Sanıklara tutuksuz yargılama!

Sanıklara tutuksuz yargılama!

Muş'ta 1993 yılında 9 kişilik ailenin yakılarak katledildiği olay hakkında açılan davada, mahkeme haklarında 9 kez ağırlaştırılmış hapis cezası istenen 3 asker ile bir özel harekat timi hakkında tutuksuz yargılama kararı verdi.

MUŞ  - Muş'un Korkut ilçesine bağlı Altınova beldesinde 9 kişinin evlerinde yakılarak öldürüldüğü katliamı gerçekleştirdikleri iddiasıyla dönemin Hasköy Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı B.K, Üsteğmen H.A, Gökyazı Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş T.N. ile İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Vekili Ş.U. hakkında açılan davanın ilk duruşması dün görüldü. Muş Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanıklar katılmazken, duruşmada, olay günü anne ve babası ile 7 kardeşini kaybeden Aysel Öğüt ile amcası Mehmet Eşref Öğüt hazır bulundu. Öğüt ailesini Muş ve Bitlis barolarından 10 avukatın savunduğu duruşma, 35 sayfalık iddianamenin okunmasıyla başladı. Ailenin yakınlarının Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuru üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, 3 asker ve bir özel harekat timi hakkında "Kasten ev yakmak suretiyle birden çok kişinin ölümüne sebebiyet vermek" suçundan TCK'nin 82/1-c ve 38/1 maddeleri gereğince her sanık için ayrı ayrı 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. 

'Devleti affetmeyeceğim'

Duruşmada söz alan maktül Mehmet Nasır Öğüt'ün kızı Aysel Öğüt, olay günü yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Ailesinin herkesin gözü önünde hunharca katledildiğini anlatan Öğüt, bu nedenle ne devleti, ne yetkilileri ne de gelmiş geçmiş tüm hükümetleri tüm başvurularına rağmen suçlular yargılamadıkları için affedeceğini söyledi. Öğüt, suçluların en ağır bir şekilde cezalandırılmasını istedi.

'Burada herhangi bir güvenlik zafiyeti söz konusu değil'

Davanın "güvenlik" gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi gerektiğini içeren Muş Valiliği'nden gönderilen yazıya tepki gösteren müşteki avukatları, böylesi bir durumun davanın seyrini olumsuz yönde etkileyeceğini bildirdi. Avukatlar, adil bir yargılama süreci için davanın Muş'ta görülmesinin daha uygun olacağına işaret ederek, "Altınova beldesinde ciddi bir hak ihlali var. Burada insanlar gözlerinin yaşına bakılmadan öldürüldü. Bu olaya, orada yaşayan herkes tanıktır ve adı karışan yetkililer hala serbest şekilde dolaşmaktadırlar. Biz bu insanlar hakkında bir an önce tutuklama emri çıkartılarak hak ettikleri cezaya çarptırılmalarını bekliyoruz. Bu davanın güvenlik gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi davanın seyrini olumsuz yönde etkileyecektir. Burada herhangi bir güvenlik zafiyeti söz konusu değildir" vurgusu yaptı.

Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını okuması sonrası mahkeme heyeti, duruşmaya kısa bir ara verdi. Müşteki avukatların sanıkların tutuklu yargılanmaları talebini reddeden mahkeme heyeti, katliam sanıkları hakkında adli kontrol şartı ve yurtdışına çıkış yasağı getirdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Katliam ve yargı süreci

Muş'un Vartinis (Altınova) beldesinde 3 Ekim 1993 tarihinde evi ateşe verilen Nasır Öğüt, eşi ve yedi çocuğu yanarak yaşamlarını yitirdi. Nasır Öğüt'ün hayatta kalan tek çocuğu olan Aysel Öğüt, ailesinin askerler tarafından yakıldığını söyleyerek, mahkemeye başvurdu. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı dava açmak için Elazığ 8. Kolordu Askeri Savcılığı'ndan olayın soruşturulmasını istedi. Askeri savcılık 7 yıl önce yapılan başvuruya rağmen soruşturmayı halen bitirmediği için dava açılamamıştı.

1993'de Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Başsavcılığı'na gönderilen iddianamede, olayın PKK tarafından yapıldığı iddia edilerek davada görevsizlik kararı verilmesi istendi. Diyarbakır DGM, davada görevsizlik kararı vererek, dosyayı kapattı. Ancak bütün ailesini bu katliamda kaybeden Aysel Öğüt, 2003'de Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek davanın tekrar açılmasını talep etti. 

Muş Cumhuriyet Başsavcısı'nın valiliğe yaptığı soruşturma başvurusuna 22 Mayıs 2006'da ''kamu yararı olacağı'' gerekçesiyle izin verildi. Muş Başsavcılığı, Elazığ 8. Kolordu Askeri Savcılığı'na, olayda ismi geçen kişilerin askeri görevde bulundukları gerekçesiyle soruşturma yapması için müracaat etti. Ancak 7 yıldır askeri savcılık tarafından yürütülen soruşturma bitmediği için dava bir türlü açılamıyordu. Ailesinden dokuz kişinin gözleri önünde yakılarak öldürüldüğünü belirten Aysel Öğüt, aradan 17 yıl geçmesine rağmen, olayın halen soruşturma aşamasında olduğunu, fakat kendisinin katliamın sorumlularının peşini bırakmayacağını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) kadar gideceğini söyledi. En son 2011 yılında ailesi ve avukatları tarafından Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'na tekrar başvuru yapıldı ve başvuru kabul edildi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianame Muş Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 

Belde sakinleri ve diğer görgü tanıkları da olayın askerler tarafından yapıldığını anlatmışlardı. Evi Nasır Öğüt'ün evinin yakınında bulunan Remzi Öğüt, olay gecesi köyde olduğunu, Öğüt'ün evi yakıldığı sırada dışarı çıktığını ve askerler tarafından dövüldüğünü söylemişti. Gece yarısı askerlerin köye geldiğini, etrafa rastgele ateş açtıklarını kaydeden Remzi Öğüt, o gece beldenin her tarafında yangın çıkarıldığını ve kimsenin korkudan evinden çıkamadığını belirtti. Kan donduran ifadelerde bulunan Remzi Öğüt, 9 kişinin yandığı evde iki çocuğun da bulunduğunu, çocukların pencereden atlamak istemeleri üzerine engellendiklerini anlatmıştı. 

DİHA 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum