Yüksekova’da 9 Ekim yürüyüşü düzenlendi
DEM Parti ve DBP’nin Yüksekova’da düzenlediği 9 Ekim yürüyüşünde, Abdullah Öcalan’ın koşulları, Kürt sorununun demokratik çözümü ve barış sürecine ilişkin açıklamalar yapıldı.
DEM Parti ve DBP Yüksekova ilçe örgütleri, 9 Ekim yürüyüşü düzenledi. DEM Parti İlçe Örgütü binası önünden başlayan yürüyüş, Cengiz Topel Caddesi üzerindeki Özgür Kuyumcu mevkisinde yapılan basın açıklamasının ardından aynı güzergâh üzerinden ilçe binası önünde sona erdi.
Programa DEM Parti Hakkâri Milletvekili Onur Düşünmez, Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanları Şadiye Kırmızıgül ve Şoreş Diri, DEM Parti Yüksekova İlçe Eşbaşkanları Şeyda Bellier ve Abdullah Kırmızıgül, ÖHD üyeleri, belediye meclis üyeleri, DEM Parti Hakkâri il ve ilçe örgütü temsilcileri, DBP üyeleri, ZIMANGEH-Der temsilcileri, parti yöneticileri ve Barış Anneleri katıldı. Basın açıklamasını DBP Yüksekova İlçe Eşbaşkanı Reşit Güneç okudu.

Güneç, 9 Ekim 1998’de başlayan sürecin Kürt halkının siyasi iradesini ve demokratik çözüm arayışını hedef aldığını belirterek, “Bu komplo ile Kürt halkının özgürlük iradesine, demokratik çözüm umuduna bir darbe vurulmak istendi. Önder Öcalan şahsında hedef alınan Kürt halkının varlığı, özgürlük mücadelesi ve demokratik bir Ortadoğu umuduydu. 9 Ekim’le başlatılan tasfiye siyaseti, 15 Şubat komplosuyla devam etmiş ancak Önder Öcalan’ın İmralı direnişi ve Kürt halkının boyun eğmeyen siyaseti bu komployu boşa çıkarmıştır” dedi.

Kürt halkının uzun yıllardır inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele yürüttüğünü ifade eden Güneç, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güneç, Kürt-Türk ilişkilerinin tarihsel gerçekler temelinde yeniden kurulması ve Türkiye’nin demokratik bir hukuk düzenine kavuşması gerektiğini belirterek, “İlk adım olarak, Önder Öcalan’ın özgürce yaşayabileceği ve çalışabileceği koşullar derhal oluşturulmalıdır. Kürt halkının varlığı ve kimliği anayasal güvenceye alınmalıdır. Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü güvence altına alınmalıdır. Demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalıdır” dedi.

Öcalan’ın özgürlüğünün barış ve demokratik çözüm açısından önem taşıdığını söyleyen Güneç, “Öcalan’ın özgürlüğü bir lütuf değil, demokratik çözümün ve onurlu barışın tarihsel gereğidir” ifadelerini kullandı.
Güneç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Barışın kalıcılaşması, hukuk, adalet, eşitlik ve demokratik siyasetin birlikte güçlendirilmesine bağlıdır. Öcalan’ın özgürlüğü, Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve halkların eşit ve özgür geleceği için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Basın açıklamasının ardından konuşan DEM Parti Hakkâri Milletvekili Onur Düşünmez, 9 Ekim sürecinin Kürt halkının iradesini hedef aldığını savunarak, aradan geçen 28 yıla rağmen bu iradenin kırılmadığını söyledi.
Düşünmez, “Bugün herkes çok iyi biliyor ki bundan 28 yıl önce Sayın Öcalan’ın şahsında Kürtleri ve Kürt halkının iradesini teslim almak istediler. Başlatılan uluslararası komplonun üzerinden 28 yıl geçti ve bugün onun yıl dönümüdür. Aradan geçen bu 28 yıla rağmen Kürtlerin kutsal duruşu asla kırılmadı” dedi.

Öcalan’ın mücadelesinin temelinde ezilen halkların özgürlüğü, barış ve demokratik çözüm taleplerinin bulunduğunu belirten Düşünmez, “28 yıldır Kürtlere; hukuka, özgürlüğe, çözüme ve barışa aykırı politikalar dayatılmak istendi. Sayın Öcalan’ın mücadeleye başladığı günden bu yana, 52 yıldır tek bir talebi vardır: Ezilen halkların özgürlüğü, onurlu bir barış ve demokratik bir çözüm. Uluslararası komplo sonrasında İmralı’da bulunan Sayın Öcalan’ın tüm haklarının engellendiğini ve ağır tecride maruz kaldığını görüyoruz. Buna rağmen 28 yıldır amaçlarına ulaşamadılar. O, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Bizler özgürlüğü elde edene kadar, o her zaman güneşimiz olmaya devam edecek. Güneşimizi karartmak isteyenler başaramadılar; ışığımız tüm dünyaya yayılıyor. Sayın Öcalan’a ve bu harekete duyulan inanç tamdır. 52 yıldır çok büyük bedeller ödendi fakat bugün çözüme ve barışa her zamankinden daha yakınız” diye konuştu.

Barışın sağlanması ve devletin demokratikleşmesi gerektiğini ifade eden Düşünmez, “Barışın gerçekleşmesini, ezilen halkların özgürleşmesini, barışın yaygınlaşmasını, bu devletin demokratikleşerek yeniden hukuk zeminine dönmesini isteyen herkes bu güce destek vermelidir. Bugün çağrım tüm halkımıza ve Türkiye’de yaşayan herkese yöneliktir. Hepimize karşı gerçekleştirilen bu komployu burada bir kez daha kınıyoruz. Sayın Öcalan sadece bir birey değil; Kürt halkının ve ezilen halkların lideridir. Onun şahsında ezilen halkların iradesini yok etmek istediler; ancak bir kişiyle başlayan bu hareketin bugün milyonlara ulaştığını görüyoruz” dedi.

