Şeyhmus Diken

Şeyhmus Diken

Bir Kenti Fethetmek!

Bir Kenti Fethetmek!

Yazılarımı okuyanlar yaşadığım şehirden bu denli sıkça söz etmemden umarım bezmemişlerdir. Ama bezip bıkmışlarsa da, haberleri olsun daha çok yazacaklarım var, aflarına sığınarak. Çünkü şehir öyle az buz bir şehir değil, binler yıllık bir şehir. Üstelik sadece mekânsal hikâyeleri ile değil, yaşadığı onca serencam ve muhalif dik duruşu ile muktedire meydan okumuş siyasal manada simge bir şehir.

Bu sebeple şehir sırlarını fısıldayacak bizler de sırdaşları olarak yazacak, paylaşacağız. Paylaşacağız ki; paydaşları, dostları ve yarenleri çoğalsın. Çoğalsın ve büyüsün. Büyüsün ki işlerimiz kolaylaşsın.

Çünkü daha çok işimiz var bu şehirde, dedik. Demeyi de sürdüreceğiz…

fethaamede.jpgBugünlerde Diyarbakır’daki bilboardlarda iki dilli Türkçe ve Kürtçe olarak bir afiş dikkat çekiyor. Ve siz bu yazıyı okuduğunuzda o afişe sebep olan gün kutlama ve anması muhtemelen gerçekleşmiş olacak. Afişte şöyle bir ifade var. Fetha Amedê, Diyarbakır’ın fetih günü: 1374. yılı.

Bilmeyenler için bu anma ve kutlamayı gerekli kılan ve ilk kez bu yıl yapılan etkinliğe sebep olan tarihsel meseleyi yazmakta yarar var.

Diyarbakır Milattan sonra 639 yılına kadar Roma-Bizans egemenliğinde olan bir şehir. Arap Orduları kenti M.S. 639’da kuşatır. Beş ay süren kuşatmadan sonra kent, Müslüman Araplar tarafından ele geçirilir. Ele geçirilir geçirilmesine de, şehrin sakinlerinin Hıristiyan tebaaya mensubiyeti nedeniyle orta yerde duran Mar Toma Katedrali bile en az iki yüz yıl süreyle ortak ibadethane şeklinde; cami, kilise ve havra olarak kullanılır.

Şehrin sicilinden geçen bütün kavimler; camilerle kiliseleri, havralarla mescitleri aynı uhrevi dünyanın yeryüzü ibadet mekânları olarak dikkate alırlar. Nüfus popülasyonuna da pek müdahale etmezler. Hatta 1869 yılında yapılan şehir envanterini Dîyarbekir Salnamelerinden incelediğimizde fark ederiz ki; bütün o fetihlere ve fetihlerin neredeyse 1300 yıl sonrasına bile baktığımızda 1869 yılı rakamlarına göre kentin Müslüman nüfusu ancak yüzde kırklarda seyreder. Ne olursa 1895 ve 1915 felaketlerinden sonra olur. Kent; Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının bütün o bilinen tekçi Türkçü tektipleştirmelerine mazhar olur. Ve ez cümle bugünlere gelinir.

Özeti bu!

Buradan bir okuma yaptığımızda bugün için çevredeki şehirlerden mesela Urfa’nın Peygamberler Şehri olarak anılmasına öteden beri alışkındık. Peki Diyarbakır için bütün muhalif metropol ve direnişçi kimliklerini yok sayarak bugün adeta din üzerinden politika yapılarak sistematize edilen bir şehir kimliğine evriltmek neyi anlatmaya çalışıyor.

Hatta yapılan işten yani fethedilmiş bir şehir anması işinden yola çıkarak vurgulamak gerekirse hiçbir döneminde işgal edilmemiş ve bu nedenle kimi şehirler gibi kurtuluş günü de olmayan bir şehrin fetih gününden söz etmek! Sonra da bu fetihçi anlayış üzerinden yeni sahiplenmecilikler tesis etmeye yeltenmek bir şehri anlatmaya muktedir mi, hakkaniyetli mi!

Kesinlikle değil.

Diyarbakır’ı İslami politika yapanların kategorize etmeleri, hele hele bu manada fetihçi manada, tek başına İslami kimlikle daraltmaya yeltenmeleri kente yapılmış büyük haksızlık olur. Evet, Şehir bugün büyük ölçüde Kürt ve Müslüman bir şehirdir. Ama şehrin diğer hiçbir kimliği, dini, cemaati, inanç topluluğunu da ötekileştirmeyen tarih boyunca yok saymayan bir yapısı vardır.

Belki Maraş kahraman olmayı, Antep gazi olmayı, Urfa şanlı olmayı kendine çok yakıştırabilir! Ama bırakınız Diyarbakır, alternatif muhalif ve metropol kimliğiyle siyasal manada simgesel bir şehir olarak Kürtlerin kalbi Amed olarak kalsın derim. Öyle kalmasını da arzu ederim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum
  • mehmet kaygusuz / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 13:23

    Sayın yazar güzel yazmışın eline kalemine sağlık.Bize tarihi bir görsel sunmuşun. ancak Diyarbakır ı (neden amed yazmadınsa) bir kaç devlet hakimiyetine girmiş.doğru yanlış haklı haksız. bugüne gelinmiş. osmanlının o adil idaresini çok güzel teyit etmişin.bunun için teşekkürler.sanırım osmanlının türk idaresi olduğunu unuttun.Ancak islami idareden ve türklükten cidden rahatsız olmuşun. kendi görüşün saygı duyulur.Amed in dik durşuna da saygılar.Ancak bugünkü birlik beraberlik.İnanç birliği el birliği, geçmişteki acıları unutmayı pek içinize sindirememiş yada barıştan tevazudan ,enginlikten rahatsız olmanı anlayamadım.Sahi barış nasıl bir şey hep dik durarak nasıl barış sağlanacak.Fedakarlık, anlayış,empati bunlar hayali duygularmı ?

    Yanıtla (0) (0)
  • Civan / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 01:08

    cok guzel yazmissin saygideger buyugum. yazin kisa ve oz olmus. din uzerinden siyaset yapanlar gecmiste atalarinin halifeligi kullanip yagmaci bir toplumun devletiydi. simdi de sadece yontemleri degisti. amedi bu din somurusu yapanlara karsi koruyalim. onurlu ve serefli olan baskentimizi koruyalim kollayalim. destegin olmadigi yerde bunlar olmayacaktir. bunlara destek vermeyelim. birakin diyarbakir onuruyla ozgurlessin. her biji kurdistan.

    Yanıtla (0) (0)
  • geweri / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 11:44

    şehmus bey bu etkinilikler daha öncki yıllar dada kutlanılıyordu
    bir de bir yerden islamdan dem vurulunca niye can sıkıntısına giriyorsunuz islam hiç bir zaman diğer dinlerin kutsallarına karışmamıştır olur ya diyarbakırlılar geçmiş olan tarihi değerlerini yad ediyorlar ne olacak bırak yapsınlar

    Yanıtla (0) (0)
  • Özgür müslüman / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 14:43

    9 Peygamber Makamı 3 Peygamber Kabri 541 Sahabe, Şeyh Said ve 46 Dava Arkadaşının Meftun Bulunduğu Mekke ve Medine de En Çok Sahabenin Bulunduğu 3. Şehirdir. İslam Ordularına Arap Orduları Diyerek Adeta Faşizm Yapmanız Elbette Çok Düşündürücü...

    Yanıtla (0) (0)
  • Hakan Taş / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 17:15

    İçinde İslam ın geçtiği her şeye kıl olmak CHP lilere ait bi tavır zannederdim. Maalesef sizde aynısınız.Lütfen içinizdeki AKP yi attığınız gibi Chp yi de atın.Bi de öyle yazın.Hem sizin için hem okuyucularınız için daha anlaşılşır olacağınızı tahmin ediyorum...

    Yanıtla (0) (0)
  • Dinar Can / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 20:06

    Kanımca yorum yapanlardan kimileri yazarın metnini yeterince kavrayamamış. Evet bence de daha uzun yapılabilirsiniz. Ama yine de meram anlatılmış.
    Hiç de CHP gibi düşünme bakışı çıkmıyor bu yazıdan.
    Ayrıca Amed vurgusu ve Müslüman ve de Kürt şehri vurgusu da var.
    Siyasal islamın daraltıcı bir çerçeve olduğu ifadesi de Amed için elbette doğru olduğunu düşünüyorum.

    Yanıtla (0) (0)
  • ahmet ateş / 04 Mayıs 2013 Cumartesi 21:06

    işsizlik almış başını gidiyor halk sabahın köründe kaymakamlık kapısında 100 lira yardım parası alıcam diye sıraya giriyor.siz sayın yazar hala AMED diye kendinizi paralıyorsunuz .

    Yanıtla (0) (0)
  • Sabri / 06 Mayıs 2013 Pazartesi 20:46

    Yorumcuların bazıları (Ki amaçları bellidir.) yazarın güzelim yazısını Amed'in sorunları ile gölgelemeye çalışıyorlar. Bu yorumlar kasıtlı ve eminim bu tür yorumları yapanların hiç biri o coğrafyanın insanı değildir. Amed'de yoksulluk, fakirlik varmış. Elbetteki var ama bunun müsebbibi Amed ve Amed'li değil, Ankara ve Ankara'da oturup keyif çatan hukuk tanımaz insanlık bilmez zorbalardır. Yoksa Mezopotamya coğrafyası değil 10-12 milyon insanı, bir milyar insanı İsveç standartlarında besleyecek kaynaklara sahiptir. Amed'in bazılarının gözüne diken gibi batması bundandır. Amed'in gerçek kurtuluşu dileği ile....

    Yanıtla (0) (0)
  • mehmet kaygusuz / 07 Mayıs 2013 Salı 21:37

    selamlar sayın editör durdum durdum duramadım.Gayem sataşmak değil ama,ben Diyarbakırlı değilim bu yazıya yorum yaptım. yaparım. yapacağım. amedli olmayanlar yapamazmış demiş sabri beyefendi. neden yapamazki. hani örmek belki saçma olacak ama apandist ameliyatı yapan doktor illa kendiside aynı hastalıktan muzdarip olması gerekirmi ?Ya etmeyin. yapmayın,illa insanları kasmayın, her sözde kasıt art niyat aramayın.görmezden gelnişr vay efendim kürtleri yok saydın.bir şeyler söylemek isteriz. yok sen buralı değilsin ne işin var.yapmayın kardeşim.

    Yanıtla (0) (0)
Şeyhmus Diken Arşivi