1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Hozan Dino ile Röportaj
Hozan Dino ile Röportaj

Hozan Dino ile Röportaj

Kürt sanatçı Hozan Dino: Kürt müziği temel ulusal soruna bağlı olarak geç kalmışlığın bedeli olan, tarihsel değişim sürecini ertelemeli olarak yaşıyor.

A+A-

RÖPORTAJ: NECİP ÇAPRAZ / YÜKSEKOVA HABER

Müzikle ne zaman ve nasıl tanıştınız?

Müzikle tanışmam çocukluk dönemine dayanır. Sazı elime ilk aldığımda dokuz yaşındaydım. Başta zevkli bir uğraş gibi gelen bu hevesim, zamanla ailemin de desteği ile benim için vazgeçilmez bir tutku oldu. Ve kısa bir süreçte kimseden eğitim almadan kendi çabamla saz çalmayı öğrendim. Müziğe olan ilgim ve de sevgim sonraki yıllarda beni tahmin bile edemeyeceğim güzel bir maceraya sürükledi.

53810İlk bestenizi ne zaman ve hangi ruh hali içinde yazdınız?

İlk eserimi 1994’de yazdım. Bana ait olan ilk beste olma özelliğini taşıyordu. O donemler müzikle iş hayatı arasında tercih yapmam gerektiğini anladım. Benim için oldukça sancılı bir dönemdi. Hayatımın yönünü bir anda değiştirecek bir karardı. Bu çelişkili durum neticesinde bu eseri 1998 yılında bitirebildim.

Sanatsal hayatınıza yön veren duygular nelerdir?

Toplumsal anlamda insana dair her olguya eserlerimde yer veririm. Bu duyguları sınıflandırmanın mümkün olmadığını düşünüyorum, yaşamımda beni pozitif ya da negatif olarak etkileyen her olay her duygu eserlerimin ana temasını oluşturur. Çünkü ben yazdığım her eserin sadece kulağa hitap etmesini istemem, bir nevi eserlerime toplumsal anlamda bir misyon yüklüyorum.

Sanatçı aynı zamanda topluma yön veren aydın olabilir mi?

Eğer sanatın toplum için yapıldığına inanıyorsak ki şahsen ben böyle olduğuna inanıyorum. O zaman topluma karşı sorumluluğu olan sanatçı aynı zamanda toplumun gönüllü olarak sözcülüğünü de yapmalıdır ve aydın bir sanatkâr olma yolunda üzerine düşen görevleri ve de ilkeleri yerine getirmelidir.

Kürt sanatı ve sanatçısının iki dilli düşünmesi (Kürtçe-Türkçe) ona ne katkı sağlar?

Her iki dile de hâkim olan ve edebi olarak kullanabilen bir sanatçı o toplumların ruhsal şekillenişlerini daha iyi kavrayabilir ve bunu derinlikli olarak estetiğe dönüştürebilir. Ancak mevcut durumda oldugu gibi kendi ana diline hâkim olmayan bir sanatci eğer Türkçe düşünüp Kürtçe dile getiriyorsa o zaman hem gramatik olarak hem de duyguyu ifade olarak kavram karmaşası yaşar yapay ve sığ bir yaklaşım ister istemez duyguyu mekanikleştirir.

Kürt sanatının ve sanatçısının dünya standartlarına ulaşabilmesi için neler yapılmalıdır, bugün bu durum hangi aşamadadır?

Dünya standartları diye üzerinde durduğumuz ve kendimizi layık görmediğimiz bu durum aslinda hâkim kültür meselesidir yani günümüz koşullarında İngilizce söylediğiniz ölçüde varsınız. Dünya genelinde de böyledir. Mesela uluslar arası müzik yarışmalarında kullandığınız dil aslında biraz da sonucu belirliyor. Bu belki en önemli etkenlerden biridir ancak temel hak ve özgürlüklerden mahrum olan kırk milyonluk bir halkın çözülmemiş ulusal sorunu birçok şeyin önünde engeldir. Tabi ki bu konu daha etraflıca tartışılabilinir, mesela sanat mı özgürlük sınırlarını genişletir yoksa siyasal mücadele mi sanatın önünü açar?

Kürt sanatçısı olmanın bedelini siz de ödediniz mi?

Şüphesiz her kürt sanatçının yaşadığı birçok sorunu ben de yaşadım. Halen sürgünde olmamız bile bu bedelin halen ödenmeye devam edildiği anlamına geliyor.

Sizin sanat ve müzisyenlik hayatınıza Kürt müziğinin hangi sanatçılarının katkıları oldu?

Aslında en büyük katkıyı Eriwan radyosu yaptı desem yeridir. O zamanlar radyoda çıkanların birçoğunun ismini bile bilmeden büyük bir hayranlıkla dinliyordum. Tabi daha sonra bunların Kawis Axa, Aram Tigran, Eyşe Şan, Karabete Xaco gibi ustalar olduklarını öğrendim. Halen de bu büyük ustaları büyük bir zevkle dinliyorum.

Genelde hangi müzisyenleri dinlersiniz, ideolunuz olan bir sanatçı var mı?

Eskiden ve halen dinlediğim birçok sanatçı var. Ruhi Su, Esker Demirbas, Şakiro, Ahmet Kaya, Şivan Perwer ve şimdi ismini sayamayacağım birçok sanatçıyı halen büyük bir zevkle dinlemekteyim

Sizce müziğin toplumların gelişimindeki önemi nedir? Sanatçı bu gelişimin neresinde durmalıdır?

53811Sağlıklı bir toplumun oluşabilmesi için, sosyal normların toplumların kimyasının oluşabileceği ölçülerde olması gerektiğine inanıyorum. Toplumsal gelişmeler sadece ekonomik veya askeri olarak değil, kültürel zenginlikler ve toplumların sanatsal ifade biçimidir. Müzik de insanlarla iletişimin en kolay yöntemidir. Direkt ruha hitap eden müzik, toplumların değişiminde motor güçtür. Hâkim ideolojiler müziği, toplumların yönlendirilmesinde ve dönüşümünde bir araç olarak kullandığına şahit oluyoruz.

Kürtlerin demokratik mücadelesinde müziğin ve sanatın yeri nedir?

Yukarıda da dile getirmeye calıştığım gibi Kürt halkının mücadelesinde müzik dönemsel olarak belli görevler üstlenmiştir. Savaşın hâkim olduğu süreçlerde direniş müziği kendisini daha etkili hissettirmiş ve genç kuşağı mücadeleye yakınlaştırmak ve daha aktif kılmak icin daha keskin ve sloganvari söylemlere ihtiyaç duyulmuştur. Ancak 2000’li yıllara girerken degişen strateji ile beraber söylemin dili degişmiş ve siyasal mücadeleye uygun bir ifade biçimi esas alınmıştır. Lakin bu hızlı dönüşüme hazır olmayan Kürt müziği edebi söylem ve ifade biçimine geçişte ciddi bir sendeleme yaşamıştır.

Kürt müziğinin bu gün içinde olduğu durum nedir?

Esasen Kürt müziği temel ulusal soruna bağlı olarak geç kalmışlığın bedeli olan, tarihsel değişim sürecini ertelemeli olarak yaşıyor. Ancak her şeye ragmen doğal bir süreçtir ve mutlaka yaşanması gerekir.

Türkiye’de ve Avrupa’da Kürt sanatçılara ve aydınlara yapılan baskılar hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Tarihin her döneminde sanatçılar birçok defa baskılara, sürgünlere ve ölümlere maruz kalmışlardır. Bu sanatın ve sanatçının gücünden korkmanın bir sonucudur ve ayrıca mensubu olduğun halk ile aynı kaderi paylaşmaktır. Aidiyetliğin bir bedelidir aslında.

Aşkın, kavganın ve müziğin kesiştiği nokta nedir sizce?

Bence kesiştikleri nokta özgürlüktür. Her üçünün de anlamlı olabilmesi ve yaşanabilmesi içcin özgür olunması gerekir.

Adınızın hikâyesi nedir, Neden Dîno?    

Eskiden soyadımız deli idi. Babam 1978’de mahkeme kararı ile Şahin yaptı ancak müziğe başlarken Kürtçe’ye çevirip sanatçı ismi olarak kullanmaya karar verdim.

Müzik yaparken, beste yazarken sanatınızda bir isyan var mı, bu konuda toplumun değişim dönüşümü için risk alır mısınız?

Müzik teslimiyeti değil direnişi esas almalıdır, mutsuzluğu değil umudu yaşatmalıdır. Değişim ve dönüşüm halkların refahı için olmalıdır ve buna aydın kimliği ile katkıda bulunan sanatçı aynı anda kötüye çirkine ve insanlığın çıkarına ve mutluluğuna karşı olan her türlü anlayışa karşı her zaman muhalif kimliği ile karşı durmalıdır. Bu sorumluluğun bilincinde olan her sanatçı bu riski almış veya alıyor demektir. Eğer tarihsel anlamda kendi sanatıma bir misyon yüklemişsem bu riski almaya kendimi aday görmüşüm demektir.

Şuan yurt dışında mülteci pozisyonunda olmanızdan ötürü nasıl bir ruh haliniz var, bunun sanatınıza yansıması nasıl oluyor?

Mülteciliği tarif edebilecek bir kelime olabileceğine inanmıyorum. Hiçbir imge bu ruh halini dile getiremez, aslında yazdıklarımız ruh halimizin ancak kelime ile dile getirilebilmiş olanıdır. Ya geriye kalan? İşte onu ben de bilmiyorum.

Kürtler sözlü edebiyatın ya da dengbejliğin-hozanlığın en canlı sesidirler… Nedir Kürtleri bu deryaya sürükleyen elektrik?

Bunun birçok sebebi olmakla beraber en büyük nedeni Kürtlerin yasaklara ve baskılara maruz kalmaları, onları merkezi otoritenin ulaşamadığı veya hâkim olamadığı dağları yaşam alanları olarak seçmelerine neden olmuştur. Özgur koşullarda dillerini kullanamamaları yazım dilinin gelişememesine, ayrıca çok parçalı oluşları ve farklı cografyalara dagılmış olmaları da ortak dilin gelişmesine engel olmuştur. Bunun sonucu olarak büyük çoğunlukta kendi topraklarında göçebe olarak yaşamak zorunda kalan Kürtler bu koşullara en uygun olan ifade biçimi olarak sözlu edebiyatı geliştirmişlerdir. Ve ulusal hafızalarını canlı tutmak için kültürel değerlerini dengbejler aracılığı ile günümüze kadar taşımışlardır.

53812Bedelini ödemek zorunda olduğunuz bir durum yaşadınız mı?

İnsan anlayabildiği kadar vardır. İnsan kavradıkça bedel öder ve yaşamın statik olmayışı insanı her zaman bedel ödemeye mecbur kılar. Sizce Kürt olmak bedel ödemek için yeterli bir neden değil midir?

İlk albümünüz ile son albümünüz arasındaki en önemli fark ne?

Son albümüm yine gidenlerin ardından yazılmış, yaşanmamış aşkların dile getiriliş çabasıdır. Uzayan ve uzadıkça kronikleşen özgürlük mücadelesi, ifade dili için daha çok materyal doğurmuştur. Ancak topraklarımdan uzak oluşum ve uzaktan dile getirme çabasının beni yorduğunu düşünüyorum. İlk albümümde anlamak ve anlaşabilme kaygısı taşıyordum. Ancak son albümde beni anlayan ve iç dünyamı paylaşabileceğim çok buyuk bir dinleyici kitlemin oldugunu biliyor olmanın verdiği bir özgüvenle daha edebi bir dili kullanabilme imkânı yakaladım.

Son albümünüz, hedeflediğiniz yere ulaştırdı mı sizi ya da duygularınızı?

Hedefinizin ne olduğuna bağlı mutlak bir başarı ve mutlak bir estetik yoktur. Ben en iyisini yaptım diyebileceğiniz bir albüm olmaz. Hayal gücünüzün derinliği, sosyal, siyasal ve kültürel birikiminiz sınırlanırınız belirler. Harcamış olduğunuz emek ve algılanma biçimi maneviyatınızın ölçüsü ve karşılığıdır. Müzik sektörünün içinde bulunduğu durum itibari ile maddi olarak herhangi bir beklentimiz söz konusu değil zaten.

Irak Kürdistan’ı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Hiç gittiniz mi ya da bir projeniz var mı?

Güney Kürdistan’a 2008’de gittim ancak içeri alınmadım. Uzun süre Hewler hava alanında bekletildikten sonra aynı uçakla geri döndüm. Nedenini bilmiyorum zaten resmi bir açıklama da yapılmadı. İlginç bir durumdu. Tabiki tekrar gitmeyi düşünüyorum ancak koşulların olgunlaşması gerekir. Aynı şeyi tekrar yaşamak istemiyorum. İnsanın kendi topraklarından kovulması korkunç bir durum. Bu konu hakkında onlarca röportaj basın açıklamalarımız oldu ancak bir sonuca ulaşamadık. Güney Kürdistan devletleşmenin sancısını çekiyor. Birçok konuda aksaklıkların olduğunu görmekteyiz ancak halkımızla buluşmamızın engellenmesinin tutarlı bir görüş olduğuna kanaat getirmiyorum.

Son süreçte dünya çapında açılan Kürtçe televizyon kanallarının Kürt müziğine katkısı nedir sizce?

Eğer amaç Kürt müziği ve kültürüne katkı sunmak için ise sevindiricidir. Ancak TRT6 gibi Kürt kültürünün dejenerasyonu hedefleniyor ve içerik boşaltılıyorsa tabi ki bu düşündürücüdür. Ayrıca halkların kültürel zenginlikleri üzerinde politik hesaplar yaparak bu mozaik zedelenmemelidir.

AKP’nin Kürt açılımını bir Kürt sanatçı olarak değerlendirir misiniz?

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek, bence yaklaşım biraz böyle. tabi ki Türkiye’de birçok şey değişti ve halkların mutluluğu için yapılan her güzel şeyi alkışlarız ve değer veririz ancak burada samimiyet çok önemli. Binlerce siyasetçinin tutuklu olması, halen cezaevlerinde binlerce çocuk mahkumun olması ve çocukların öldürülmesi, işkencenin halen sistematik olarak devam etmesi, operasyonlarin aralıksız devam etmesi gibi yaklaşımların açılımın niyetine gölge düşürdüğünü ve samimiyetinin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.

Şuan bir eylemsizlik süreci var, sizce kalıcı bir ateşkes nasıl sağlanır?

Kürt halkının varlığı, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınıp uluslararası arenada tescilini bulduğu zaman ancak kalıcı bir ateşkes sağlanır diye düşünüyorum.

Kürt müziği dinleyicilerine ve hedef kitlenize son mesajınız?

Halkımızın önsezilerine ve tercihlerine güveniyorum. Verdikleri bedelin ifadesi ve yüreklerinin dili olabilecek herkes bu halkın yüreğinde hak ettiği yere gelir. Beni kendilerinden biri olarak gördükleri için teşekkür ediyorum.

Yüksekova Haber gazetesiyle ne zaman tanıştınız, yayın ilkeleri ve yurt dışındaki izlenirliği hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Bir yıldan fazla bir zamandır takip ediyorum ve gerçekten objektif zengin ve geniş bir haber ağına sahip. Kopyala-yapıştır haber anlayışından uzak ve tamamen kendi kaynaklarına dayanan bir haber sitesi. Ayrıca herkesin ve her düşüncenin kendini ifade edebildigi bir gazete. Sadece politik ve güncel haberler ile sınırlı kalmayıp kültürel çalışmalara da büyük bir yer ayıran ve bizleri sevenlerimizle buluşturan siz değerli basın emekçilerine ve Yüksekova Haber Gazetesine teşekkür ediyorum.

-HOZAN DÎNO KİMDİR?

1969’da Ardahan’a (Erdêxan) bağlı Xewiskar köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini, Hasköy de (Navcaxasê) yaptı. Yüksek öğrenimini, sırasıyla Gümüşhane Öğretmen okulu ve İstanbul’un çeşitli yerlerinde devam ettiren Dino, özel nedenlerden dolayı Öğretmen okulunu son sınıfta terk etmek zorunda kaldı.

Müziğe ilgi duyup dokuz yaşlarında saz çalmayı ortanca abisinden öğrenip kısa sürede geliştirdi. Tınıları sesine yaslayarak bu uğraşına zenginlik kazandırdı. Pazar günleri akşam saatlerinde çıkan Kürtçe müziklerinin, müzikal şekillenmesin de ciddi bir yeri oldu. İlk dönemlerde sadece içinde derinleşmeye başlayan bir ilgi olarak kalan bu uğraşı sanatsal olarak belli bir çizgide yürütme kapasitesinde olmayan Sanatçı Dino sarıldı ve geliştirmeye çalıştı. Bu yön, onu ifade eden bir çalışma olması itibarıyla, ses, anlatım, dil ve ortak acıları yaşama ve yansıtma noktasında kendine daha yakın gördüğünden bu ilginin oradan kaynaklandığını düşünür.

Bu sosyal şekillenmesinde hem ailesinin siyasallıktan uzak olmayışı ve iç içeliği ve diğer yandan o süreçte gittikçe gelişmeye ve toplum içinde kökleşmeye başlayan siyasal hareketin etkisi büyüktür. 10 yıldır profesyonel bir şekilde müzikle uğraşıyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum