1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Yasin Aktay: Suudi Arabistan'a dost olduğumuzdan Kaşıkçı'yı soruyoruz
Yasin Aktay: Suudi Arabistan'a dost olduğumuzdan Kaşıkçı'yı soruyoruz

Yasin Aktay: Suudi Arabistan'a dost olduğumuzdan Kaşıkçı'yı soruyoruz

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda sırra kadem basan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın başına gelenler konusunda "Suudi Arabistan’a verip veriştirmenin bir anlamı ve faydası yok" dedi.

A+A-

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda kaybolması hakkında “Yapılan yorumlarda S. Arabistan’a verip veriştirmenin bir anlamı ve faydası yok” dedi. “Türkiye ve S. Arabistan birbirine mecbur iki halk iki ülkedir” diyen Aktay, ‘Suudi derin devleti’ne işaret ederek, “Kaşıkçı’nın başına gelenleri sorgulayıp Suud makamlarından bunun açıklamasını beklemek asla S. Arabistan’a düşmanlık anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.

‘HENÜZ RESMİ AÇIKLAMA YAPILMADI’

Kaşıkçı’nın kaybolmasına yönelik tepkilerin dile getirilmesinde başı çeken isimlerden biri olan Aktay, bugün Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde ‘Bilinmeyeni taşlamanın ötesi için’ başlıklı yazısında olayı masaya yatırdı. Aktay, olası cinayetin nasıl işlendiği konusunda yayımlanan haberler hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Basına yansıyan ve emniyet mensuplarına dayandırılan bazı haberlerde Kaşıkçı’nın feci şekilde öldürülmüş olduğu da yazıldı, ancak bunlar resmi kanallardan hala doğrulanmış veya yalanlanmış değil. Bir yandan da soruşturmayı büyük bir gizlilik ve titizlikle yürüten MİT, emniyet ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının çalışmaları devam ediyor. Onların ulaştığı bulgular resmi bir ciddiyet ve kesinlikte “bilgi” olarak sunulmuş olacaktır.”

‘BİR NOKTADAN SONRA BİLİNMEYEN TAŞLANIYOR’

İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nun önünde Cemal Kaşıkçı’nın kaybolduğu 2 Ekim’den bu yana eylem yapılıyor. Protestocular, “Cemal Kaşıkçı’yı almadan gitmeyeceğiz” yazılı pankartlar taşıyor.

Tek kesin bilginin Kaşıkçı’nın konsolosluktan ‘normal yollarla hâlâ çıkmaması’ olduğunu vurgulayan Aktay şöyle devam etti: “Resmi bir açıklama yapılıncaya kadar çok bilinmeyenli olayla ilgili hayal gücünün üretemeyeceği bir senaryo yok. Teorik olarak o alanda herşeyi söylemek mümkün ama söylenen şeyler bir noktadan sonra gaybı (bilinmeyeni) taşlamak mesabesindedir. Doğal olarak bilinenler arttıkça hayallere de sınırlar geliyor. Tabi ihtiyatı elden bırakmamakta fayda var. Kaşıkçı’nın az da olsa yaşıyor olma ihtimali halen teorik olarak tüketilmiş değildir.”

‘VERİP VERİŞTİRMENİN FAYDASI YOK’

Aktay, konuyla ilgili itidal çağrısı yaptı: “Bu konuda İhtiyatın sürdürülmesi gereken bir nokta da, Türkiye ve S. Arabistan ilişkileridir. Kaşıkçı’nın konsolosluk binasında kaybolmasıyla ilgili yapılan yorumlarda S. Arabistan’a verip veriştirmenin bir anlamı ve faydası yok. Türkiye ve S. Arabistan birbirine mecbur iki halk iki ülkedir. Kaderleri birbirine bağlıdır. Kaşıkçı’nın başına gelenleri sorgulayıp Suud makamlarından bunun açıklamasını beklemek asla S. Arabistan’a düşmanlık anlamına gelmez.”

‘DERİN DEVLET’ İMASINDA NE DEDİ?

Yasin Aktay, Russia Today’in Arapça kanalına verdiği söyleşide ‘Suudi derin devleti’ imasında bulunduğu ve dün sosyal medyada tartışma yaratan açıklamalarının bir tercümesine de köşe yazısında yer verdi:

“Katıldığım bir Arap televizyon kanalında bu olayın iki ülkenin ilişkisini nasıl etkileyeceği yönündeki soruya iki ülkenin kader ortaklığını vurguladıktan sonra şunları söyledim:

“Velev ki, bu olay basına yansıyan vehamette gerçekleşmiş olsa bile topyekun S. Arabistan’ı töhmet altında bırakan açıklamalardan kaçınıyoruz.

Elbette devlet hukuksuz işler yapmaz, yaparsa o devlet değildir. Bu durumda halkını temsil eden bir devletin imkanlarını kullanan ve kendini derin devlet mesabesinde gören çetelerin işgali karşısındayız demektir. Devleti o unsurlardan temizlemek zaruridir.

Türkiye böyle bir ‘derin devlet’ tecrübesini yaşamıştır. Devlet adına kanunsuz işler yapanların yakasına yine devlet adına yapışılmış ve devlet bu unsurlardan temizlenmiştir.

Gerçekten de bugün hangi düzeyde devlet yetkileri kullanıyor olurlarsa olsunlar bir konsolosluk binasında bütün görevlileri özgür bir insanı kaçırmak, hele öldürmek gibi bir iş için organize edebilenler, her şeyden önce kendi devletlerine ihanet etmekte dolayısıyla kendi halkları ve devletleri için bir tehdittirler. Kendi devletlerinin devlet olma keyfiyetini yok etmektedirler.

Çünkü hukuka dayanmayan, kendi vatandaşının güvenliğine tehdit oluşturan örgütlenmeye devlet denmez.”

‘DÜŞMANLIK DEĞİL, GERÇEK DOSTLUK’

Yasin Aktay yazısının devamında Suudi Arabistan’dan ‘hangi düzeyde olursa olsun, bu kanunsuz yapıların ortaya çıkarılmasını’ talep ederken, Türkiye’nin de derin devletle mücadele ettiğini belirtip “O yüzden Kaşıkçı’nın davasını gütmek asla S. Arabistan’a düşmanlık değil, bilakis gerçek dostluğun ifasıdır” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.