1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Akşener: AKP 'YSK karar versin' açıklamalarına son versin
Akşener: AKP 'YSK karar versin' açıklamalarına son versin

Akşener: AKP 'YSK karar versin' açıklamalarına son versin

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, YSK'ya yapılan itirazları grup toplantısında değerlendirdi.

A+A-

31 Mart seçimlerinin ardından siyasi partiler grup toplantılarına başladı. Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Kibirden vazgeçin ve aziz milletin kararını kabul edin. AKP’nin sürekli kararı YSK verecektir diye açıklamalarına da bir son verin. YSK emir ve talimatla milletin iradesini değiştiremez. Maksat hak aramak değil halkın iradesini araklamaktır. Milletin kararı etrafından dolaşacak bir çalı değildir” dedi.

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

YARGIDAN ELİNİZİ ÇEKİN: Yargının içinden elinizi çekin. Bir başka yaramız da taciz çocuk istismarı. İstanbul’da yaşananlar bizleri mahvetti. Bir babaanne olarak bunu yapanların zul olmasını istiyorum. Buradan Meclis’teki tüm partilere çağrı yapıyorum. Gelin bu alçaklarla mücadele etmek için güç birliği yapalım. Her yıl Nisan ayında bazı ülkeler 1915 yılında yaşanan olaylara ilişkin Türkiye’yi karalamaya devam ediyor. Tarih bütün hakikati ile ortadadır. Soy kırım iddiaları iftiradır. İktidarın bu konudaki duruşunu destekliyoruz.

HAKARETLER HAVADA UÇUŞTU:Onların yalanlarıyla milletimizin ve ekonominin gerçeklerini perdelemek mümkün mü? Yaptıkları her konuşmada her iftirada, her hakarette adeta yarıştılar. Türk milletinin bir bölümüne illet,, zillet, adiler gibi  yüzlerce hakaret havada uçuştu. Ülkenin cumhurbaşkanı tarladaki, pazardaki vatandaşlarını teröristlikle suçladı. Ama Iğdır ve Ahlat’taki duruşumuz bütün bu tuzakları boşa çıkardı. Onlar medyalarına ve manşetlerine güvendiler biz milletimize. İftiralarına karşı yüzlerine ayna tuttuk. Tuzakları ayaklarına dolandı. Bizi bir çukura itmek istediler ama biz< düşmedik.

TÜRKİYE VENEZUELA OLMAYACAK:YSK üyelerini vicdanlarına kulak vermeye çağırıyorum Bugün size baskı yapanlar yarın öbür gün sizi dımdızlar ortada bırakırlar. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Sayın Cumhurbaşkanını da İmamoğlu’nu da Yavaş’ı da seçen millettir. Cumhur İttifakı’nın da Millet İttifakı’nın da kazandığı yerlerde kararı veren millettir. Topal örnek benzetmesiyle milleti tehdit etmek cumhurbaşkanına yakışmaz. Türkiye Venezuella olamayacak dedi. Amenna Türkiye Venezuella elbette olmayacak ama Türkiye Kuzey Kore de olmayacak. Buna müsaade etmeyeceğiz.

KULLANDIKLARI DİLİN NE KADAR TEHLİKELİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI: 31 Mart’la birlikte, iktidar partilerinin kullandığı dilin, ne kadar tehlikeli olduğu da ortaya çıktı.Kendilerine sormak isterim. Ankara, İstanbul, Adana, Antalya başta olmak üzere, nüfus bakımından ülkenin yarısını, teröristler mi yönetecek şimdi? Hani ilk işleri PKK’nın isteğiyle kaldırılan Türkiye Cumhuriyeti ibaresini, yeniden tabelalara yazmak olan şu teröristler… Sizin laflarınıza bakılırsa, Türk milleti teröristleri mi tercih etti? Bu millete bu kötülüğü nasıl yaptınız bilmem ama, söyleyin, üç-beş belediye için, bu kadar tehlikeli sözler etmenize değdi mi?
Bu aziz millete bu kadar bühtan edilir mi? Türk Milletine böyle bir iftira atılabilir mi? Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi?

İPTAL KARARINI MİLLETİMİZ ASLA KABUL ETMEZ: Siyasetin mahkeme kararlarıyla tanzim edilemeyeceğini en iyi bilmesi gereken kişi, Sayın Erdoğan’dır. Milletin iradesiyle geldiği İstanbul Belediye Başkanlığı’ndan, 28 Şubatçılar tarafından, bir mahkeme kararıyla uzaklaştırılmıştı. Ama bu aziz ve gazi millet, mahkeme kararının adil olmadığını biliyordu. Bu yüzden de milletimiz, “muhtar bile olamaz” manşetlerini boşa çıkarıp, kendisini Başbakan, Cumhurbaşkanı yaptı. İktidarın başı bilmelidir ki; atadığı hakimlere aldıracağı bir iptal kararını, milletimiz asla kabul etmez. Bununla da kalmaz, ilk seçimde kendisini sandığa gömer. Kendisine tavsiyem, bir mağdur olarak başladığı siyasi hayatını, hak yiyen bir zalim olarak bitirmemesidir.

BU SÜREÇ TÜRKİYE’YE ZARAR VERDİ:Bu süreç Türkiye’ye fazlasıyla zarar vermiştir, ve artık sona ermelidir. Söz de, karar da milletindir… Sonuç, milletin vicdanında tescil etmiştir. Sayın Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmiştir. Bunun dışında bir karar, siyasi gaspçılık olur. Buna ne biz,ne de aziz milletimiz müsaade etmez. İftiracı borazan medya üzerinden yürütülen kampanya, bu süreci asla meşru hale getirmez, getiremez.

YSK EMİR VE TALİMATLA MİLLETİN KARARINI DEĞİŞTİREMEZ: AK Parti sözcülerinin sürekli “kararı YSK verecek” şeklindeki açıklamaları da bir yanıltmacadır. Kararı millet vermiştir. YSK emir ve talimatla milletin kararını değiştiremez. Artık iyice anlaşılmıştır ki, maksat hak aramak değil, halkın iradesini araklamaktır.

İÇİŞLERİ BAKANI’NI, TARIM BAKANI’NI DAMADI GÖREVDEN ALIN: Millete parmak sallamayın, tehdit etmeyin. İftiralarına artık kimsenin inanmadığı, ahlaksız medya yapılanmasını beslemekten vazgeçin. Millete “terörist” diyen İçişleri Bakanı’nı, millete “adiler” diyen Tarım Bakanı’nı ve milletin başına bela ettiğiniz damadı görevden alın. Sonra da ehil isimlerle çalışarak ekonomiyi yoluna koyun. Hayat pahalılığına, geçim darlığına çare bulun. Adil olun. Ayrımcılık yapmayın. Kamplaştırma siyasetine son verin, ve herkesin Cumhurbaşkanı olun.

BİR GRUP ŞUURSUZ EVİMİ BASMIŞTI:Linç girişimi başlı başına vahim bir hadiseyken, bunun bir parti genel başkanına, üstelik de şehit cenazesinde yapılması, olayın vehametini arttırmaktadır.
Linç girişiminin devamındaki gelişmelerse, Türkiye’nin iktidar eliyle bir uçuruma sürüklenmeye çalışıldığını gösteriyor. Hatırlayın, bu zihniyetin yönlendirdiği bir grup şuursuz, gece vakti kapıma dayanıp evimi basmıştı. Beraat ettiler!
Sayın Kılıçdaroğlu’na yumruk atan şuursuz, serbest bırakıldı!
Bir de, elini öpen kendi gibi şuursuzlarla fotoğraf çekildi, yaptığı işle gururlandı. Tivit atanı tutuklayıp, yumruk atanı salıvermek, hukukun paspas edilmesidir.

ÇOK ÇEKTİK DEMİR GİBİ SÖZLERDEN:Oysa seçimin ardından, Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Kızgın demiri soğutalım” çağrısını, gelecek için olumlu ve ümit verici bulmuştuk.Aslında ben size bir şey söyleyeyim mi; Kızgındı, soğuktu, şu demiri artık bir bırakmalı… Çok çektik demir gibi sözlerden. Milletimiz bıktı, milletimiz yoruldu. Ama görülüyor ki, Ak Parti içinde vesayet oluşturmaya çalışanlar, Sayın Erdoğan’ın çağrısını boşa çıkarmak, fitneyi ayağa kaldırmak istiyor.

İYİ PARTİ OLMASAYDI NE OLURDU?: 31 Mart’ta İYİ Parti olmasaydı ne olurdu? Şunu unutmamak gerekir ki, mevcut siyasi aktörler 17 yıldır vardı ve sonuç hep aynı oluyordu. 17 yıldır değişmeyen tabloda bir şey değişti ve her şey değişti. O bir şeyin adı İYİ Parti’dir. İYİ PARTİ geldi ve her şey değişti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.