TGC: Gazetecilik 'kara listeye' alındı

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü gazetecilik ve basın özgürlüğü açısından çok ağır baskının yaşandığı bir dönemde karşıladıklarını belirten TGC, iktidar ile yakın olmayan gazetecilik kuruluşlarının "kara listeye" alındıklarını belirtti.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeni ile gazeteciler üzerindeki baskıya ve gazetecilik faaliyetine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gazetecilik ve basın özgürlüğü açısından çok ağır baskının yaşandığı bir dönemde Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü karşıladıklarının belirtildiği açıklamada, Türkiye'de gazeteciliğin hedef gösterilerek, sözlü ve fiziksel şiddete uğrama, işsiz kalma, gözaltına alınma, tutuklanma riskiyle stresi en yüksek meslek haline getirildiğine vurgu yapıldı.

'İşsiz gazeteci sayısı 7 bini buldu'

Son zamanlarda artan baskı ile iktidara yakın olmayan gazetecilik kuruluşlarının hem mali, hem adli, hem de sosyal bir baskıyla kara listeye" alındıklarına değinilen açıklamada, gazetecilerin ise "terörist" ve "casus" diye nitelenerek, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile sürekli gözaltına alınma ve tutuklanma baskısı altında tutuldukları ifade edildi. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının engellendiğinin altının çizildiği açıklamada, "Basın sektöründe işsizlik oranı ülke ortalamasının üç katına ulaştı. TÜİK rakamlarına göre işsiz gazeteci sayısı 7 bini buldu. Avrupa'da yüzde 25 olan gazeteciler arasındaki sendikalaşma oranı Türkiye'de yüzde 3.5 ile sınırlı kaldı" denildi.

'Gazetecilerin baskı altına alınmadığı 3 Mayıs'lara'

İktidarın baskısıyla, kamudan ve özel sektörden reklam almaları engellenen, kayyumlar aracılığıyla zarara uğratılarak iflas ettirilen yayın kuruluşları nedeniyle Türkiye'de yılda ortalama 500-1000 gazetecinin işsiz bırakılmasının olağan hale geldiğinin ifade edildiği açıklamada, ise şu ifadelere yer verildi: "Türkiye'deki basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü sorunu yalnız ulusal basını etkileyen bir sorun olmaktan çıkıp yabancı gazeteciler için de bir sorun haline dönüştü. İktidarın hoşuna gitmeyen haberler yaptıkları için sınır kapılarında bekletilen, gözaltına alınan gazetecilerin sayısı hızla arttı. Bu tablo iktidarla arası iyi olmayan medya kuruluşlarının ve çalışanlarının hem mali, hem adli, hem de sosyal bir baskıyla kara listeye alındıklarını gösterdi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak; halkın haber alma hakkının yayın yasaklarıyla, oto sansürle, sansürle engellenmediği, gazetecilerin işsizlikle, fiziksel saldırıyla, tutuklamalarla baskı altına alınmadığı bir ülkede yaşamak dileğiyle tüm gazetecilerin 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutluyoruz."