1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Meclis'e Kürtçe soru önergesi: Yasal statüye kavuşturulmalı
Meclis'e Kürtçe soru önergesi: Yasal statüye kavuşturulmalı

Meclis'e Kürtçe soru önergesi: Yasal statüye kavuşturulmalı

Dünya Anadil Günü dolayısıyla Meclis'e Kürtçe önerge ve araştırma önergesi sunan HDP'li milletvekilleri, Kürtçenin yasal statüye kavuşturulmasını istedi.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Nuran İmir, 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla Kürtçe üzerindeki baskı ve asimilasyon politikalarına ilişkin Meclis'e Kürtçe ve Türkçe soru önergesi verdi. HDP Van Milletvekili Tayyip Temel ise, Meclis'e araştırma önergesi verdi. 

ANADİLDE EĞİTİMİN ÖNÜ AÇILMALI 

İmir'in Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergesinde, anadilin önemine değinilerek, Türkiye’de tek dil politikası sürdürüldüğü belirtildi. Önergede, “Çok dilli bir eğitime dair tartışmaların yapılması dahi kabul edilmemektedir. Kürt sorunu bağlamında yürütülen dil tartışmaları bir karşıtlık yaratılarak düşmanlaştırıcı bir zemin oluşturmaktadır. Bu ise tartışmanın dar kalmasına ve kutuplaştırıcı bir hal almasına neden olmaktadır” denildi.

Önergede, son 5 yıl içerisine çok sayıda Kürt dili üzerine çalışma yapan kurumun kapatıldığına hatırlatılarak, "Kürtler başta olmak üzere Türkiye’de yaşayan bütün halkların bir an önce kendi ana dilleriyle eğitim görmesinin önü açılmalıdır” çağrısı yapıldı. 

Önergede, şu sorulara yer verildi:

“* Anayasal bir statüsü olmayan kendi dilinde eğitim alamayan Kürt halkı böyle bir süreçte hangi pratik yaptırımlara dayanılarak ret, inkar ve asimilasyon politikalarının bittiğini ve Kürt sorunun sona erdiğini açıklayanlar hangi gerekçelerle bu açıklamaları yapmaktadırlar?

* AKP hükümeti döneminde defalarca tartışma konusu haline gelmesine rağmen Kürt dili halen meclis tutanaklarında (x) bilinmeyen dil olarak kaydedilmektedir. Kürt dilini meclisinde kabul etmeyen bir ülkede nasıl oluyor da Kürt dili ve Kürt sorunu yoktur demek doğru mudur?

* Başta İstanbul Kürt Enstitüsü olmak üzere onlarca Kürt Dili ve Kültürü çalışmalarını yürüten kurumları kapatan bu hükümet Kürt düşmanı değil midir?

* Kapattığınız Kürt Dil ve Kültür kurumları yerine iktidar ve devlet olarak Kürt Dili ve Kültürünün geliştirilmesi ve korunması için ne gibi tedbirler almışsınız?

* Dünyanın en güçlü ülkeleri arasında olan Almanya, Fransa, ABD, Belçika, Çin, İsveç, İsviçre gibi ülkelerde çok dilli eğitim modelleri uygulanırken Türkiye'de Kürtlere ve diğer yaşayan dillere ilişkin eğitim öğretimin anadilde yapılması ülkeyi nasıl bir tehlikeye sokacaktır.

* Kürt sorunu aynı zamanda bir Kürtçe sorunu olduğu için Kürt dili ve kültürünü koruyup geliştirmek amacıyla faaliyet yürüten bu kurumların kapatılması, Hükümetinizin sık sık dile getirdiği ‘Kürt sorunu bitmiştir’ ifadeleriyle çelişmiyor mu?"

HDP'Lİ TEMEL'DEN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ

HDP Van Milletvekili Tayip Temel ise, araştırma önergesinde Kürtçe üzerindeki baskıların ortaya çıkarılması ve bu baskılar nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin tespit edilip, giderilmesini istedi. Dil çalışmaları ve envanterinde kaynak niteliği taşıyan Ethnologue adlı internet sitesine göre Türkiye’de konuşulmakta olan dil sayısının 39 olduğu belirtilen önergede, şu ifadelere yer verildi: “Bu dillerden bir tanesi de dünyadaki toplam nüfusu 40 ila 50 milyon; Türkiye’deki nüfusu ise 25 milyonu aşkın Kürtlerin anadili olan Kürtçedir. Ancak, Meclis kayıtlarına hala ‘bilinmeyen dil’ olarak geçen milyonların konuştuğu Kürtçenin bu şekilde tanımlanmasının tabii ki tarihsel bir arka planı vardır. Cumhuriyetin ilanından sonra girişilen ulus-devlet inşası süreci ile ülkenin çok kimlikli/kültürlü yapısını zedeleyecek politik müdahaleler gerçekleştirilmiştir. Ortaya atılan Türk Tarih Tezi, Türk Dili Tezi ve Güneş Dil-Teorisi ile bir yandan bu topraklarının esas sahiplerinin Türkler olduğu ispat edilmeye çalışılmış, diğer yandan da Türkleştirmeye yönelik politikalar uygulanmaya başlanmıştır.”

‘ASİMİLASYONUN HEDEFİ KÜRTÇE’DİR’

Önergede, Kürtçe’nin resmi ideoloji  tarafından “tehdit” olarak görüldüğü belirtilerek, “Bu nedenle dilsel asimilasyon diğer dillere yönelik olarak uygulanmış olsa da asimilasyon politikasının en önemli hedefi Kürtçe olmuştur. Kürtçe’nin kamusal alanda yok sayılmasıyla Kürtler linç kültürünün hedefi haline getirilmiştir. Kürtler hala anadillerinde konuştukları için toplu taşıma araçlarında, şantiyelerde, çarşı merkezlerinde, yaşadıkları mahallelerde mevsimlik olarak çalıştıkları tarlalarda ve kamu kuruluşlarında saldırının hedefindedirler. En son 13 Ekim 2019 günü Sakarya’da çarşı merkezinde Kürtçe konuştuğu için önce 6 kişi tarafından linç edilen ve sonra başından silahla vurulan 19 yaşındaki Şirin Tosun, hayatını kaybetmiştir” ifadelerine yer verildi. Belediyelere atanan kayyımların bu asimilasyon politikalarını sürdürdüğüne dikkat çekilen önergede, toplumsal barışın sağlanmasının Kürtçenin kamusal alanda özgürce yaşayabilmesinden, yani yasal bir statüye kavuşmasından geçtiği vurgusu yapıldı. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.