Yüksekova’da DEM Parti ve DBP’den Suriye’deki gelişmelere ilişkin açıklama
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde DEM Parti ve DBP ilçe örgütleri tarafından yapılan açıklamada, Suriye’de yaşanan gelişmeler ve demokratik entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Yüksekova’da DEM Parti İlçe Örgütü ile DBP İlçe Örgütü tarafından Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin basın açıklaması yapıldı. DEM Parti İlçe Örgütü binası önünde saat 14.00’te düzenlenen açıklamaya Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanları Şadiye Kırmızıgül ve Şoreş Diri, DEM Parti İlçe Eşbaşkanları Şeyda Bellier ve Abdullah Kırmızıgül ile parti yönetimi, DEM Parti Hakkari İl Meclisi üyeleri, DBP İlçe Örgütü Eşbaşkanları Gülcan Ceylan ve Reşit Güneç ile yönetimi, ÖHD ve Barış Anneleri katıldı.

Basın açıklamasını DBP Yüksekova İlçe Örgütü Eşbaşkanı Reşit Güneç okudu. Güneç, Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak öldürülen Sipan Hizni ile Kobani Cezaevi’nde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı andıklarını belirterek, Sipan Hizni’nin öldürülmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik bir provokasyon olduğunu söyledi.
Geçici hükümet ile Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon sürecine dikkat çeken Güneç, sürecin askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, halkların özgür iradesi temelinde ilerletilmesi gerektiğini belirtti.
Güneç, “Geçici hükümet ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanî’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi; halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir” ifadelerini kullandı.

Suriye’de kalıcı barış ve demokratikleşmenin halkların demokratik haklarının güvence altına alınmasından geçtiğini söyleyen Güneç, Kürt halkının anadilde eğitim hakkına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Güneç, “Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir. Geçici hükümet demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etmek zorundadır. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir” dedi.
Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Güneç, “Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî’nin katledilmesi, Kobanî halkına yönelik müdahale, cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir” diye konuştu.

Açıklamasının sonunda tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine ve uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Güneç, Suriye’de halkların eşit ve özgür yaşam iradesinin, demokratik entegrasyon sürecinin ve barış çabalarının korunması gerektiğini belirtti.
Güneç, “Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır” ifadelerini kullandı.