İrfan Sarı

Buse’yi de öldürdünüz!

25 Haziran 2010 Cuma 20:35

Buse 17 yaşındaydı. Okul okuyacaktı. Hayalleri vardı. Onu vurdunuz. Yaşamasına fırsat vermediniz.

Yaşamak için önünde çok uzun bir zaman vardı oysa daha üniversiteye gidecek, hayatını kuracak, yaşlanacak sonra belki ölecekti. Yani belki yıllar bir başka yüzyılın rakamlarıyla yazılmaya başlarken yatağında ihtiyar bir uykudayken ölecekti.

Bırakmadınız…

Ölmesi için çok acele ettiniz.

Tıpkı Ceylan gibi… Tıpkı Diren gibi…

Ellerinizi çekseydiniz onlardan yaşayacaklardı. Ülke bölünmeyecekti. Hiçbir anne ağlamayacaktı. Kimsenin yüreği kin dolmayacaktı. Öfke fır edip coğrafyalar ötesi dolaşmayacaktı.

Ellerinizi çekseydiniz tetikten hiçbir yer yanmayacak hiçbir yürek korlanmayacaktı ve hiçbir ağız kekre olmayacaktı.

Paletlerin ezdiği topraklar acır biliyorsunuz.

Bombalar en çok toprağın karnını yarar. Toprağı inim inim inleten bu acı insanı dağlamaz mı?

Siz toprağın yağmurdan sonraki kokusunu hiç duymadınız ki, koklamadınız ki. Barut kokusu ciğerlerinize işlemiş.

Eğer sürmeseydiniz bu savaşın sefasını.

Kimse ölmeyecekti sefanız uğruna.

Buse’yi de öldürmeyecektiniz.

Uğur’u da…

Engin Mengeş’i de, İsmail Bartın’ı da, Abdulhaluk Geylani’yi de… onlarda okuyacaktı ve onların yüreğine sıkılan kurşunlar annelerinin yüreğine saplanıp kalmayacaktı.

Biliyorsunuz Buse vurulunca bütün annelerin yüreğinde oksitlenen o kurşunlar depreşti yine, acıdı annelerin yüreği ama siz bilmezsiniz. Bilmek için bir nedeniniz olmaz.

Anneler gökkuşağı gibidir her yağmur toprağı ıslatanda açarlar yüreklerince.

Anneler ağlarsa bütün ormanlar ağlar bütün cihan ağlar…

Daha ağlamasın anneler.

Ve daha ölmesin Buseler…

Durdurun inadınızı. Çekin el freninizi. Yürek freninizi…

Denenen metot yanlıştı yaşadığımız otuz yıl buna işaret etti. Otuz yıl daha deneseniz yanlış hep yanlış olarak kalacaktır.

Tankların paletlerinden önce yüreğinizdeki azgın paletleri durdurun.

Yüreğinize yakışmayan bombaları sökün.

Tanrı size konuşmayı ve konuşmak için dili vermiş… Konuşarak deneyin şu işi ölüm ağır geliyor artık.

Konuşarak deneyin şu işi.

Ölenlerle öldürme hırsı büyüyor çünkü. Öldürme hırsı en çıldırmış bombadan daha çılgın bir bombadır aslında.

Sizin bombanız sizi öldürmeden İnadınızdan vaz geçin.

Biraz halkın dilini konuşun. Halkı dinlemek zor değil, işinizi kolaylaştıracaktır.

Ölümün önüne geçecektir halkı dinlemek.

Bari bundan sonra kimse ölmesin bundan sonra insanlık utanmasın diye dinleyin bir kerecik sadece bir kerecik.

Bu yazı toplam 4129 defa okunmuştur
!
 // ysmn kybtr
bu hayat ne tuhaf ..sen mavisin ben turuncu kavgası ve yaşananlar..toprak,ağaç,çimen,gökyüzü kirleniyor..yaşamlar son buluyor..gerçekler anlaşılamıyor..kimse gerçek anlamda sorgulamıyor..doğu ölüyor batı ölüyor bize büyük bir saçmalık yaşatılıyor her şey çarpık,karmaşık..tüm bu kaosun içinde çok farklı yerlerdeki çıkarlar iiyice bi besleniyor,bıyık altından gülümsüyor ama kimse göremiyor..mavi de ölüyor turuncu da..cehalet,dar görüşlülük,sorgulamamak ,asıl gerçek öneme sahip olanların inatçı bir körlükle görülemeyişi(SEVGİ....)bizi çirkinleştiriyor,öldürüyor-öldü-rü-yor.................
28 Haziran 2010 Pazartesi 03:04
irfan sari abime
 // umut yolcusu
sizi gelecek dönemde siyasi bir aktör olarak görmek istiyorum...bitsin istiyorum bu memlekette küçük insanları büyük gölgeleri...
sonsuz saygı ve sevgilerimle.......
28 Haziran 2010 Pazartesi 01:22
EL Birliği ile
 // ÇaKıL TaŞı
HEPİMİZ..............
28 Haziran 2010 Pazartesi 00:31