Dede: Vuran terfi ediyor, kurşun Hakkâri'deki vatandaşa kalıyor

HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede TBMM’de yaptığı konuşmada, “Hakkâri'de çayırlıklar, meralar, otlaklar yasak” dedi.

HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede TBMM’de yaptığı konuşmada, “Hakkâri'de çayırlıklar, meralar, otlaklar yasak. Çünkü Hakkâri'de neredeyse her karış güvenlik bölgesi. Çünkü Hakkâri'de bir mahalleden başka bir mahalleye geçmek için güvenlik noktalarından geçmek zorundasınız” dedi.

HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine TBMM Genel Kurulunda konuşma yaptı.

Konuşmasına, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Gülten Kışanak, Abdullah Zeydan, Musa Farisoğulları, Sabahat Tuncel, Gülser Yıldırım, Ayla Akat Ata, Selçuk Mızraklı, Remziye Yaşar ve Cihan Karaman’ı selamlayarak başlayan Dede, 2021 yılı merkezi bütçesinde devlet su işlerine ayrılan payda geçmiş yıllara oranla bir artışa gidildiğini ifade etti.

Dede şöyle konuştu:

“2021 yılı merkezî bütçesinde Devlet Su İşleri bütçesine ayrılan payda bir artışa gidildiğini görüyoruz ama bu artışın, ülkenin su kaynaklarını bilim ve tekniğe uygun olarak kullanıma sunmak... Su ve ilgili toprak kaynaklarını çevre duyarlılığı için kullanmayacaklarını biliyoruz. Bu kurumun, iktidar için savaş ve güvenlik politikalarına hizmet etme ve yandaşa kaynak sağlama noktasında iki önemli görevi vardır. Birincisi, coğrafyamızı insansızlaştırma politikalarının bir aracı olarak enerji kaynağı yaratma adı altında barajların yapılması, HES projeleriyle Kürt coğrafyasının insandan arındırılmasının amaçlanması, tarihî, kültürel mirasların sular altında bırakılarak kültürel, tarihsel ve ekolojik bir kıyım yapılması. Bakın, on iki bin yıllık tarihi olan Hasankeyf şu an sular altında bırakıldı. Bu zihniyet, sadece insana değil, kurda, kuşa ve doğaya düşman bir zihniyettir. Bunun en yakın örneği, Dersim'de yapılan Pembelik Barajı'dır. Bu barajla, Dersim-Bingöl-Elâzığ alanında bulunan yaban keçileri bugün sular altında kalarak boğuluyorlar. Bir zamanlar "Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı koyun da benim mesuliyetimdedir." diyen AKP Genel Başkanı, bugün Dicle'nin, Fırat'ın kenarında boğdurulmadık ne koyun ne keçi bırakmadı. Sağ kalanların ise ABD'li bir iş insanına, avcılarla öldürülmesi için ihaleye verildiğini görüyoruz.

İkincisi; tüm kurumlar, DSİ de insana, tarihe, kültüre ve doğaya düşman; yandaşa ise yoldaş hâline getirilmiştir. Sayıştay raporlarında açıklık kazandırılması, yargıya taşınması gereken birçok bulgu var ama ne yazık ki hiçbir soruşturma açılmıyorken diğer yandan borçlarını ödeyemediklerinden dolayı çiftçilerin desteklenme paralarını bile bloke eden Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı fırsatçı bir kuruluşla karşı karşıyayız. Kurumun uygulamalarına baktığımız zaman iktidarın dümenine nasıl su taşıdığını görebiliyoruz. Devlet Su İşlerinin, TEDAŞ, VEDAŞ, DEDAŞ gibi farklı adlar altındaki elektrik dağıtım şirketleriyle anlaşmalı bir şekilde yurttaşları nasıl elektriksiz ve susuz bıraktığını, Yüksekova'daki gibi VEDAŞ ekiplerinin kolluk kuvvetleriyle beraber zırhlı araçlarla gaz bombası kullanarak bazen sabaha karşı baskınlarla yurttaşları "denetim" adı altında nasıl mağdur ettiğini de çok iyi görüyoruz. Ne diyordu AKP Genel Başkanı: "Türkiye'de on beş sene önce acaba evlerde fırın bulabiliyor muyduk, acaba evlerde buzdolabı bulabiliyor muyduk?" Şu an evlerde elektrik yok.

POLAT TÜRKMEN (Zonguldak) - Var, var.

SAİT DEDE (Devamla) - Hakkâri Esendere beldesinde günlerdir neredeyse hiç elektrik verilmiyor. Pandemi yüzünden evlerinden çıkamayan insanlarımız, elektrik veremeyen VEDAŞ yüzünden karanlıkta, öğrenciler eğitim alamamakta. Tabii, iktidar için dert değil, iktidarın derdi yandaşının cebinin dolması, dağıtım şirketlerinin kasalarının dolması. Esendere'de elektrik yokmuş, öğrenciler karanlıkta kalmış, bu, bu iktidarın derdi değil. Tarım ve Orman Bakanı "İl Yatırım Rehberleri" adı altında her şehir için "Tarımsal Yatırım Rehberi" adında bir çalışma hazırlanmış, Hakkâri Tarımsal Yatırım Rehberi'nde ilim tarımsal potansiyeli konusunda 10 maddelik bir çerçeve sunmuş. Bakın, Tarım ve Orman Bakanlığı Hakkâri için diyor ki: "İlin arazisinin yüzde 52'sini çayır ve meralar oluşturduğundan hayvancılığın gelişimine uygundur. İlin coğrafi yapısı ve mera alanlarının önemli yer tutması nedeniyle küçükbaş hayvancılığın gelişimine uygundur."

POLAT TÜRKMEN (Zonguldak) - Yüzde 50...

SAİT DEDE (Devamla) - Cevap vereceğim.

"İlin zengin florası ve fauna yapısı ekolojik olarak arıcılık yapmaya ve gelişimine uygundur. İlde endemik türlerin yetişmesi ters lale, kivi, incir, susam, nar gibi ürünlerin yetişmesine uygun iklim alanları mevcuttur."
Şimdi Bakana sormak istiyorum: Acaba başka bir ülke Bakanı mı? Çünkü Hakkâri'de çayırlıklar, meralar, otlaklar yasak. Çünkü Hakkâri'de neredeyse her karış güvenlik bölgesi. Çünkü Hakkâri'de bir mahalleden başka bir mahalleye geçmek için güvenlik noktalarından geçmek zorundasınız. Çünkü Hakkâri'de bir çoban hayvanlarını otlatırken asker kurşunuyla vurulabiliyor. Çünkü Hakkâri'de bir kadın ot biçen çocuklarına yemek götürürken yine asker kurşunuyla vurulabiliyor; vuran terfi ediyor, kurşun Hakkâri'deki vatandaşa kalıyor. (HDP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

POLAT TÜRKMEN (Zonguldak) - Müsebbibi sensin!

BAŞKAN - Buyurunuz.

SAİT DEDE (Devamla) - Kürt kentlerinde tarım ve hayvancık yapılan arazilerin neredeyse tamamına yakını düzenli olarak valiliklerce yasaklanmaktadır; bunu Hakkâri Valiliğinin sitesinde görebilirsiniz.

POLAT TÜRKMEN (Zonguldak) - Niye yasak? Niye yasak?

SAİT DEDE (Devamla) - Yurttaşlar artık bırakın hayvanlarını otlatmayı, canlarının derdine düşmüş durumda. Kürt sorunundaki çözümsüzlükten dolayı yasak.

POLAT TÜRKMEN (Zonguldak) - Yapmayın Allah aşkına, siz de yapmayın.

SAİT DEDE (Devamla) - Bu yasakların dışında, birçok mera ve kışlaya karakollar yapılmakta, tarım ve hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız mağdur edilmektedir.

Son olarak, Esendere Beldesi Güvenli Mahallesi'ne ait meraya karakol yapılacağından dolayı mera diye bir yer kalmamıştır. O yüzden Tarım Bakanına şunu söylemek istiyorum: Bu raporu öncelikle Millî Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanına gönderin, işte o zaman burada yazılan potansiyellerin hepsinin iktidarın ana politikası olan güvenlik bariyerlerine çarpacağını göreceksiniz. Halkın parasına, malına el koyduğu için oh çeken İçişleri Bakanı da Hakkâri'nin festivallerin yapıldığı bir şehir hâline getirildiğini söylüyor.

POLAT TÜRKMEN (Zonguldak) - Doğru.

SAİT DEDE (Devamla) - Ya hepiniz birbirinizden habersizsiniz ya da ölümlerin, yasakların, güvenlikçi politikaların bol geldiği bir yerde muazzam bir tiyatro performansı sergiliyorsunuz; bunların hepsi kâğıt üstünde. (HDP sıralarından alkışlar)(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BEKİR KUVVET ERİM (Aydın) - Ya, terörden vazgeçin, terörden vazgeçin, her şey güllük gülistanlık olur.
SAİT DEDE (Devamla) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”

VİDEOYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Benzer Videolar