Yaşam tarzı halleri

Hadi iyisiniz! Gece saat 12’den sonraki müzik yasağı, verdiğiniz oya kıyak 01. 00’e ertelendi. Konserler iptal edildi.

Doğru ya! Pandemi tedbirleri var. Pardon saray tedbirleri!

Eğlence merkezlerindeki müzik sağlığınızdan önemli midir?

Üstelik canlı müzik çok tehlike arz ediyor.  “Müzik ruhun gıdasıdır” söylemi palavra! Ruhun gıdası dediğiniz şey; Susmanız, biat etmeniz, köşenize çekilmeniz ve şükür etmeniz değil mi?

Canlı müzik, “şeytan” olup damarlarınızdan girer, ruhunuzu işgal eder!

Bu tip işlerle uğraşıp, bedeninize haksızlık etmeyiniz. Evinizde oturunuz, “porsiyonlarınızı küçültünüz” çünkü normal porsiyonlar sizi tok tutar. Tok olduğunuzda da açlığın kıymetini anlayamazsınız. Yapın kendinize bir saray. Aç uyumayı unutur gidersiniz!

Açlık size “sınav”dan geçmek için ödüldür eğer kıymetini bilirseniz!

Evet, şort giyip “sınav”dan kalmanın ne gereği var? Şort başlı başına bir beladır. Diğer “namus” sahiplerini tahrik eder bir kere. Ayrıca üşütükleri hasta eder. Giyip şortu, çarşı Pazar dolaşmanın kaç bin yan etkisi görülür. Okuyup üflemekle geçemeyecek kadar çok yan etkisi var!

Modaya kapılıp günaha girer, hayırdan uzaklaşırsınız sonra…

Bu “sınav” öyle sahneye çıkıp, şarkı-türkü okumakla geçilmez. Binlerce insana karşı Kürtçe Kûrdi okumakla tabiî ki de “sınav”dan geçemezsiniz.

Gah çıkıp gökyüzüne, gah inip yeryüzüne “sınav” kağıdını doldurmanız imkânsız! Elinize aldığınız mikrofon “kafir” icadı değil de nedir?

Susun, sükût edin. “Sükût ikrardan gelir”

Ve iktidarı eleştirmeyin. Eleştirerek iktidarı ittirmek, devrilip düşmesine sebebiyet verebilir bu da “sınav” kağıdınıza düşük not olarak geçer, hemen akabinde hakkınızda bir dava dosyasına dönüşür. İfadeniz alınır. Siyaseten dört duvar arasına girersiniz. Yazın sıcaktır kışın soğuk. Aylarca, yıllarca, on yıllarca ve hatta ağırlaştırılmış müebbetlerce yatarsınız, yatarsınız…

Eleştiriyi hakarete, bölücülüğe yoracak bir paranoya hali hâkim. Eleştirmeyin! Eleştirdikçe yatarsınız.

Tatile de çıkmayınız. Çıkarsanız şayet, beş yıldızlı otellerde keyif çatan ihale baronlarına rast gelirsiniz. Sahillerde, yarış tekneleriyle adrenalin sarhoşu olan beşli çetelerin çocuklarını görebilirsiniz. Göz zinasına girer bu, görme. Görmeyiniz! “sınav”dan kalırsınız.

Tatile çıkarsanız, gözünüz gönlünüz açılır. Açmayınız!

Bir kişi, birkaç kişi, toplu olarak talebin kesinliğini, ısrarını, amacını topluma anlatacak eylemler yapmayınız! “Sınav” kağıdınıza çok kırık notlar verilir.

Ayrıca eylem ve etkinliklere katılarak ayaklarınıza karasular iner. Şişer. Su toplar. Sağlığınızdan olursunuz.

Sonra coplu müdahale, gazlı müdahale halleri başlar. Yürüyemezsiniz.

Ayriyeten sınav sorularının cevabı diğerlerine verilir. Geçemezsiniz!

Benzine zam, doğal gaza zam, meyveye zam, yağa zam olur. Sesinizi çıkarmayınız… Bu sizin sağlığınız için alınan tedbirlerin toplamıdır! Cebinizdeki para sizi kışkırtabilir. Karpuz alabilirsiniz, et alabilirsiniz, alkol alabilirsiniz… Para şeytandır. Şeytana uymayınız.

Sizin paranız olursa, çift maaş alanlar ne yapar?

Yoksulluğu çocuklara anlatmayın, öğün atlatın, sefer taslarına çorba damlatın, kantine gitmenin “sınav”dan kalma nedeni olduğunu anlatın.

Bu dünya “imtihan” dünyası.

Gence, yaşlıya, kadına yaşam hakkı deyip durmayınız. Yıkın dünyayı, çocukların başına da yıkın!

Bu “sınav” öyle bir sınav ki; sizi sınıfta bırakır, çift maaş alanlara sınav atlatır.

Konuşmayın, sesinizi çıkarmayın, sabır edin…

Biri size,

“Günaydın! Yaşam tarzınıza müdahale eden bir iktidar sahibi oldunuz.” diyene kadar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.