Şeyhmus Diken

Dil'e Söz Kesmek

04 Aralık 2010 Cumartesi 12:34

"söz gezdirdik üşüyen yerlerine
etimizden et biçtik, kesip sözümüzü!"
Halide Yıldırım / Issız Kuğu*

Sıkça telefonla konuştuğum uzaktaki dostlarımdan biri telefonun öbür ucundan diyordu ki; "Taksim'e doğru yürüyorum. Biraz önce bir söyleşiden çıktım. Kafamda Kürtçe kelimeler birbirinin içinde harmanlanmışçasına uçuşuyor. 'Serok, serhildan, çîrok, çîya, serbilind, şermezar, azadî'. Ne kadar çabalarsam çabalayayım, derdimi anlatacak kadar bile Kürtçe öğrenemiyorum. Başından sonuna kadar Kürtçe olan söyleşiyi can kulağıyla dinledim. Ama ancak anlamını bildiğim birkaç tanıdık kelime kulağıma çalınınca, söyleşiye kendimce bir anlam vermeye kalktım. Hatta bir de kendimce yorum yaptım: 'Konuşmacı muhtemelen politik bir metin okuması yapıyor' diye. Meğerse bir edebiyat eseri okuması yapıyormuş. Çok da bozuntuya vermedim. Salondan ayrıldıktan sonra anladım ki sadece anlamadığım dilde bir söyleşiyi can kulağıyla dinlemiş olmuştum."

'Üzülme' dedim ve ekledim. Bir dil baskı altındaysa, koca bir asır süresince adeta yok muamelesi görmüşse, canlı bir organizma gibi gelişiminin önüne barikatlar olabildiğince etkili kılınarak dikilmişse; bu sonuç kaçınılmazdır. Ve değil mi ki; dili hiç bilmemekten iyice öğrenmek safhasına geçebilmek için illa ki kötü konuşmak belki de kekelemek, bocalamak evresini mutlaka yaşamak gerek...
Bir örnek de kendimden verdim. 2007'de Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) gitmiştim. Newyork'ta "Mama mia" müzikaline götürmüşlerdi. Tek kelime İngilizce bilmiyordum ve Mama Mia'yı izleyerek anlamlandırmaya çalışıyordum. Birinci sahnenin sonundaki arada kendimce anladıklarımı rehberle paylaşırken, rehber benim anladığımın tersine çok başka şeyler anlatınca basmıştık kahkahayı.

Tabi bu yaşanmışlıklar işin garip hali ve ironisi!

Soruyorsun diyor ki; bilmiyorum.

Soruyorsun diyor ki; biliyorum ama konuşamıyorum.

Soruyorsun diyor ki; az biliyorum.

Soruyorsun diyor ki; konuşuyorum ama yazamıyorum.

Tabi bu ifadeleri uzatmak mümkün!

Özet hali şudur ki; çaba ve niyet lazım. Öncelikler sıralamasında dile hak ettiği değeri ve önceliği vermek lazım. Zamana bırakılırsa o beklenen ve hep ertelenen zaman maalesef hiçbir zaman gelmez / gelmiyor.

İşte bütün bu sebeplerden ötürü 3-4-5 Aralık tarihlerinde Van'da Van Belediyesinin ev sahipliğinde Van Kurdi-Der ve Van Eğitim Sen ile Diyarbakır Lis Yayınevinin ortaklığında "Kürtçe Okuyalım" söyleşilerinde olacağız.

Galiba dilin insanla ve mekânla olan muhabbetinin şiire değen yüzüyle, başladığımız gibi bitirmek en doğrusu.

"kumun gizini bilen kadınlar gördük
çölü rüzgârla eğitiyorlardı
suskun oğullarını ateşte sınayıp upuzun
sebepler topluyorlardı, tanıdık!
yitik kurşun hedeflerden
yol çizdik dövmeli alınlarına
şaşırıp geri dönmesinler dedik
arada kır saçlarını çalı dibi yapıp
ağlaşan kadınlardı, adlarını
kocalarını sorduk, bilemediler."*

*Halide yıldırım, Issız Kuğu, Kül sanat yayıncılık, 2005 Ankara

Not: 5 Aralık Pazar 14.00-16.00 saatleri arasında Van'da VATSO salonunda "Üç şehrin hikâyesi Wan-Amed-Hewlêr"i konuşacağız.

Bu yazı toplam 3400 defa okunmuştur
Şehir hikâyeleri
 // Cihan Durişah
Doğrusu Yüksekova Haber'deki yazısından ve Van'daki duyurulardan haberim olmuştu yazarımız Şeyhmus Diken'in de geleceğinden.
Zaten yazılarından biliyordum Kürtçe konuşabildiğini ama bu tip sunumlar konusunda ne kadar Kürtçe'ye vakıf olduğundan bilgim yoktu. Nitekim panel öncesi kendisiyle Kürtçe sohbet etme imkanım olduğunda da fark ettim. Kürtçesi beklediğimden iyi. Umarım ilerdeki programlar da Kürtçe olur artık. Eksiklik değil, aşılacak bir durum. Yazarlarımız kolay yetişmiyor, haksızlık etmeyelim.
Gayet iyi bir buluşma idi Wan-Amed ve Hewler şehir hikâyeleri. Şeyhmus Diken'in girişi Kürtçe yapıp selamlamadan sonra Türkçe sunum yapmasını da gayet doğal ve içten buldum. Hele Ahmed Arif'den Kürtçe dizeler...
İyi ki Van'a geldiler...
06 Aralık 2010 Pazartesi 12:08
Ji bo KAWA JİYAN re,
 // Nasir Lezgîn
Neheqî meke KAWA JİYAN.
Kek Şêxmûs hinek Kûrdî jî peyivî.
Kûrdî ya wî gelo ew qas e, ez baş zanim.
Hêja nivîskarê me kek Şêxmûs jî Kûrdî fêr bibe.
Ne tene ew, du niviskarê din ji Tirkî qise kir.
Bernamê ye Wanê gelek baş û cuda bu...
Tevê niviskarê hêja bi xêr hatin Wan ê......
06 Aralık 2010 Pazartesi 09:55
SENCE OLDU MU?SANA YAKIŞTI MI?
 // KAWA JİYAN
TE Wane ROJEN EM KURDİ BIXWİNIN'herımand.Te Wane got eze Tırki Bbıpeyvım u te Tırki peyvi.Heke teyi Tırki bıpeyviya çı karete ROJEN EM KURDİ BIXWİNİN heye.Bawerım tu henek cahıli .Tıştek nabe çewabe tu bıfami....
05 Aralık 2010 Pazar 22:18