1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. İYİ Parti: Önce papaz, sonra konsolos uçan uçana
İYİ Parti: Önce papaz, sonra konsolos uçan uçana

İYİ Parti: Önce papaz, sonra konsolos uçan uçana

İYİ Parti, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili AK Parti, gereğini yapmamakla eleştirdi. Açıklamada, "Suudi makamlarından daha ilk günlerde başkonsolosun dokunulmazlığından feragat etmeleri istenmiş olmalıydı" denildi.

A+A-

İYİ Parti Başkanlık Divanı’nın ardından yapılan açıklamada hükümet, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kaybolmasıyla ilgili gelişmeler nedeniyle eleştirildi.

Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Uteybi’nin Türkiye’den ayrıldığı hatırlatılan açıklamada, “Birkaç gün önce papaz uçtu, dün de Suudi Arabistan’ın başkonsolosu… Kısacası uçan uçana. AK Parti iktidarı maalesef ki gereğini bu olayda da yapmamıştır” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik’in “Türkiye, Kraliyet ailesine dostluğunu gösterip olayı fazla deşelemeden, aksine iyi niyetle adımlar atarak Kral Selman’a yardımcı oluyor” iddiasıyla ilgili açıklama yapılması istendi.

İYİ Parti Başkanlık Divanı toplantısının ardından yazılı açıklama yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kriz yok” sözlerinin eleştirildiği açıklamada, “Zamlar karşısında vatandaşlarımız, tezgahlardan elini ayağını çekiyor, çarşı pazara küserek evine kapanıyor. Millete ‘sabır ve fedakarlık’ öneren AK Parti hükümeti ne yapıyor? Saraylarına yeni saraylar, lüks araçlarına yüz milyonlarca dolarlık yeni uçaklar ekliyor, dudak uçuklatan gelirleriyle debdebe ve şatafat içerisinde yüzüyorlar. Adeta 2. Lale Devri” denildi.

Emeklilikte yaşa takılanların yasa taleplerinin reddedildiği hatırlatılan açıklamada, “Padişahım çok yaşa! demek dışında bir niteliği olmayan yandaşlar Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına astronomik maaşlarla atanıyorlar. Emeklilikte yaşa takılanlar mevzubahis olduğunda ise, yüzleri kızarmadan ‘yapamayız, bütçeye 700 milyarlık külfet getirir’ diyerek milletin sıkıntılarıyla alay ediyorlar” ifadeleri kullanıldı.

“Krizi fırsata çevirme” açıklamalarına tepki gösterilerek, “Ne demek bu, karaborsacı ol, kriz ortamında kazancını beşe katla!… Fahiş fiyatla sat, yolunu bul!.. Tefeci ol, zor durumda olana bir tekme de sen at!.. İhale kap, devlet kaynaklarından sebeplen mi demek isteniyor?” denildi.

Açıklamadan satır başları şöyle:

PAPAZIN UÇTUĞUNA MI, MİLLETİN ÖDEDİĞİ FATURAYA MI YANALIM?: AK Parti yandaşı medyada, “casus”, “FETÖ’cü”, “PKK’lı” denildi. Duruşma günü birden baktık ki, henüz mahkeme kararını vermeden Brunson’u ABD’ye götürecek uçak piste çekilmiş, motorlar çalıştırılmış, uçuşa hazır… Valizler toplanmış, kapının arkasında bekliyor. Hatta daha duruşma başlamadan ABD basını papazın tahliyesini açıklıyor. Yani tam bir kara mizah… Papazın uçtuğuna mı yanalım, aklımızla alay edildiğine mi? Yoksa millet olarak bu kayıkçı kavgasından dolayı ödediğimiz ağır faturaya mı?

TRUMP’IN TEŞEKKÜR ETTİĞİ YARDIM NE?: “Bu fakir bu görevde iken, bu teröristi kimse bizden alamaz” deyip, üç gün sonra, ”ne yapalım, yargı bağımsızdır!” diyerek rüzgar güllerini kıskandıracak kadar hızla dönen Erdoğan’a, “Dün, bu cümleyi kurarken yargının bağımsız olduğundan haberiniz yok muydu ?” diye sormayacak mıyız? Sayın Erdoğan! Karşılığında, dostun Trump’tan “teşekkürname” kopardığın, kendisinin de bahsettiği yardımın ne olduğunu, milletimizle ne zaman paylaşacaksınız?

BAŞKONSOLOS ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GİTTİ: Biliyorsunuz birkaç gün önce papaz uçtu. Dün de Suudi Arabistan’ın başkonsolosu…Kısacası uçan uçana. AK Parti iktidarı maalesef ki gereğini bu olayda da yapmamıştır. Oysa Suudi makamlarından daha ilk günlerde başkonsolosun dokunulmazlığından feragat etmeleri istenmiş olmalı ve başkonsolos hakkında herhangi bir Suudi vatandaş gibi şüpheli tanımlaması altında bir adli takibat başlatılmış olmalıydı. Hangi diyet borcundan ötürüdür bilinmez, iktidar bu adımı atamamış ve başkonsolos elini kolunu sallaya sallaya ülkemizi terk etmiştir.

BU, DEVLETİN AYAĞA DÜŞÜRÜLMESİDİR: Başkonsolosun elini kolunu sallayarak, serbestçe ülkemizden ayrılmasına göz yumulmasının gerekçesini sarayın başdanışmanı İlnur Çevik’ten öğreniyoruz. İlnur Çevik sarayın “Kaşıkçı” cinayetini deşmeyerek, Suudi Kralına yardım ettiğini söylüyor. Bu devletin ayağa düşürülmesidir. Başdanışmanın fütursuzca sarf ettiği bu sözlerden sonra denmeyecek midir, Suudi hükümeti, bu cinayeti işlemek üzere Türkiye’yi özellikle mi seçmiştir? Türkiye, cinayet sonrası bilerek, isteyerek mi bir karatma politikası uygulamaktadır? Bu sorunun cevaplarını acilen Saray’dan bekliyoruz.

İŞ BANKASI HİSSELERİNİN DEVRİ UCUZ TEZGAH: Son günlerde tartışma konusu olan İş Bankası’nda CHP’ye ait hisselerin devri tam bir hukuksuzluk örneğidir. Bu konu hukukun ihlali açısından ve İş Bankası gelirlerinin tahsis edildiği kurumlar açısından değerlendirilmelidir. Atatürk’ün vasiyeti ile CHP’ye bırakılmış ve oradan gelecek gelirin de Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumuna tahsis edildiği bilinmektedir. Bu meselelerin bilmem kaçıncı kez ısıtılarak gündem yapılması, ekonominin, dış politikanın altında acz içinde ezilen AK Parti hükümetinin, Erdoğan’ın ucuz bir tezgahı, gündem değiştirme hamlesidir. Millet ağır zamları ve hayat pahalılığı altında inim inim inlerken yeni bir “cambaza bak cambaza” oyunudur.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.