İbrahim Genç

Milliyetçilik

13 Nisan 2010 Salı 23:13

Türkiye’de sağduyusunu yitirmiş ve ırkçı anlayışın tutsağı olmuş bazı kesimlerin zaman zaman varlıklarını açığa çıkardıklarını görüyoruz. Bu, klasik milliyetçi bir süreçtir. Tamamen belli kalıplara hapsolmuş duygularla hareket eden bir milliyetçi için en önemli şey, böbürlenme ihtiyacının en kısa yoldan giderilmesidir. Bunun için şiddete başvurması da kaçınılmazdır.

Milliyetçi tip, düşünmeden hareket eder ve yapacaklarının sonrasını hesaplamaz. Milliyetçi, milli temalarla kolayca kandırılabilir, yönlendirilebilir. Aniden parlar, şişer ve kısa sürede aldığı yirmi dört saatlik “böbürlenme tatminliği”nden sonra tamamen değişir. En kısa zamanda böbürlenme ihtiyacını tekrar gidermek üzere bir süre kendi içine kapanır.

Milliyetçi tip, okumayı sevmez. Haliyle de araştırmaz. Sorgulayıcı tutumu sakıncalı bulur. İnandırıldığı bütün şeylerin yalan çıkması riskine karşı fikirlerinin değişmezliğine şartlandırır kendini. Kendisine anlatılanları dinler gibi yapar ama bir şey anlamamasından belli olur ki dinlememiş. Onun ihtiyacı olan şey, birkaç tane milli nutuktur. Çünkü milliyetçi tip, bilimselliğe önem vermez. Tembeldir, bilginin peşine düşmek gibi bir derdi de yoktur.

Milliyetçi, düşüncesizce tepkiler vermekten korkmaz. Ataktır da. Korkusu onu, yücelttiği ve kutsadığı ırkına bütün dünyanın göz koyduğuna inandırır. Müthiş paranoyaktır. Vatanı kendi çiftliği zanneder. Ataklığı ise zamansal olarak kısa, mekansal olarak değişkendir. Çoğunlukta olmadır ona o ataklığı veren. Bu sebeple de hakaret etmeyi ve linç etmeyi sever. Bu iki şey, onun için bulunmaz iki nimettir. Çünkü milliyetçi ego, tatmin ister.

Milliyetçi, dindar gibi konuşur ama pratiklerinde dinle çelişkiye düşer. Ölme ve öldürme, onun için ayrıca bir tatmin yoludur. Düşünür ki ölürse şehittir (ki cennette saraylar onu bekliyordur), öldürürse kahramandır (omuzlarda taşınıyor olmayı hayal eder).

Milliyetçi, tutarsızdır. Tutarsızlığı bilinçli de olabilir. Çünkü tutarsızlık, kendi menfaatlerine hizmet ettiği sürece devam ettirilir. Bu yüzden de vicdandan yoksundur milliyetçi tip. Onun için mesele vatansa insan yaşamı önemsizdir.

Bir anda aklıma geliveren bu tanımlamalara uyan çok katil tanıdı bu ülke. Maalesef ki bu katiller, değer gördü. Bazı kesimlerce idol olarak da kabul edildi. Şimdi sıklıkla görüyoruz, sokakta bir anlık kıpırdamayla sağduyusunu yitiren insanlara.

Hrant Dink vurulup o soğuk kaldırımlarda cesedi üşürken Samsun emniyet görevlilerinin Ogün Samast’ı kahraman yapmak için hatıra fotoğrafları çektiklerini gördük. Kürtlerin, Romanların sağduyusunu yitirmiş milliyetçi güruhça linç edildiklerine şahit olduk.

Ve bu süreç hâlâ devam ediyor…

Çünkü bugün Ahmet Türk gibi saygın, barışsever, sağduyulu bir siyasetçi yumruklanabilir. Hem de devletin gözü önünde. Devlet görevlilerinin sorumsuzluğu yüzünden. Bu saldırı detaylı bir şekilde soruşturulmalıdır. Çünkü milliyetçi tip, en temelde yıllardır devlet zihniyetinden cesaret alıyor. Bu cesaretin kırılması adına bu tür olayların üzerine gidilmeli. Bu saldırının neticesinde ne olursa olsun Türkler ve Kürtler olarak sağduyuyu elden bırakmamalıyız. Öfkemizi bastırmalı ve Ahmet Türk’ün de dediği gibi sabretmeliyiz.

Ve yine çocuklara eziyet ediliyor…

Bugün Hakkari’de 14 yaşındaki Hatip’e yapılanlara kör ve sağır kesilenler, özellikle ulusal medya, insani bir vicdandan bahsedemezler. Hatip’in darp edilip yerde sürüklenmesi ve bir annenin acı çığlıkları karşısında susup Filistinli çocuklar konusunda hassasiyet gösterenler utanmalıdırlar. Bu ülke ikiyüzlülükten çok çekti. Ya dürüst insanlar olarak yaşayıp herkesin acısını duyacağız ya da başkalarının acılarına kör sağılıp kesilip ikiyüzlülüğü benimseyeceğiz.

Biliyorum, “Mum dibine ışık vermez.”

Biliyorum, Hatip bir Kürt.

Yine de bekliyorum ki bir Başbakan bu yapılanlara “VAN MİNIT” desin.

Çünkü çocuklardan bahsediyoruz.

Bu yazı toplam 7141 defa okunmuştur
AN
 // CAN
Sevgili ibrahim, kürt halkinin yasadigi drama sözcü olmaniz cok anlamli. Bence insanin bu yasamdaki amacida zalime ve zulme dur deme erdemini ortaya koymadir, biz kürt tarafi olarak lanetli olan her seyin karsizindayiz.Bilincli her kürdün misyonu verilen statüerini dilini, kimligini korumadir, kürt halki bu yasamda asimile olmamanin , mücadelesini veriyor,kimse kürt halkinin degerlerini asimile ederek insanliga hizmet edemez.
Malesef islami türk cemaatler ve sol örgütler varlik nedenlerini kürt halkini asimile etme temelinde insa ettiler, Filistin, bosna ,daglik karabag , cecenistan, küba ,rusya, cin, vietnam vs gibi kürt halkiyla ilgisi olmayan konularla kürtlerin beyin enerjileri , zamani, ekonomik gücü heba ettiler...
15 Nisan 2010 Perşembe 00:34
One Minut Yurttaş !
 // Mehemedé Paloyé
Bir kaç gün önce TRT kısa bir haber çekimi üzerine ödül aldı falan diye övünüyordu.Bu ödüle layık görülen çekim neydi biliyormusun ? Bir ara sokak ve elinde taşlı çocuklar.Karşıda ise asker ve polis ! Çocuklar taş atıyorlar , ateş yakıyorlar.Askerler ise sokağın başında sadece bakmakla yetiniyorlar.Çocuklar için geleceğin generalleri diyorlar.Bu haber ödül alıyor ve TRT de bunu övünerek veriyor.Hayret değilmi ? Hayret edecek bir şey yok! Yer ve mekan değişince işde değişiyor.Orası Hakkari değil Filistin, çocuklar Kürd değil Filistinlidir.Askerler ise İsrail askerleridir.Yani Kürd olunca hapise layık, başkası olunca one minut öylemi ? Ayrıca çocuğun babası nerde öylemi ? Aslan kafeste ve şimdi ise yavru aslan meydanda ! (babası zindandadır)...
14 Nisan 2010 Çarşamba 16:24
yorum
 // refik
barzani gibi miliyetçi olmasak başarıya zafere ulaşamayız miliyetçi olacagız yani ırkçı şöven milliyetçi degil başka halkları dilleri kültürleri inkar ederek degil var sayarak onlarada eşit özgür haklar tanıyarak azınlık olanlara azınlık hakkı kadar...
14 Nisan 2010 Çarşamba 14:16