Necip Çapraz

Hakkari radyoları susmasın

08 Mayıs 2008 Perşembe

Hakkari"nin yerel basındaki işitsel medyanın iki temel taşı olan Hakkari"de Hakkari FM, Yüksekova"da Doğu FM (Doğu Radyo) radyoları sustu. Radyo yönetimleri gerekçe olarak bu ekonomik nedenleri gösterdi. Bu iki radyonun başında olan meslektaşlarım Kemal Arslan ve Hakan Taş kişisel özverileri ile yıllardır bu alanda mücadele ediyorlar.

 

Halkın kendini ve düşüncesini ifade ettiği iki radyonun girmediği ev, iş yeri yok. Bu iki radyoyu duymayan kulak yok. Hakkari gibi bir yerde sevilen Türkçe ve Kürtçe müzikleri dinlemek çok güzel. Hele arada bir canımız sıkıldığında arşivlerinden bir şarkı,Türkü veya Kürdi dinlemek zaman zaman baş ucumuzdaki en yakın dostumuz oldu.

 

Belediyelerin, Kaymakamlıkların, Valiliklerin veya sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin duyurularını dinleriz. Yapılan hizmetlerin türü ve niteliği hakkında bilgi alırız. Bazen işi ve hizmet ilanlarını bas bas bağıran sunuculara rastlarız. Bir çok kurum, kuruluş temsilcisi, yerel idareci veya bürokratın hizmetlerinin konuşulduğunu duyarız. Herşeyin daha iyi olması gerektiği bir Hakkari özlemi ile yanıp tutuşan meslektaşlarımızın o ricacı ve yapıcı konuşmalarına şahit oluruz. Bazen de Hakkari"nin genel sorunlarının tartışıldığı özgün programları dinleriz.

 

Halkın beğenerek dinlediği, kendini ifade ettiği sivil radyoların susmaması gerekiyor. Buna rağmen askerlerin “sınır efem” adı altında bir çok radyosu olan Hakkari gibi özel şartları ve sıkıntıları olan bir ilde bu radyolara sahip çıkmamak halkı cezalandırmaktır. Halkın tek sosyal ve kültürel anlamda hobisi olan “radyo dinleme” zevkini kırmaya yönelik olan mağduriyetin en kısa zamanda giderilmesi gerekiyor.

 

Üstelik TRT kurumunun son günlerde Kürtçe televizyon açma sürecinde yerel radyoların kapanma noktasına gelmesi ayrı bir detay.

 

Umarım ekonomik kriz içinde olan Doğu ve Güneydoğu"daki onlarca radyoya sahip çıkılır.

Bu sahip çıkma konusu için öncelikli görev sivil toplum örgütleri,valilik, kaymakamlık ve belediyelerindir.

 

1993 yılında Hakkari genelindeki radyo ve televizyon mesleğini icra eden kişilerden biri olarak kapanmamak için gerekirse kendi birikimimizi harcayıp radyomuzun kapanmasını engellemeye çalıştığım için biliyorum. Belediye, kaymakamlık ve diğer resmi kurumların ilanlarını bedava yayınlardık. Söz konusu kurumların tek kuruş ödediğini görmedim.

 

Aslında radyoların yeniden açılması ve başta valilikler tarafından olmak üzere desteklenmesi gerekiyor. Özellikle Hakkari gibi son günlerde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle sadece reklamlarla bu radyolar görevlerini ifa edemezler. Bu noktada radyoların resmi ilan bile yayınlama hakkı olmalı ve bu radyolar da “iflas eden esnaf” mantığı ile değerlendirilmemelidir.

 

5 yıl önce “Kar Radyo ve Televizyon Anonim Şirketi”ni kurarak televizyon yayını hiç olmayan bir ilde yayın yapma isteği üzerine RTÜK"e başvurduk. Ancak yeni RTÜK Başkanı ve AKP iktidarının yerel basının güçlendirilmesi ve TV yayını olmayan illere TV yayın izni verilmesi konusundaki hiçbir girişimi yoktur.

 

Yerel medyaların bu hükümet döneminde sorunları daha da artmıştır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu"da yaşanan gergin ortamda en fazla cezalandırılan ve hor görülen mahkemelerde süründürülen, ekonomik olarak boğazı kesilen yerel medya olmuştur.

 

Söz konusu bölgelerde basın özgürlüğünden bahsetmek neredeyse mümkün görülmemektedir. Bu bölgede “padişahım çok yaşa” diyen ve “yağcılık” yapan bir kısım medya ise gittikçe büyümüş ve gücüne güç katmıştır. Tabii bunlar bölgede yaşanan gerginlikten beslenen haksızlıklara, yolsuzluklara ses çıkarmayan medya kuruluşlarıdır.

 

Çalışanları mağdur olmuş, vergi, elektrik, telefon, kira, personel maaşı, Bağ-kur, SSK, RTÜK üst kurul payı derken tamamen krize giren bu işletmelerin başta sahipleri ve güzel kalpli sunucuları için ne yapabiliriz acaba?

 

Kamuoyunu aydınlatma görevi olan bu medya kuruluşlarımızın bu kapanmayı hak etmediklerini Hakkari"de son günlerde iflas eden esnaflar gibi onların da ekonomik krizin kurbanı olduğunu görüyoruz. Hepimize hitap eden bu iki radyomuzun yeniden açılmasını diliyorum.

Bu yazı toplam 16800 defa okunmuştur
Öyle
 // Keen
Üniversitede Türkçe yazım kurallarını da öğretmelerini isterdim. Her neyse...
Senin işin ekmek çıkarmak sanırım. Ekmek bir besin, halk bu besini yaşamak için tüketmek zorunda, (ya da öyle görüyor) halk bu besinden zarar değil fayda görsün diye sen bu işi temiz ve kaliteli yapmak zorundasın. Senin olayın sadece ticaret değil, bir gerekliliktir.
Eğer ticaret her yerde aynı olsaydı, şu an Hakkâri’deki fabrika sayısı, Sivas'taki fabrika sayısına eşit olurdu.
Ticaret her yerde risktir, ama bu risk her yerde aynı değildir. Bu yüzden ekmek fabrikaları ile yayın kuruluşlarını bir tutma.
Türkiye okumuyor, dinlemiyor. Kendine en kolay gelen yolu, zamanını en iyi öldüren cismi seçiyor, yani televizyonları. Türkiye'de 10 yıl öncesine kadar bile var olan yüzlerce radyo istasyonu maddi imkânsızlıklar yüzünden kapandı. Çünkü televizyon ve internet yaygınlaşınca radyo gibi daha dikkatli takip gerektiren iletişim araçları, halka daha zorlu anlaşılır bir dil gibi gelmeye başladı.
O dili sadeleştirmek için elimizden geleni yaparız, ama iş maddi boyuta vardığı zaman, her an için mesajını kitleye daha hızlı ulaştıran, iletişim araçları reklamı ve parayı kapan taraf olur.
Hakkâri’nin basit radyolardan başka, enformasyon adına herhangi başka bir kuruluşu yok. (Sadece merkezde 10'dan fazla fırın var) Bu da bu radyoları simgeleştirir. Türkiye'de olduğu gibi Hakkâri’de de radyo dinlenme oranı aşağılarda. Ama biz hala bu simgeyi ayakta tutmak adına işler yapıyoruz. Herhangi bir maddi beklentimiz de yok. Hala günde 5 liraya çalışan insanları olan bir şehirden Radyo'lara para akmasını beklemek ahmaklıktır zaten.
Düşün ki biz Avrupa'dayız şu an, oralarda hala radyo dinleme oranı %80'lerde ve neredeyse hiç ekmek tüketmiyorlar. Bu durumda senin imalathanen ne kadar ticari olabilirdi? (Tabii olarak bunu devam ettirmezdin, neden çünkü senin işin temel ihtiyaçlar kapsamında, bu açıdan kıyaslaman yanlış diyorum, ama illa ki cevap bekliyorsun) Ki ben örneği Avrupa’dan verdim, bir de buna, Avrupa'nın milli gelir bakımından 10 kat gerisindeki bir ülkeden ve en ücra ilinden bak? Sonuç yine aynı mı olur?
Radyolar, tüm teknik ve teorik yanları, masrafları, ticari kaygıları ile çok zor işlerdendir. Sen her gün ekmeğini temiz ve leziz çıkarırsan, ömür boyu o işi yapar, paranı da kazanırsın, ama bizim işimiz bu şekil değil, sürekli düşünce, ilerleme gerektiren bugünü ne düne ne de yarınına benzeyen bir iştir. Aklının maddi sıkıntılarda değil, yaratıcı fikirlerde olmasını istiyorsan, maddi kaygı taşımamak zorundasındır.
Etrafında görüp, sayabileceğin her işi yapan şirketlerin en az 50 veya 100 yıllık bir mazisi varken, Türkiye'de ilk özel (ticari kaygı taşıyan) radyo 1993'te kurulmuştur.
Biz, senin gibi gerekliliği varsayılan bir işin odağında bulunmuyoruz.
Türkiye'deki insanlar hep aynı düşünüyorsa, başka düşüncelere ihtiyaçları yoksa önlerindeki ufuğu daha da büyütecek, düşünce kabiliyetlerini zorlayacak yayınlar yerine, sürekli TV başında oturup, magazin programlarını izliyorlarsa, bana ufak bir umut taşıyarak yaptığımız işin ticari taraflarını gösteremezsin. Çünkü böyle bir tarafı yok.
Radyolar yaşam için gerekli değildir. Her yerde radyo yoktur. Herkes bu işi yapmaz, çünkü yapamaz. Radyoların lüks olmadığını düşünüyorsan, etrafındaki radyoların sayılarına bakar, kim evinin arka odasında, kendine ait bir radyo istasyonuna sahip, bunu bize iletirsin.
"Radyolar para getirmiyorsa" demişsin, kendi cevabını verip, boşa uzatmışsın radyolar para getirmez ve ancak senin deyişinle "süper parası olanlar" yapar. Radyo, bir gelişmiş toplum kitle iletişim aracıdır, kolaycı ve muhafazakâr toplumlarda, "elbet biz de gelişiriz" umudunun imalathaneleridir. Ticari değillerdir. Show TV'de izlediğin bir reklamın bir saniyesi bizim için bir reklamın üç aylık sürekli yayını demektir.
KDV üstüne, RTÜK payı ödemeyi nasıl "bilinçsizlikle" birleştirdiysen artık, ben orda bana sürpriz yapıldı demiyorum, yükümlülüklerimiz -hem maddi hem manevi- çok fazla diyorum. Ekmek üretmek, ekmek konusunda fikir sahibi olmak ile aynı şey değildir malumun.
Askeri radyolara gelince, bu radyolar direk ordudan destek alır, her şeyleri bu kurumdan gelir, çünkü bilirler ki bu yardım olmazsa radyo ayakta duramaz. TSK’nin bile yapamadığını yapıyorsak hala, fırın açsak, Avusturya'ya ihracata başlardık. Ticari dehana güveniyorsan, “neden fırın çalıştırıyorum” diye sorardın kendine, çünkü herkes fırın açabilir. Parası olan herkes… İlk birkaç yıl zor gelse de, işi kaptı mı devam ettirir. Çünkü besin hep aynı alınır, aynı dışkılanır. Bu cümleleri de sana karşı sarf etmek hayli basit, değil mi?
Kıyaslama istiyorsan, kıyaslama bu. Ama biliyorsun ki işin özü bu değil.
Türkiye’deki en büyük sektörel sorun, herkesin, her işi yapabileceğini sanması, her işe kolaylıkla atılması, fırını iş görmediyse, kasap, o işlemediyse, radyo, o olmadıysa, internet kafe…
“İş görmüyorsa kapatılsın” demişsin, evet, şu aralar aklımızdan en çok geçen şey bu, ama tüm Türkiye’deki diğer radyocu arkadaşlarla düşündüğümüz, her yerde bir yerel radyonun, oradaki halkın iletişimi açısından çok önemli olduğu, burada bırakmanın bir nevi onursuzluk olacağı…
“Halka güvenmek” sözüyle iddia edilen, radyo dinleme bilincinin oturması, çünkü radyo yayını yapmak kadar dinlemek de zordur, mesajını tez veren bir Brezilya dizisi değildir radyo yayınları.
Sonuç olarak dediğim şey, ikimizin de yaptığı şey ticari olsa da, kulvarları çok farklı.
Sen, herkes için gerekli görünen bir işi, bense tamamen lüks ve gereklilik taşımayan bir işi devam ettiriyorum.
Senin işini yapmaman sonrasında halk belki ekmek yemeyecek, ama ben işimi bırakırsam, ne olacak? Sadece yıllar sonra “kapatıldı, yazık oldu” denen bir olay olacak belki.
Senin işinde, seviyeyi; sürekli korumak varken, benim işimde, sürekli ilerletmek vardır esasen.
O dinleyiciye gelince, eğer böyle bir şey olmuşsa özür dileriz.
Ama bu ülkede, halkıyla bu kadar istişare içinde bulunan başka radyo bulamayacaklarını taahhüt ederim. O kadar ki, kapanması sonrasında, belki çok daha rahat günlere kavuşacağını öğrenen bizler, bunun aksine hareket edip, Yüksekova Haber ve benzeri haber sitelerinden, kendilerini kapanma olayından haberdar edip “çözeceksek beraber çözelim, yoksa kapatalım” diye gayri resmi önerge bile veriyoruz.
Hatalarımız yok mu, var elbette. Çünkü “bilinçsiz” dediğimiz herkesin içinde biz de varız, hepimiz öyleyiz. Belki sadece bunu kasti yapmıyoruz.
Radyoların ömrü gittikçe kısalıyor, bunu görmek zor değil, zamanın yönü doğrultusunda her şeyi anında ve yerinde tüketmek isteyen bencil insan profilinin çemberi gittikçe büyüyor. Ama olabildiğince uzun bir radyo yayını, her halk ve radyo hak ediyor. Bunun için uğraş vermekteyiz.
Sonuç, devam edebildiği kadar devam edeceği yönünde…
Bunun için, Halkımıza, Hakkâri Vali Yardımcısı Ali Hamza Bey’e, Erdal Sözer’e ve Hüseyin Ümit’e teşekkür ederiz.
Saygılar…...
30 Mayıs 2008 Cuma 23:30
oyle tabiki
 // metin derki
hahahhaha valla cok guldum yazina artik dogru olan hakli oldugun bir konu bulamadin kisiligime saldirmaya baslamissin ama benim sana yazdiklarimi anlayabilcek bir kapasiten oldugunu zannetmiyorum onun icinde batma konumuna gelmissin,bize universitelerde ders ogretirlerken yada hayattan aldigimiz derslerde hakkaride ticareti soyle istanbulda ankarada surda burde bu sekilde diye anlatmazlar ticaret heryerde ticarettir yani benim hakkariye gelmeme bile gerek yok ,uzun yorum yazmamdaki sebep ise saldirma gudusu dedigin bende olmayan garip seyden degil birseyler daha ogrenebilesin diye elimden geldigince ugrasimdir ama malesef sen yine yanlis anlamissin neyse bendende sana saygilar ve benim seni tanimadigimi seninde beni tanimadigini biliyoruz sana bir arkadas olarak ukalalik olarak kabul etmezsen eger bir tavsiye bir isletmeyi acabilmekte onemli oldugu kadar kapatmakda cok onemli o cesareti gosterebilmissin buda buyuk bir basari ama her acilan isyerinden para kazanabilcem yada islerim tikirinda gidicek diye bir beklentin olmasin ama her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya calis benim isim ekmek yani firinciyim ve yaptigim butun ekmeklerde asiri derecede hassassim sebebi ise insanlar yaptigim ekmekleri para verip aliyorlar ve o parayi kazanmak icinde emek harciyorlar benimde o insanlara emeklerinin karsiligini kendi emegimle verme zorunlulugum var ve ben bunun bilincinde olan bir insanim olayi birde bu acidan dusun maddiyat elbette onemli ama siz demekki ordaki halka hitap edemediginiz icin yada baska sebeplerden dolayi bu hale gelmissiniz egerki devam diyorsaniz aciklariniza bakin elinizdeki internet imkanlarini kullanip daha iyi neler yapabilirim diye arastirmalar yapin bunlar benden tavsiye yapip yapmamakta sana duser kapatma olayina gelince ise kotu bir is yapipda kapatmis olmuyorsunuz sonucta namusunuzla alin terinizle bir ise girmissiniz ve basarili olamamamissiniz buda gayet normal bir olay bir isyerini acmak kadar dogal yani ve kapanmasindada bir kotu durum yok isler daha kotu olmadan kapatmak en guzeli olur saygilar hakkari fm ...


parasi olan herkes radyo elbette acabilir acamazmi? egerki acilmiyorsa yada hakkari fmnin satisi gerceklesmiyorsa bunun anlamida sudur parasi olan insanlar radyo isletebilceklerini dusunmedikleri icin olabilir yada kar getiren bir is olmadigini dusundukleri icin olabilir demekki insanlara mantikli gelmiyor radyo acmak yada isletmek,radyonun kitle iletisim araci oldugunu herkes biliyor ama para odenmesi konusuna gelince parali tvler gibi bir konuma gelebilceksinki insanlara para ile radyonu dinletebilceksin yoksa bedava olmaya reklam gelirleri ile isini yurutmeye devam edersin,radyo kesinlikle luks degildir uzerinden para kazanilan GENELDE ticari amacli bir isletmedir VE KESINLIKLE RADYO BIR LUKS DEGILDIR, askeriyenin radyolari hakinda bir fikrim yok yani hakkaride hic bulunmadigim icin bilmiyorum ama orda olmus olsaydim sizin gibi isletmecilerin radyosunu dinliycegim yere hic reklamsiz asker radyosunu seve sevede dinlerdim ve kendin soylemissin asker radyosu diye demekki gelirleri askeriyeden bunun daha neyi aciklanicakki? radyo tvlerin basit isletmeler olmadigini acmadan once bilmiyormuydun vergisinin yuzde 18 oldugunu ve ustune yuzde 11 rtuk payi odemen gerektigini eger bilmiyorsan zaten sen bu ise bilincsiz girmissin demektir yanlisin daha ise baslarken baslamis, rating cihazindanda onemlisi egerki butun yorumlari okursan ne kadar ratingin oldugunu kendinde anlarsin 'telefon yuzume kapandi' diye yorum yapan kisinin senin radyonu daha kac defa dinliycegini kac defa daha ariycagini kendinde tahmin edebilirsin bunun icin bir alete gerek yok bence.Guvencen eger yerelsel halkindir demissin hic bir zaman musteriye guvenip isyeri acilmaz bunuda ogrenmis ol bu arada sen birseyi bine satarsin bir baskasi ayni urunu yada daha iyisini 300 e satar musteride fiyattan dolayi yada daha iyi bir servis musteri anlayisi oldugu icin bir baska yere gider yada hic almaz o urunu yani musteriye guwenerek isyeri acilmaz,urunune kendine guweninle isyeri acilir ve isletilir ama dogru yerde dogru zamanda.isletin demeside kolay cunki butun hersey yonetimden baslad egerki yonetemiyorsanizki durum onu gosteriyor daha fazla bataga saplanmanin bir anlami yok oyle 3 milyar lira falan validen sundan bundan yardim almayla gecici olarak isine devam edersin egerki ticareti yapmayi tam anlamiyla bilmiyorsan,isletme konusunda senden daha iyi oldugumun ben farkindayim zaten seninde belirtmene gerek yok ama hakkari fmi almakda bana mantikli gelmiyor isim olmaz yani, bildigimde yahudi tarihide olsa isletmeleride olsa bir egitimdir bir bilgi birikimidir bencede seninde biraz isletme calisman bilgilerini artirip kendini daha iyi gelistirmen gerekli .)...
25 Mayıs 2008 Pazar 15:11
oyle tabiki
 // metin derki
hahahhaha valla cok guldum yazina artik dogru olan hakli oldugun bir konu bulamadin kisiligime saldirmaya baslamissin ama benim sana yazdiklarimi anlayabilcek bir kapasiten oldugunu zannetmiyorum onun icinde batma konumuna gelmissin,bize universitelerde ders ogretirlerken yada hayattan aldigimiz derslerde hakkaride ticareti soyle istanbulda ankarada surda burde bu sekilde diye anlatmazlar ticaret heryerde ticarettir yani benim hakkariye gelmeme bile gerek yok ,uzun yorum yazmamdaki sebep ise saldirma gudusu dedigin bende olmayan garip seyden degil birseyler daha ogrenebilesin diye elimden geldigince ugrasimdir ama malesef sen yine yanlis anlamissin neyse bendende sana saygilar ve benim seni tanimadigimi seninde beni tanimadigini biliyoruz sana bir arkadas olarak ukalalik olarak kabul etmezsen eger bir tavsiye bir isletmeyi acabilmekte onemli oldugu kadar kapatmakda cok onemli o cesareti gosterebilmissin buda buyuk bir basari ama her acilan isyerinden para kazanabilcem yada islerim tikirinda gidicek diye bir beklentin olmasin ama her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya calis benim isim ekmek yani firinciyim ve yaptigim butun ekmeklerde asiri derecede hassassim sebebi ise insanlar yaptigim ekmekleri para verip aliyorlar ve o parayi kazanmak icinde emek harciyorlar benimde o insanlara emeklerinin karsiligini kendi emegimle verme zorunlulugum var ve ben bunun bilincinde olan bir insanim olayi birde bu acidan dusun maddiyat elbette onemli ama siz demekki ordaki halka hitap edemediginiz icin yada baska sebeplerden dolayi bu hale gelmissiniz egerki devam diyorsaniz aciklariniza bakin elinizdeki internet imkanlarini kullanip daha iyi neler yapabilirim diye arastirmalar yapin bunlar benden tavsiye yapip yapmamakta sana duser kapatma olayina gelince ise kotu bir is yapipda kapatmis olmuyorsunuz sonucta namusunuzla alin terinizle bir ise girmissiniz ve basarili olamamamissiniz buda gayet normal bir olay bir isyerini acmak kadar dogal yani ve kapanmasindada bir kotu durum yok isler daha kotu olmadan kapatmak en guzeli olur saygilar hakkari fm ......
12 Mayıs 2008 Pazartesi 04:47