Kürtçe düşlüyor olmak

Kürtçe, düşleyebiliyor muyuz bilmiyorum ama, kürtçe, düş dünyasında kapıldığımız en derin girdabın aslında düşleyebilme yetisinin dışa vurma biçiminde gizli yine...

Kürtçe, düşlüyor olmak, “olmak veya ol(a)mamak” sınırındaki gelip-gitmelerin tam merkezindesin.

Kürtçe, düşlüyor sanmak, düş dünyan ile koparıldığın yediyaş altı düş-hayal dünyasında bucalıyor olmaktır aslında. 

Kürtçe, düşlüyor olmak, anlaşılma boşluğundan önyargılar dehlizlerinde ‘tükeniyor’ olmakla eş anlamlıdır aslında.

Kürtçe düşlüyor olmak, düşlemiyor, düşleyemiyor düşkırıklığının girdabında tapa taktak sürünüyorsun emek...

Ve dahası... daha dahadası...

Kürtçeyse fikirler “ya yasadışı bir propaganda algısına mahkum” ya da, “gundice bir fikir bonalımına mahkumdur.” Kürtçeyse düşler, ya bir ALTYAZIya mecbur, yada bir ÇEVİRMENe mahpus...

Peki ya Kürtçeyse felsefe, o zaman.... daha o kadarına gelemedik; nedense, bir YALANDIR sürüp gidiyor, “Fêm dikim lê nikarim xwe îfade bikim (anlıyorum ama kendimim kürtçe ifade edemiyorum)” paranoyası...

Oysa, Hülya Avşar bile, yüzleşince kendisiyle (popüler bir tarafı da var tabi) onun bile dili açılıyor, Tu bi Kurmancî dizanî? An na, diye...

Neden mi Türkçe yazdım bu yazıyı diye sorabilirsiniz?

Yoksa bundan böyle Türkçe mi devam edecem diye de düşünebilir siniz?

İkinci sorunun cevabından başlayayım: HAYIR!

Birinci soruya dönelim isterseniz; “Sî-tavk” adındaki yazımın altına bir okurum şöyle bir rica bulunmuş, isterseniz ona bir bakalım:

“akben // tarik
ya bari kürtçe sonrada türkçe opsiyonlu bişe(y)ler yapsanizda bizde okusak. Ben yurtdisinda yaşayan bir kürtüm kürtçe bilmiyorum.google translate kullaniyorum kürtçe türkçe ingilizce çok komik saçma bir çeviri oluyo. Hadi türkçe yapmiyosaniz bari ingilizce yapin. Okumak anlamak istiyorum. Çok rica ediyorum...”

Bende cevap vermek istedim, çünkü bu fikirleri önemsiyorum. Çünkü, bu soruyla o kadar çok içli dışlı olduk ki, hemen hemen günde en az 10 kez karşılaşıyorum. 

Kürtler benden Türkçe yazmam için rica ediyorlar! (kırmamalıyım değil mi?) e, ne yapsın garibanlar, ANLIYORLAR ama Konuşamıyorlar, pardon OkU-ya-Mı-yor-lar!

Her şey, güzel

Ama, dikatinizi çekmiş mi acaba, sevgili okurlarım, hep dert yakınıyorlar da biraz da Kürtçe (yani bilipte, anlayıpta konuşamadıkları veya okuyamadıkları) dili biraz (zahmet olacak) ama öğrenmeye çalışsalar.. 

Değil mi?

Ayıp mı öğrenmek?!

İşte, Kürtçe düşlüyor olmak, böyle bir garib ruhhali...
Böyle bir çelişkiler yumağında boğuşmak zarundasın.. 

Kürtçe anlıyor ve konuşamıyor yada okuyamıyor olmak nasıl bir şey...?

Onlara da şu mısralar hediyem olsun:

Mil-te-cî me

Mil-te-cî me
Nîk-te-cî me
Digel xeman binecî me

Dîrok
Avis e ji çîrokên min
Çîrok
Mil-te-cî ye
Nik mi-cî ye
Çîrok; ji min û te pekiye
Mil-te-cî me,
Li xwarêya welêt
Li joriya welêt
Welat her heman welat,
Welat,
Li ser milê me barekî lat
Latekî asê yî wekî teht 

Mil-te-cî me;
Nîk-te-cî me
Li kûpê êşan veniştî me
Bi mil-dor-mil
Bi çarmêrkî rûniştî me 

Çav,
Xudan awirên mil-te-cî
Lêv,
Ji kenê mil-te-cî
Rû,
Nexşeya dîrokeke bê şûn û bêcî
Bejn,
Bîşengeke serbijêr
Bejn,
Şilêreke rondiktêr

 ...

Mil-te-cî me;
Li milkê dinyayê veder
Diçim ku derê
Rûdadane hemû pace û der
Qebitandine
Hemû çavî û guheder 

Ava kaniyan mil-te-cî
Bayê baniyan mil-te-cî
Hemû
Biharên winda
Bihûştên veşarte
Zozanên sedkanî
Li dilê te nîk-te-cî
Mil-te-cî
Û ez berze me heyran
Ez,
Li nik te mil-te-cî...

--

Bi hêviya rojên xweş...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum