İrfan Sarı

İrfan Sarı

Sistem İnşası ve Mutlak Butlan

Sistem İnşası ve Mutlak Butlan

“Onlar sistem inşa etmeye çalışıyorlar mutlak butlanla.”

Bu cümle, Türkiye’nin bugün yaşadığı siyasi ve kurumsal kaosu özetliyor gibi.

Hukukun temel ilkelerinden biri olan “mutlak butlan” yani bir işlemin baştan itibaren yok hükmünde sayılması, artık sadece medeni hukuk kitaplarında kalan bir kavram olmaktan çıktı.

Dün istinaf mahkemesinden çıkan karar, CHP’nin 2023 kurultayını ve Özgür Özel yönetimini tedbirengeçersiz kıldı; Kemal Kılıçdaroğlu ekibini fiilen geri getirdi.

Bu karar, tek bir partinin iç meselesi değil. Türkiye’de uzun zamandır süren “sistem inşası” çabasının yeni bir halkası.

Güç, sandıkla değil, mahkeme kararıyla yeniden şekillendiriliyor. Bir kurumun meşruiyeti, halkın iradesiyle değil, usul tartışmalarıyla sıfırlanıyor.Bundan sonra bir seçim olur mu onu da bilmem!

Mutlak butlan, hukuki bir araç olmaktan öte, siyasi bir reset tuşu haline getiriliyor.

Düşünün: Bir siyasi parti, yıllarca süren mücadeleyle bir kurultay yapıyor, delegeler oy veriyor, yeni bir yönetim çıkıyor. Sonra mahkeme “baştan yoktu” diyor. Bu, sadece o partiyi değil, demokrasinin temel taşlarını sarsıyor. Seçme-seçilme hakkı, parti özerkliği, sandık iradesi bir kenara itiliyor. Karar “tedbir” diye sunulsa da, mesaj net: İktidar alternatifi olabilecek her yapı, hukuki kılıfla kuşatılabilir.

Bu sadece CHP meselesi mi?

Hayır. Bu, yıllardır inşa edilen “kontrollü siyaset” mimarisinin bir parçası. Muhalefet bölünüyor, kurumsal yapılar zayıflatılıyor, kamuoyu yoruluyor. Her kararın ardından “hukuk devleti” tartışması başlıyor, ama pratikte güç merkezileşiyor.

Bir yandan “terörsüz Türkiye” süreci, öbür yandan muhalefetin iç dinamikleriyle oynamak…

Sistem, kendi meşruiyetini sürekli yeniden üretiyor; ama bunu yaparken hukuk normlarını esnetiyor. Tarih tekerrür ediyor. Daha önce benzer manevralar başka partilerde, başka kurumlarda denendi.

Sonuç?

Toplumsal güven erozyonu, kutuplaşma ve verimsiz bir siyaset döngüsü. Mutlak butlanla sıfırlanan sadece bir kurultay değil; aynı zamanda “hukukun öngörülebilirliği” inancı. Vatandaş “bu sistemde kurallar ne zaman değişir, kime göre değişir” diye sormaya başlıyor.

Peki ya yarın?

Bu kararın istinaf ve temyiz yolları var. Süreç bitecek, ama yarattığı tahribat kalıcı olabilir. Eğer amaç muhalefeti etkisizleştirmekse, kısa vadede başarı gibi görünebilir. Ama uzun vadede, toplumun kurumlara olan inancı daha da aşınır. Sandık iradesine güven azalırsa, siyaset sokaklara veya daha sert kutuplaşmalara kayar.

Sistem inşası, mutlak butlanla olmaz.

Gerçek sistem, hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve halk iradesiyle inşa edilir. Aksi takdirde ortaya çıkan, kağıt üstünde güçlü ama içeride çürük bir yapıdır.

Dün CHP’de yaşanan, yarın başka bir kurumda da yaşanabilir. Çünkü mutlak butlanın sınırı yoktur; bir kez araçsallaştı mı, herkesi tehdit eder.

Bu süreçte asıl kaybeden, “adalet” duygusunu yitiren toplumdur. Türkiye, bu kadar çok “sıfırlama”yadeğil, gerçek bir inşaya ihtiyaç duyuyor.

Hukukun, siyasetin ve demokrasinin mutlak butlanla değil, mutlak güvenle yeniden kurulduğu bir inşayave bu inşanın bilimsel, modern eğitim müfredatına alınarak kuşaklara öğretisini sağlanmalı.

Aksi takdirde, yaratılan her “sistem”, baştan sakat doğmaya mahkum kalacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İrfan Sarı Arşivi