Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Karakol değil sınır kapısı yapın

22 Mayıs 2013 Çarşamba 14:27

Sınır köylerinde bugünlerde oldukça farklı bir eylem var.

Şemdinli-Derecik bölgelerinde barış süreci ile beraber artan kontrol noktaları ve karakol sayısı vatandaşları ciddi protestolar yapmaya itti.

Günlerdir Şemdinli-Derecik karayolu yol üzerinde bulunan köylerde ikamet eden vatandaşlar tarafından kapatılarak söz konusu durum protesto ediliyor.

Yıllardır yokluk içerisinde yaşam savaşı veren bölge halkına reva görülen yeni uygulamaların hiçbir izahatı olamaz.

karakol.jpg

Birileri, söz konusu engellemeler ve kısıtlamalar kaçakçılığı önlemek adına yapılıyor diyebilir. Kaçakçılık savunulamaz elbette ama bu insanların hayatlarını idame edebilmeleri için önce askeri önlemler yerine ekonomik fırsatlar yaratmak gerekmez mi?

Yıllardır yapıldı, yapılacak denilen Derecik Sınır kapısı için halen görünürde bir yapı yok. Resmi gazetede yayınlanmasına rağmen bu sınır kapısı neden hala ortada yok sormak gerekmez mi?

Orada yıllardır var olan kaçakçılığı devlet zaten biliyordu.

Geçen yıl çatışmaların yoğun olduğu dönemde Yüksekova’dan Şemdinli ilçesine kadar hiçbir kontrol noktası yoktu. Derecik Beldesine kadarki yaklaşık 110 kilometrelik yolda ise sadece Ortaklar Karakolunda kontrol noktası vardı.

Çatışmaların durduğu, çözüm sürecinde kurulan bunca kontrol noktası vatandaşı canından bezdirdi. Birkaç kişi kaçakçılık yapmış diye tüm bölge halkına potansiyel suçlu muamelesi yapmak hangi akla sığar?

Oradaki insanlar cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devletin vermesi gerektiği imkanlardan hep uzak bırakıldılar. Sınır köylerinin çoğunda henüz birkaç yıldır okul var. Birçoğunda halen içme suyu ve yol problemi var. En yakın hastanenin 70 kilometre uzak olduğu köyler var. Yıllarca doktorsuz kalan vatandaşlar, yıllarca öğretmen yüzü görmeyen çocukların bu devletten beklediği bu tür kısıtlamalar değil.

Yıllarca iktidarda olan partiler oradaki insanlara yerine getirmedikleri vaatlerde bulunarak oy topladılar. Bu mu mükâfatı?

O insanların tüm akrabaları sonradan konulan sınırların ötesindeki komşu köylerde yaşıyor. Birçoğu yaşanan çatışmalı ortamda can verdiler, sakat kaldılar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti orada yaşayan vatandaşlara çok şey borçlu diye düşünüyorum.

Geçen yıl Şemdinli-Derecik sınırındaki birçok köyü dolaşıp sıkıntılarını kaleme almış ve haberlerini yapmıştım.

Geçen sordum o köylerin halen büyük ölçüde aynı sorunları yerinde duruyor.

Madem ortada bir çatışmasızlık, bir çözüm süreci var o insanlara hizmet götürün kısıtlama değil.

Yıllarca iktidar partileri ‘PKK oralarda hizmet yapmamızı engelliyor’ diyordu. Madem bahane oydu, buyurun PKK çekiliyor gidin hizmet götürün. Gidin okul yapın, sağlık ocağı yapın yol yapın. Karakol değil.

Orada yaşayan insanlar yıllardır zaten dört bir taraflarında karakol gördüler.

Onlara karakol değil, sınır kapısı yapın.

O insanların önünü açmak yerine sürekli önlerini kesmenin ne faydası olur?

Sınırların önemsiz ve anlamsız kaldığı bir dönemde halen kendi insanının önüne sınır koyup, bir ülkeden bir iç ülkeye gidiyormuş muamelesi yapmanın bir anlamı olamaz.

O insanlara iş götürün, aş götürün.

Yeter artık!

Bu yazı toplam 9365 defa okunmuştur
murataliye
 // Menduh Çeli
İstanbul %45 vergi veriyor ama sorarım sana o verginin 1 tek kuruşu başka yere gidiyor mu.? Hakkari'de de esnaf, işçi, memur, köylü vergi veriyor peki halka hizmet olarak bunun 1 kuruşu gidiyor mu? Cevap yine hayır. O zaman Muratali efendi sen neyin peşindesin....
23 Mayıs 2013 Perşembe 18:38
yazar gerçekten haklı mı?
 // muratali
Nüfusun %20'sinin yaşadığı istanbul toplam verginin %45 ini veriyor.Yer değiştirmek isteyenlere bilgi.İstanbul İt gibi çalışıp aslan gibi vergi verecekler varsa buyrun gelin.

Yazarı ilk bakışta haklı buluyoruz,yakılan iş makinalarına,kırılan dökülen okullara,dövülen doktorlara eğer eski yazılarında da ''Yeter Artık'' diyebilmiş ise yazar bu yazısında sonuna kadar haklıdır.Diyememiş/dememiş/demek istememiş ise yazar nedir ?...
23 Mayıs 2013 Perşembe 15:43
Yazar arkadaşımız..
 // Dragut
Yazdıklarına harfiyen katılıyorum. Yıllardır ihmal edilmiş bu bölgemizin daha çok hizmet ve yatırım ile tanışması lazım. İnşallah bu gerçekleşecek...
23 Mayıs 2013 Perşembe 10:53