İrfan Sarı

En sevgiliye mektup

06 Aralık 2009 Pazar 00:15

Ne kadar ağlayabilir insan eşiğinde, ölmeden önce gelir diye beklemekle ne kadar vakit durur. İklim tortusu çimene düşer çok geçmeden ve soru cevabını alır hükmünce.

uç sevgili
karnımda hayatın sancısı var
iyice çekildi gözlerimin yorgun kepenkleri
ve sakallarım tenimi yedi bitirdi
hani kalpten kalbe bir yol vardı

Güneş altında baruta benzer beklemek, ya ateş olup yanarsın ya da kül olup uçarsın. Bu hal içindedir kalbim. Siyahımsı bir düş gediğinde seni bulma telaşında.

Şarap ömrüne benzeyen aşklardan nefesini aramak, ateş dudaklarını bulmak dünyanın ustasına kabil olmuşmudur bilemem. Ama ben kabilden bu yana ömrüme şarap çekmişim mahzenlerden ki aşk kıvamını bulsun bir gün.

Müptelaysam bilmeyen kimse kalmasın.

Say ki yağmur yağıyor güftelenmiş haliyle ve ben solo ağlamalardayım. Yaşadığım yer hicran, yaşadığım zaman akrep sokması. Derinden de derin bir arabesk boyun bükülmesi. Her damlasında yağmurun piyano tuş sesi, her cama yaslanışım keman inlemesi, her yalnız ve kendine mahsus bakışım bağlama tınısı bu bir yalnızlık konçertosu…

Ve yağmur dindiğinde gözlerimde gelincik ölüsü.

Kirpikler kekeme.

Diktiğimiz aşkın yaprakları üvey, sarardıkça onlar çatlar içimin yarısı.

Biz buzdan zamanlar eritmiştik oysa kemikten yasaklar gömmüştük asrın zehirli toprağına. Sandığın gibi kolay değil uzakta bir yerlerde kaybolmak. Karanlıklar ebediyen saklayamaz adamı, aydınlık çıktığında her taraf çırılçıplak.

Birde yüreği var bu işin. Sağır desen değil, kör desen hiç öyle aç açına sonbahar tutunmalarıyla yanık sevdasına.

Gün ışığının öbür adı sevgili,

Benim ustam sevgidir. Sözü söz olan. Yani öyle tarihten yamalanmışta gelmiş masal ezmesi değil. Kıblesine, kitabına; karayelden, poyrazdan kızdırılmış rüzgarların değdiği. Okumuşların tabirini mürekkebe buladığı…

Şimdi yalnızlık söyletir beni. Biliyorsun sen hiç olmadın. Hiçliğine can verdiğim aşklar yazıyorum mektuplarıma. Olmadığın kadar girdin damarlarıma, seni sabahın sustuğu yerde yazıyorum. Kimseler duymasın.

Say ki bir çingeneydin yüzünde yurt belirtisi. En tümsek ve en uzun sırtına gömdün beni. Doğudan doğarken güneş ilkin göğsünde ısınıp öyle göçerdi diğer yurtlara. Bense memelerinin arasında bir yol üstü mezarı.

Yahut bir otobüs terminaline gelmiş yolcu, bavulunda kalmak için yeterli bahane. Saçların serbest vezinli bir şiir ve belinin ortasına kadar uzanan sarı başak.

Vurulmuşum yabancılığına her gelen geçenden sorar olmuşum.

Bil ki hiçliğini, Çingeneliğini ve yabancılığını deşifre etsem, yalnızlığım avuçlarıma sığdırdığım umutlarımı söndürür. Onun için sana aralık uçlarından buza kesmiş mektuplar yazmaya devam edeceğim. Umutlarım bitmesin, aşkım yitmesin diye.

Sevdamla…

Bu yazı toplam 11764 defa okunmuştur
tebrikler irfan ağabey
 // idris colemerg
öncelikle o ufacık ve masum kalbinin yanında taşıdığın o kocaman yüreğine sağlık diyor, kaleminize sağlık dileklerimle.....
gerçekten iki sene önce buna benzer sevgiliye mektup adlı şiirinizi birkez daha okumuştum ve inanın ki çok etkileyici bir şiirdi. şimdi bir kez daha okudum. beni derinlere alıp götüren bu şiirinize karşı tebrikler demekten başkabir şey düşmüyor bana.. yüreğinize sağlık tekrar......
09 Ocak 2011 Pazar 17:32
herşeye rağmene rumuzlu kişiye.!
 // Sevilay Yücedağ
Arkadaş Halkımın gözüne yaş bugün düşmedi,huzur ve rahatı tatmayan halkımın ortamı bugün gerilmedi,zulüm bugün başlamadı..Tüm bunlarla tanışıklığımız yeni değildir,varolduğumuz günden beridir..
Biz ölmesini de,sevmesini de bilen bir Halkız..Zulmün sopası sırtımızdan inmiyor diye sevdayı kendimize yasak mı kılacağız? Boynumuza astıkları yasaklar zincirine sevdalarımızıdamı asacağız?
Yok öyle bir düşünce biçimi.!
Sevmek için ölür,ölmek için de severiz..Yürek depremini yazmak suç değil,onurdur..Gerçek yazar ve şair 'her şeye rağmen' herşeyi yazabilendir..
Ayrıca İrfan Sarı'nın ne kadar duyarlı bir yüreğe sahip olduğunu çok iyi biliyoruz..Hakkında yaptığınız eleştiriyi kınıyorum.!
Unutmayın yorum yazıya yapılır,kişiliğe dokunulamaz.....
15 Aralık 2009 Salı 23:35
En SEVGİLİ'ye Bir Mektup
 // Sevilay Yücedağ
En SEVGİLİ'ye bir mektup..
Öyle bir mektup düştü ki gecemin inleyen bu vaktine, öyle bir mektup okudum ki; hepimizin kalbini içeren bir kalp,hepimizin anlatmakta zorlandığı sevdasını,yürekten kopup gelen ezgilerle, nakış nakış dokuyan bir sevda,hepimizin ruhunu sarmalayan bir ruh,hepimizin sesini taşıyan bir ses ve hepimizin sessizliğinden daha derin ve sonsuz bir sessizlik..

Kalemine Yüreğine Sonsuz Saygılar İrfan Hocam..
Defalarca kendini okutturur bu mektup,her satırında yüreğe bıraktığı ince bir sızıyla.....
15 Aralık 2009 Salı 22:58