de "çocukların" bayramı olsaydı; resmi kurum temsilcilerinden polisler bunu "çocukların bayramı" olarak algılasaydı Türkiye'de bunlar olmayacaktı.

Çocukları öldüresiye dövmeyi hak olarak algılayanlar, bu ülkenin en güçsüzleri ve onları alkışlayanlar...

Sizlere, uzun süredir bakmadığınıza inandığım “vicdanlarınıza” sesleniyorum…

İnsanı öldüresiye döven birine "Türkiye'nin emniyetini sağlayan elemanlardan biri" deniyorsa hala, Türkiye'nin vatandaşları bundan utanmalıdır.

Utanmalısınız!

Utanmalıyız!

Bu yazı toplam 20955 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
109 Yorum