Erdoğan: Yeter ki istikrarımızı koruyalım

Erdoğan: Yeter ki istikrarımızı koruyalım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim manifestosunu açıklayacağı AK Parti il kongresinde konuştu: "Bu milletimizle özellikle ayrı bir güç verdik. Milletimize afra tafra yapmadık. Mütevazi olduk. Hep milletimize hesap verdik."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimleri için partisinin seçim manifestosunu açıkladı.

Erdoğan, manifestoyu açıklayacağı AK Parti İstanbul 6. Olağan İl Kongresi öncesi Sinan erdem Spor Salonu’nun önünde toplananlara hitap etti. Erdoğan, şunları söyledi:

”İstanbul bugün yine bir başkasın İstanbul. Her zaman anlı şanlı duruşunla bir başkasın İstanbul. Biraz sonra manifestomuzu açıklayacağız, bu manifestomuzla birlikte inşallah başkanlık sisteminin geleceğini ortaya koyacağız ve manifestoyla kalmayacağız. İnşallah ardından da seçim beyannamemizle neler yaptık, neler yapacağız, bunları Ankara’da açıklayacağız. Yaptıklarımız yaşadıklarınızdır. Ama bir de yapacaklarımız var. Bunları da inanıyorum ki merak ediyorsunuz.”

‘BUNUN ADI OSMANLI TOKADI OLACAK’

“24 Haziran’da Türkiye’de yeni bir dönemin başlangıcını hep beraber gerçekleştireceğiz” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “İl teşkilatımız bir kan değişikliğine gidiyor. 6. kongre ile yeni yönetim iş başına geliyor. İstanbul Türkiye’dir Türkiye’nin özetidir. Biz sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik. Bundan sonra da yine aynı şekilde bu yolculuğumuza devam edeceğiz. Bizim ahdimiz var. Bu ahdimizden bugüne kadar taviz vermedik bundan sonra da vermeyeceğiz. Tek millet tek bayrak tek vatan tek devlet. 81 milyon tek milletiz. Bizi bölmek isteyenlere en büyük şamarı 24 Haziran’da tekrar vuracağız. Bunun adı Osmanlı tokadı olacak. Zira bizi bölemeyecekler. Paralel devleti çok sevenler Pensilvanya’ya biletlerini de alırız. Bu topraklarda onlara yer yok.”

Daha sonra kongre salonuna geçen Erdoğan, seçim manifestosuna açıklayacağı konuşmasına başladı. Erdoğan, şunları söyledi:

SİPERLERİNDEN FIRLAYAN BİZLER OLDUK: 1071 Malazgirt zaferinden beri bu topraklar bize yurt oldu, vatan oldu. Bizi biz yaptı. Bizim devletimiz Söğüt’te yörük çadırlarında kuruldu. Dedem Osmangazi’nin rüyası hakikat oldu. Devletimiz adalet sevdasıyla büyüdü. Bursa ve Edirne’de zamana kök saldı. İstanbul’da yeni bir çağın kapısını açan müjdelenmiş ordu bizim ordumuzdu. Sultan Fatih bizim ceddimizdi. Süleymaniye’nin kubbelerinde bizim tekbirlerimiz yankılandı. Kudüs’ü alan Selahaddin Eyyubi bizdik. Kan ile alınan toprak parayla satılmaz diyen Abdülhamid bizdik. Çanakkale’de 7 düvele meydan okuyan, canını veren ama düşmana geçit vermeyen bizdik. Sırtladığı top mermisiyle kahramanlık destanı yazan Seyit Onbaşı bizdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘size ölmeyi emrediyorum’ dediğinde ok gibi siperlerinden fırlayan aslanlar bizdik.

27 MAYIS DARBESİ BİZE KARŞI YAPILDI: Maraş’ta Sütçü İmam, İzmir’de Hasan Tahsin, Erzurum’da Nene Hatun, Antep’te Şahin Bey bizdik. Bu yurdun namusunu işgalcilere çiğnetmeyen bizdik. 1920’de Meclisimizi açarken dua dua yakaran bizim ellerimiz, bizim kalbimizdi. 1923’te Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde devletimizin yönetim şeklini cumhuriyet olarak ilan eden bizim irademizdi. 27 Mayıs darbesi bize yapıldı. Dar ağacına çekilen de bizim irademizi. 12 Mart muhtırası bize verildi. 12 Eylül darbesi bizi hedef aldı. 28 Şubat’ta milletin inancını boğmaya kalkıştılar. Her darbede hapse düşen, zulüm gören acı çeken biz olduk. Varlığımıza birliğimize dirliğimize refahımıza huzurumuza kast ettiler. Yılmadık, yıkılmadık. Mücadeleden bir adım geri durmadık. Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırdık.

BİZ GÜÇLENDİKÇE ONLAR ÖFKELENDİ: Hep birlikte büyüdük, hep birlikte özgürleştik. Biz durmadık, onlar da durmadı. Bir gece 27 Nisan 2007’de bu kez bir e-muhtıra ile karşımıza çıktılar. Milli iradeye, sivil siyasete gölge düşürülmesine fırsat vermedik. Biz ülkemizi güçlendirdikçe, milletin emanetine sahip çıktıkça onlar daha da öfkelendi.

Milli iradesine pranga vurmak isteyenlerle mücadele ederken, onların küresel efendilerine eyvallah etmedik. Küresel düzenin haksızlıklarına karşı ‘dünya 5’ten büyüdük’ diye haykırdık. Gazze’deki Arakan’daki Suriye’deki Somali’deki Bosna’daki katliamlara karşı hem gür bir ses verdik, hem taşın altına elimizi koyduk. Katliamları sadece gündeme getirmekle kalmadık. Hesabının sorulmasını sağlayacak mekanizmaları da harekete geçirdik. Kendi imkanlarımızla vicdanın sesi, mazlum coğrafyaların umudu olduk. Bugün dünyanın en çok insani yardım yapan ülkesi biziz.

ONE MINUTE ÖNEMLİ BİR İSTASYONDU: Milli davamız KKTC konusunda her zaman yüksek hassasiyetimizi koruduk. Mazlum Filistin halkının davasını her platformda savunduk. Davos’ta işgalcilere karşı ‘one minute’ dedik. ‘One minute’ önemli bir istasyondu. Milyonlarca muhacire hiç tereddüt etmeden kapılarımızı açtık. Evimizi ekmeğimizi paylaştık. Milletimiz ve tüm kardeşlerimiz için doğru bildiğimiz yoldan şaşmadan mücadelemize devam ettik.Türkiye ekonomisini büyüttükçe IMF’den borç alan değil borç veren haline geldikçe, köprüler, tüneller, barajlar, havalimanları, yollar, hızlı tren hatları, eğitim, sağlık, enerji yatırımlarıyla ülkemiz sınıf atladıkça bize olan öfke ve tahammülsüzlük daha da kabardı.
Şimdi benden duyuyorsunuz, bilmeyenlere söyleyin. Göreve geldiğimizde IMF’ye borcumuz 23,5 milyar dolardı. Merkez Bankası döviz rezervi 27,5 milyar dolardı. 2013’te IMF’ye olan bu borcu sıfırladık. Şu anda IMF’ye borcumuz yok. Ve merkez bankamızın döviz rezervi şu anda 114 milyar dolar. Buraya çıktık.

ŞEHİRLERİMİZİ TALAN ETTİLER: Gezi kalkışmasıyla istikrarımıza kast ettiler. Şehirlerimizi talan ettiler. Demokrasimizi hedef aldılar. 17-25 Aralık’ta devletimize sızmış ihanet şebekesiyle irademizi teslim almaya kalktılar. Ne yaptılarsa teslim olmadık. Milletin emanetini çiğnetmedik. Her zaman hakkın gücüne inandık. Milletimizin engin ferasetine güvendik. Cumhurbaşkanı seçilişimiz hemen ardından bölücü terör örgütlerinin düğmesine basıldı. 6-8 Ekim olaylarında 50 canımızı şehit verdik. Ömürlerinin baharında kalleşçe şehit edilen Yasinler bizdik.

TOPLARLA, SAVAŞ UÇAKLARIYLA GELDİLER: Takvimlerin 15 Temmuz’u gösterdiği gece bu sefer tanklarla, toplarla, savaş uçaklarıyla üzerimize geldiler. Devletimizin silahlarıyla milletimizin canına kast ettiler. Türk milleti tek vücut olup kendilerine karşı geldiğinde de 251 kardeşimizi şehit ettiler. 2193 kardeşimizi yaraladılar. Bu ülkenin gördüğü en büyük ihaneti, en cesur direnişle milletimizle birlikte başarısızlığa uğrattık. Biz 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduranlarız. Sizleri kutluyorum. Siz o gece ölümü öldürdünüz. Biz 15 asırdır okçular tepesini bekleyenleriz. Biz o al sancağın bekçileriyiz. Bu toprakları kanlarıyla yoğurarak vatan kılanlarız. Şehitler tepesini boş bırakmadık, boş bırakmayacağız.

KOMŞULARIMIZIN HUZURU BİZİM MESELEMİZDİR: Ülkemizi içerde çökertemeyince sınırlarımızı terör koridoruyla kuşatmaya kalktılar. Kiralık katillerin başını inlerinde ezdik. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla terör koridorunu paramparça ettik. Sadece ülkemizin güvenliği değil, komşularımızın, dostlarımızın huzuru selameti bizim meselemizdir. Ülkemizi hedef alan tüm planları nasıl bozduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla bozacağız.
Cudi’de biz vardık, Gabar’da biz vardık, Tendürek’te biz vardık. Gerektiğinde Kandil’de biz vardık. İnlerine girdik ve bu teröristleri etkisiz hale getirdik.

SÖZLERİMİN ÜZERİNDEN 19 YIL GEÇTİ: AK Parti’yi kurarken biz ne dedik? Biz Türkiye’nin dünü bugünü yarınıyız dedik. Türkiye’nin Kızılırmak’ı Harran’ı Sakarya’sıyız. Yunus’u Mevlana’sı Pir Sultan’ıyız. Biz Türkiye’yiz. İşte bu sözle ve biz millete efendi değil hizmetkar olacağız diyerek yola çıktık. Hep bu aşk ve sevda ile çalıştık. 16 yıllık yolculuğumuzda bu sözümüze sadık kaldık. Yıllar önce tahliye olduktan sonra bize karşılamaya gelenlere şöyle seslenmiştik. “Ülkemizin yüz yüze olduğu iç sorunlarla, uluslararası sorunlarla başa çıkabilmenin en önemli şartı milletin desteğine sahip milli politikalar geliştirmektir. Yerli duruşa, milli duruşa şiddetle ihtiyaç var” demiştim. Evet, bu sözlerimin üzerinden tam 19 yıl geçti. Bu yolda milletimizle birlikte yürüdüğümüz için bahtiyarım. Daha önce merhum Menderes’e, merhum Özal’a, merhum Erbakan hocamıza verdiğiniz emaneti şimdi biz muhafaza ediyoruz. Bayrağı düşürmeden hedefe varmaya çalıştık. Emanetin sahibinin millet olduğunu hiç aklımızdan çıkartmadık. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in çağrısına kulak vererek ‘korkma’dık.

DAHA ÇOK ÖZGÜRLÜK, DAHA ÇOK BÜYÜME DEDİK: 2001 yılında partimizi kurarken adalet ve kalkınma idealini şiar edindik. Partimizin adını Adalet ve Kalkınma Partisi koyduk. AK Parti’nin hamurunu milletimiz yoğurdu. Rotasını milletimiz çizdi. AK Parti’nin hikayesi Türkiye’nin hikayesidir. Bu hikayede gariban sofralarının mesajları var, yetimlerin özlemleri var, dili dualı anaların istekleri var. Bu hikayede ailesinin helal lokmasını kazanan babaların beklentileri var. Okul sıralarındaki gençlerin umutları var. Genç kızlarımızın mutlu yarınları var. Medeniyetimize ve tarihimize ait ne varsa hepsi mevcuttur. Milletimize hizmet yolculuğumuza çıkarken daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok büyüme dedik. Daha çok yol, hastane, okul, köprü, iş, hizmet sözümüzü tutmak için çalışmakla kalmadık. Aynı zamanda adaletin tesisi yolunda da gece gündüz mücadele ettik. Kıyafetinden düşüncesinden dolayı eğitim imkanı elinden alınan yavrularımızın biz elinden tuttuk. Farklı dinlere mensup vatandaşlarımızın vakıflarının haklarını onlara iade ettik. Millet devlet için değil, devlet millet içindir dedik. Millet efendi, biz hizmetkarız dedik. Yeter söz de karar da milletindir dedik.

MÜTEVAZI OLDUK: Sabitlerimizi koruduk ancak ülkemizin değişen ihtiyaçlarına ve değişen dünyaya duyarsız kalmadık. Bunları yaparken tecrübe kazandık, bunun yanında da güçlendik. Buna karşılık kuruluş hedeflerimizden hiç sapmadık. Bu milletimizle özellikle ayrı bir güç verdik. Milletimize afra tafra yapmadık. Mütevazi olduk. Hep milletimize hesap verdik. Kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapmak yerine herkesin yönünde biz muhasebe yaptık. Milletimize olan saygımızın ve sevgimizin gereği olan bu siyaset tarzımızı sürdürmeye kararlıyız.

KARAR MİLLETİNDİR: Yeter, söz de karar da milletindir dedik. Şimdi manifestomuzu açıklıyoruz değil mi? Erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırdık. Davamız bu aziz millete hizmet davasıdır. Ülkemiz büyüdükçe, kalkındıkça bağımsızlığımızı perçinledik. Yerli ve milli siyaset tam da budur. Milli olmak, milli geliri artırmak, iş ve aşı artırmak demektir. Faize giden parayı, sosyal yardımlar yoluyla millete aktarmak demektir. Savunma sanayisinde dışa bağımlı olmamak demektir. Bürokratik oligarşiye son verdik. Halkımız demokrasinin en ileri standartlarına layıktır dedik. Sivilleşme adımlarıyla siyasetimizi normalleştirdik. Yeni biz düzen kurmak zahmetlidir. Geride kalan dönemde büyük direnişlerle karşılaşsak da başardık. Yerli ve milli olanı evrensel birikimle, modern siyasetin birikimiyle harmanladık. Ülkemizin değişen ihtiyaçlarına duyarsız kalmadık, tecrübe kazandık, güçlendik. Kuruluş hedeflerimizden hiç sapmadık. Bu milletimiz de bize ayrı bir güç verdi. Milletimize afra tafra yapmadık, mütevazi olduk. Kapalı kapılarda pazarlık yapmak yerine, herkesin gözü önünde muhasebe yaptık. Bu siyaset tarzımızı sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız.

TÜRKİYE KÜRESEL BİR AKTÖR HALİNE GELİYOR: Zor bir coğrafyada, büyük dönüşümlere gebe bir zamanda yaşıyoruz. Osmanlı’nın yıkılışından sonra bağrımıza düşen ateş yeniden harlandı. Halkından kopuk yönetimler, kardeş kavgası, geri kalmışlık bölgemizi kaosa sürükledi. Bu kadim coğrafya ne yazık ki, vekalet savaşlarının arenası haline geldi. Milletimizin feraseti sayesinde bu ateşin ortasında istikrar adası olarak kalabildi. Güçlendirdiğimiz ekonomik alt yapımızın desteğiyle refahı yaymaya, güçlü adımlar atmaya çalıştık. Kendi ve dostlarımızın güvenliği açısından tarihi mesafeler kat ettik. Artık coğrafyamızda Türkiye’nin güçlü iradesine rağmen kirli oyunlar kurmak, oldu bittiler yapmak mümkün değildir. Uluslararası mücadelenin daha da sertleştiğini görüyoruz. Değerli kardeşlerim, milli güvenlik kaygıları ortaya çıkıyor. 1990’ların tek kutuplu dünyasında değiliz. Tarihin de mücadelenin de bitmediğine şahit oluyoruz. İslam dünyasının ortasında bir ur gibi ortaya çıkan DEAŞ terör örgütü kardeş coğrafyalarda parçalanmaya zemin hazırlıyor. Bu süreç uluslararası aktörler için yeni fırsatlar ortaya getiriyor. Türkiye, bu yeni dünyada kendine onurlu bir yer edinme mücadelesi veriyor. Türkiye küresel bir aktör haline geliyor.”

 

TÜRKİYE DÜNYAYA AÇILDI: Bizim için esas olan milli güvenlik, huzur ve hedeflerimizdir. Bunları kendimiz için değil, tüm dost ve kardeşlerimiz için de istiyoruz. Küresel düzende güçlü, söz sahibi bir ülkeye dönüşüyoruz. Türkiye 16 yıl önce AB kapısında bekleyen, pazarlık şansı olmayan bir ülkeydi. Tek bir yöne bakan statikocu, içine kapanmış bir Türkiye vardı. Zayıf iktidarlar Türkiye’nin vizyonunu daraltmıştı. AK Parti yönetimleri ekonomik büyüme ile tanışan Türkiye kendi farkına vardı, dünyaya açıldı. Dünyaya açıldıkça bölgesel bir güç haline geldi. Türk dünyasından, Ortadoğu’ya kadar her bölgeyle yakın ilşkiler geliştirdi. Ülkemizin büyüklüğüne, menfaatlerine uygun olarak çok yönlü bir politika takip ettik. Şartlar ne olursa olsun, müspet davrandık. Güvenlik ve ticaret konsuunda müttefiklerle yanyana olmaktan mutluluk duyduk. Muhattaplarımızda son dönemler aynı durumu görmesek de vazgeçmedik.

DEMOKRATİK TÜRKİYE İSTİYORUZ: Kendi politikalarımızı kararlılıkla uygulamak zorundaydık. Çifte standartlara karşı menfaatlerden ödün vermedik. Bugün de, dün olduğu gibi hakların serbestçe kullanılmasından yanayız. Yarın da öyle olacağız. Güçlü olmaktan ve bağımsız olmaktan da yanayız. Biz tam demokratik bir Türkiye istiyoruz. Allahın inayeti ile birlik ve beraberliğimizi koruyarak Türkiye’yi büyüttük. Atılacak çok adım var, yeni bir yolun başındayız. Yetiştirilecek yeni yavrularımız, kurulacak fabrikalarımız, açılacak yeni hastanelerimiz var. Kol kanat gerilecek vatandaşlarımız var. Çiftçilerimize verilecek çok müjdemiz var. Eşit bireyler olarak, hayatın her alanında engelleri kaldırdığımız engellilerimiz var. Günün ilk ışıklarıyla evinden çıkan işçi kardeşlerimizin hayatını kolaylaştırmak için atacak çok adımımız var. Birlikte yürüyecek daha çok yolumuz var. Yarınımız, var, vatanımız var.”

MİLLİ İRADE MERKEZE YERLEŞECEK: Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’nin şahlanışını görüyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken, bir milletin yeniden yükselişini görüyorum. 24 Haziran’da biz bu şahlanışa talibiz. Yeniden yükselişimiz dünya mazlumlarının da selamete çıkışı olacak. İnşallah, önümüzdeki dönemde erdem, irade ve cesaretle Türkiye şahlanacak. Aziz milletim, AK Parti’nin kazandığı 12 seçimin her biri çok önemliydi. Ama 24 Haziran seçimleri milat olacak. Milletin tercihi ile kabul edilen yeni yönetim sistemimiz yasamayı daha itibarlı, yürütmeyi daha güçlü hale getirecek. Milli irade siyasetin merkezine tam yerleşeceği için, demokrasi kurum ve kurullarıyla daha da işlevli hale gelecek. Yeni sistemde yönetimde söz sahibi olmanın yolu milletten geçecek. Demokratik siyasetin kurumsallaştığı bu sistemde istikrar kalıcı hale gelecek, ekonomik büyüme hız kazanacak. Türkiye, 2023, 2053, 2071 hedeflerine daha emin adımlarla yürüyecek. Ekonomik kalkınma da taş üstüne taş koyan, başımızın üstünde olacak. Ekonomik büyümede katkısı olan kim varsa bizi yanında bulunacak. Dünyadaki korumacı ekonomi politikasına rağmen Türkiye’nin dışa açık ticaret yapısı sürecek.”

KÜRESEL GÜÇ HALİNE GETİRECEĞİZ: Şimdi burada milletimle ahidleşiyorum. Ahdım olsun ki, Türkiye yeni dönemde muassır medeniyet seviyesinin üstüne çıkacak. Türkiye küresel bir güç olarak dünya sahnesinde yerini alacak. Enerjide dışa bağımlılık azalacak. Yerli otomobil ve savunma sanayisindeki çalışmalarımız hızla sürecek. İstihdam artışı ile yeni fabrikaların önü açılacak. Cari açık, ve cari açık düşecek. Dış saldırılara, finansal saldırılara güçlü hale geleceğiz. Kanal İstanbul gibi projeler mutlaka hayata geçecek. İstanbul’daki havalimanımız 29 Ekim’de hayata geçecek. Ülkemiz hedeflerine uygun bir yere çıkarılacak. Ahdim olsun ki, dar gelirli vatandaşlarımızın geçimi kolaylaştırılacak. Vergi yükü adil hale gelecek, dar gelirli vatandaşın vergisi azalacak. Daha icraatçı hale gelinecek. Gazi Mustafa Kemal’in dediği gibi, ‘Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacak’ Bunları birlikte başaracağız. Türkiye’yi küresel güç haline getireceğiz.

KAZAN KAZAN İLKESİNİ BENİMSEDİK: Vatandaşlarımızın kamu borçlarına yapılandırma getirdik. Asıl büyük müjdeyi emeklilerimize verdik, 12 milyon emeklimize Ramazan ve Kurban Bayramı’nda 1000 TL ikramiye vererek şükranımızı ilettik. Ülkemizdeki imara aykırı yapılara hukuki çözüm getirdik. Kentsel dönüşüm ve planlı yapılaşmanın önündeki engelleri kaldırdık. İş hayatına yeni atılan 18-29 yaş arasındaki gençlerimize destek olarak Bağ-Kur primlerini üstlendik. Milletimizin her kesiminin derdine deva olmaya gayret gösterdik. Aziz milletim, dış politikaya gelince orada da, irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanıyor. Dış politikamızın temel ilkeleri, milli güvenliği, milli çıkar, ve vicdan olacak. Kazan kazan ilkesini benimsediysek, yapıcı bir politikayı ortaya çıkaracağız. Lider ülke Türkiye vizyonumuz devam edecek. Savunma sanayisinde yerli silahlar üretildikçe, dışa bağımlılık azalacak. Savunma sanayimizi geliştireceğiz. Hedefimiz her alanda yüzde yüz yerli silahlara sahip olmaktır.

İSTİKRARIMIZI KORUYALIM: Türkiye yeni uluslararası ortamın güçlü bir ortağı olacak. Yeter ki istikrarımızı koruyalım. Başkanlık sistemini bunun için getiriyoruz. Türkiye güçlendikçe, dünya 5’ten büyüktür diye haykırmakla kalmayacak. Dünyanın 5’ten büyük olduğunu dosta düşmana gösterecek. Şahlanışımıza engel olmaya çalışan teröristlerle mücadele etmeye, onları yok edene kadar devam edeceğiz. Bu can bu beden de olduğu sürece teröristlere dünyayı dar etmeye devam etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Terör koridorunu harekatlarımız ile paramparça ettik. Mehmetçiklerimiz yeni görevlere hazırdır, bunu da gördük. Operasyonlarımız tek bir terörist bırakmayana kadar devam edecek. AK Parti özgürlükler partisidir, böyle olmaya da devam edecektir. Irkçı, yabancı düşmanı, cinsiyetçi, bölücü olmayan tüm fikirlerin yayılması, örgütlenmesi, propagandasının yapılması devletimize emanettir. 15 Temmuz gecesi canından vazgeçmiş milletin özgürlüğünü kısıtlamak, bunu düşünmek bile akla mantığa uygun değildir.”

24 Haziran’dan sonra da adaletin kurumsal yapısını güçlendirmek suretiyle, her alanda tesisi önceliğimiz olacak. Devlet hizmetleri, eğitim, siyaset ve tüm alanlarda adaletin tesisi önceliğimiz olacak. Adaletin doğacağı ilk yer yöneticinin kalbidir. Onun için insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesini şiar edindik. Kendisini ötelenmiş, hakkını alamadığını düşünen herkese devletimizin şefkatli kolları açıktır. Bizimle aynı rüyayı,aynı ideali görmeyenler de aynı oran da değerlidir. Karşımız da bulunanlara da diyorum ki, devletimiz bir bütündür. Birimiz özgür olmadıkça diğerlerimiz de özgür olamaz. Huzurlu hissetmedikçe diğerleri de huzurlu hissedemez. Onun için gel, ne olursan ol, yine gel. Gelin canlar bir olalım dedik, önümüzdeki dönemde bu temel ilkeye sımsıkı sarılacağız. Bizim millet olarak maziden atiye uzanan bu yolda kader ortaklığımız var. Ülkemizin arkasındaki en büyük güçlerden biri de bu farklılıklardır. Zira biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik ya.”

KADINLARA ÇAĞ ATLATTIK: Sevgili hanımlar, bizi bu kutlu yolda hiç yalnız bırakmadınız. Bu yoldaki fedakarlık yapanların başında ben hanım kardeşlerimizi görüyorum. Türkiye’de kadınların siyasi yaşama katılması noktasında büyük oranda çağ atlattık. Kadınlarımızı güçlendirmemizin ülkeyi güçlendirmek olduğuna hep inandım. Yeni yönetim sisteminde imkanları kadınlarımızla daha fazla paylaşacağız. Kadınları desteklemeye devam edeceğiz. Kadına karşı taciz, şiddet insanlığa karşı işlenmiş suçtur bunu da böyle kabul ediyorum. Bu ayıbı ülkemizden tamamen silene kadar tüm çabamızla devam edeceğiz. Kadına karşı tüm cahiliye adetini ayaklar altına aldık, böyle devam edeceğiz.”

TÜRKİYE’Yİ ŞAHLANDIRACAKSINIZ: Sevgili gençler, siz şahlanış ve yükselişimizsiniz. Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandıracaksınız. Size emretmeyeceğiz, sizi kalıplara sokmaya çalışmayacağız, sizinle çalışacağız, sizinle yol yürüyeceğiz, size daha fazla alan açacağız. Yanlışları sizinle tespit edip düzelteceğiz, ülkemiz sizinle birlikte küresel güç olacak. Eğitimi sizin beklentilerinizi karşılayacak şekilde geliştireceğiz. Size daha nitelikli imkanlar sunmayı yatırım olarak görüyoruz. Bilgi beceri ve birikimlerinizi iş hayatınıza aktarmanız için gereken adaımları birlikte atacağız. Kökleri kurumuş bir ağacın ayakta kalamayacağı gibi, kökleri kopmuş bir ülkenin de ayakta kalamayacağı malumdur. Tarihinizi öğrendikçe, özgüvenizin arttığını, bakış açınızın geliştiğini göreceksiniz. Gelin cumhurbaşkanlığı sistemini sizle birlikte hayata geçirelim. Bizi yolumuzdan döndürmeye çalışanlar hiç bitmeyecek, bizim de birliğimiz ve dirliğimiz hep sürecek. Cumhur İttifakı bunun siyasete yansımasıdır. Türkiye’nin hükümet sistemiyle şahlanışıdır. Bu yolda yapmamız gereken birlik ve dirliğimizden taviz vermemektir.”

KONGRE İÇİN YOLLAR KAPATILDI

Erdoğan’ın manifestoyu açıklayacağı AK Parti İstanbul 6. Olağan İl Kongresi başladı. Kongre nedeniyle İstanbul’da bazı yollar trafiğe kapatılırken Sinan Erdem Spor Salonunun içinde çevresinde çok sayıda polis güvenlik önlemleri alındı.

Sabaha karşı trafiğe kapatılan Ataköy bağlantı yoluna kontrol noktaları kuruldu. Kongreye gelenler yürüyerek bu kontrol noktalarına geliyor. Üç ayrı arama noktasından geçen katılımcılar iki ayrı alana yönlendiriliyor.

KATILIMCILARA İKİ AYRI BİLET DAĞITILDI

Katılımcılara parti örgütleri tarafından iki ayrı bilet dağıtıldı. Birinci bilet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kongreden önce dışarıda yapacağı konuşmayı takip edebilecekler için miting alanına girişe izin veriyor. Diğer bilet ise İstanbul İl Kongresinin yapılacağı Sinan Erdem Spor Salonunun girişine izin veriyor. Bileti olmayanlara da kapıda bilet dağıtıldı.

‘AK PARTİ İSTANBUL’DA DOĞDU TÜRKİYE’YE YAYILDI’

Kongre başlamadan önce Başbakan Binali Yıldırım salon önünde toplananlara hitap etti. Yıldırım, şunları söyledi: “Bugün 24 Haziran’a giden yolda İstanbul, Türkiye’ye bir mesaj veriyor. İstanbul diyor ki, “Burası, bu mübarek şehir Türkiye’nin özetidir. Hakkari buradadır, Edirne buradadır, Trabzon Kastamonu Sivas 81 vilayet buradadır. Biz bu yola çıkarken İstanbul’dan başladık. Recep Tayyip Erdoğan, Pınarhisar’a gönderilirken ‘bu şarkı burada bitmez’ dedi ve AK Parti hareketine İstanbul’dan başladı. AK Parti İstanbul’da doğdu, Türkiye’ye yayıldı.”

‘BU SEÇİMDE ŞER ODAKLARI BİR ARAYA GELDİ’

Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: “İşte 16 yıl önce İstanbul’dan başlayan kutlu yürüyüş bugün 24 Haziran’da yeni dönemde, 2023’e cumhuriyetimizin 100’üncü yılına doğru emin adımlarla devam ediyor. 24 Haziran, Türkiye için bir milattır. 24 Haziran vesayetin bir daha geri gelmemek üzerine yok olması için önemli bir tarihtir. Bu seçim çok daha önemli. Bu seçimde şer odakları bir araya geldiler. İçeride ve dışarıda Türkiye’nin büyümesini gelişmesini ve bölgede söz sahibi olmasını hazmedemeyenlerin memleket sevdalılarıyla, memleket meselesi diyerek cumhur ittifakıyla yola çıkanların, Yenikapı ruhuyla 15 Temmuz alçaklarına dersini vereceği önemli bir seçimdir. Şehitlerimizin emanetleri üzerimizdedir. Ülkemizin bağımsızlığına, ay yıldızlı bayrağımıza kalkan elleri bir daha geri gelmemek üzere kıracağımız önemli bir tarihtir.”

Etiketler : , ,
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.