Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik gelişme: İki kişi için gözaltı talebi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada, telefonundan elde edilen dijital veriler ve yeniden incelenen HTS-baz kayıtları doğrultusunda iki kişi şüpheli olarak belirlendi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Kabaiş’in telefonundan alınan dijital imajların incelenmesi sonucu şüpheli olarak değerlendirilen iki kişi hakkında gözaltı talebinde bulunuldu.
Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut tarafından yürütülen incelemelerde, Rojin Kabaiş’in telefonundan alınan imajların yurt içi ve yurt dışındaki uzman bilirkişilere gönderildiği belirtildi. Yapılan analizlerde, sosyal medya uygulamalarından biri üzerinden şüphelilerden birinin izine ulaşıldığı aktarıldı.
Bunun üzerine Rojin Kabaiş’in HTS ve baz kayıtlarının yeniden incelendiği, telefonunun belirlenen kişiyle aynı baz istasyonundan sinyal verdiğinin tespit edildiği ifade edildi. Elde edilen bu verilerin ardından aynı isim ve soyisme sahip iki kişi hakkında makul şüpheli olarak gözaltı kararı verilmesi talebiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sunuldu.
Dilekçede ayrıca şüphelilerin telefonlarına el konulması ve DNA örneklerinin alınması da talep edildi. Şüphelilerden birinin söz konusu sosyal medya uygulamasındaki hesabını kapattığının belirlendiği de kaydedildi. Dijital verilere ulaşılmasında, Rojin Kabaiş’in kullandığı SIM kartın annesi adına kayıtlı olmasının etkili olduğu belirtildi.
21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 18 gün süren arama çalışmalarının ardından 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunmuştu.
Soruşturma kapsamında hazırlanan ilk Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm nedeni suda boğulma olarak belirtilmiş, ancak ölümün intihar, kaza veya cinayet olup olmadığı konusunda kesin bir değerlendirme yapılmamıştı. Daha sonraki incelemelerde Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edildiği bildirilmişti.
Öte yandan aile avukatı Karabulut, Rojin Kabaiş’in 11 Eylül 2024’teki ameliyat kayıtları ile otopsi ve Adli Tıp Kurumu raporlarının incelenmesi sonucunda, otopside Kabaiş’in midesinde ve iç organlarında Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edildiğini açıkladı.
Karabulut, Rocuronium’un ameliyattan haftalar sonra vücutta bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, bu bulguların Rojin Kabaiş’in ölümünden kısa süre önce söz konusu maddelere maruz bırakıldığı ve solunumunun felç edilerek öldürüldüğü iddiasını desteklediğini belirtti.
Soruşturma kapsamında DNA profillerinin kime ait olduğu, dijital verilerin ve HTS-baz kayıtlarının olayla bağlantısı ile otopsi bulgularının nasıl değerlendirileceğine ilişkin incelemeler sürüyor.